İlber Ortaylı:
Türk tarihinde ‘Bozkurt’ bir semboldür, idoldür. Öyle sadece bir partinin, grubun sembolü değildir.
Biz çöl takımından değiliz, steplerden gelen bir milletiz. O yüzden kurt bizim için mühim ve manalı bir semboldür.
ARAPLAR BİZİ NEDEN SATTI DİYENLER BU TÜFEĞE İYİ BAKSINLAR!..
Londra'daki Kraliyet Savaş Müzesi'nde Imperial War Museum sergilenen silahlardan biri, üzerindeki irili ufaklı çok sayıda çentik nedeniyle, ziyaretçilerin hemen dikkatini çeker.
“Lee-Enfield Rifle, 7.7 mm” etiketiyle tanıtılan bu piyade tüfeği, Çanakkale Savaşları sırasında İngilizlerden ele geçirildikten sonra Harbiye Nazırı Enver Paşa'ya hediye ediliyor. Enver Paşa da Hicaz Emiri Şerif Hüseyin'e gönderiyor. Silahın son sahibi kim biliyor musunuz?
“Arabistan Kahramanı” olarak ünlenen İngiliz Casusu Lawrence!..
Çentikli tüfeğin tüyler ürperten öyküsü de Lawrence'ın eline geçmesiyle başlıyor!..
1'inci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu Mekke ve Medine gibi kutsal şehirlerin savunması için Cemal Paşa'yı görevlendiriyor.
Hicaz'da ise Peygamberimiz Hazreti Muhammed'in (SAV) sülalesinden geldiklerini iddia eden Şerif ailesinin hakimiyeti sürüyor. Hicaz kutsal bir yer olduğundan Osmanlı'ya vergi ve asker vermiyor, buna karşılık Osmanlı Hazinesi'nden sürekli altın çekiyor!
Hicaz'ın istediği altınlar, padişahın özel hediyeleriyle birlikte Saray'dan Surra Alayı adı verilen birlikler ve törenlerle yollanıyor.
Şerif ailesi mensupları yaz aylarını Boğaziçi'ndeki muhteşem yalı ve köşklerde geçiriyorlar.
Yani Osmanlı Sarayı'nca adeta baş tacı ediliyorlar. Ama gelin görün ki Saray'ın bir dediğini iki etmediği bu aile, 2 Haziran 1916 günü yukarıda anlattığım tüfeği ateşleyerek Osmanlı'ya karşı isyan başlatıyor. Sonra da silah, isyanın anısı olarak casus Lawrence'a hediye ediliyor.
Dipçikteki bazıları büyük, bir bölümü de küçük olan çok sayıdaki çentiğin dehşet verici hikayesine gelince…
Müzedeki resmi kayıtlara göre; büyük çentikler bizzat Lawrence'ın sıktığı kurşunlarla şehit düşen Türk subaylarını, küçük çentikler ise şehit edilen rütbesiz Türk askerlerini gösteriyor!
Böylece Lawrence bir bakıma Çanakkale'nin intikamını almış oluyor!
Giderek yayılan Hicaz kalkışması öylesine vahşi bir isyana dönüşüyor ki asiler, Mekke'de hastanede yatan Türk askerlerini hasta yataklarında bile şehit etme acımasızlığını gösteriyorlar.
Buna karşılık Fahri Paşa komutasındaki bir avuç Türk askeri Peygamberimiz Hazreti Muhammed'in (SAV) kabrini, onun sülalesinden geldiklerini söyleyip emperyalistlerle iş birliği yapan, sırtlarını İngilizlere dayayıp Osmanlı'yı sırtından hançerleyen hainlere karşı korumak için I. Dünya Savaşı'nın en zorlu mücadelelerinden birini veriyorlar…
Ve canları pahasına sürdürdükleri bu mücadeleyi insanın okurken gözlerini yaşartan bir marşla anlatıyorlar.
“Bırakmayız Medine'de yatanı, Can veririz, kurtarırız vatanı…”
O tüfek, Çanakkale'de İngilizlerin başını çektiği tarihin en büyük emperyalist saldırılarından birini, bedenini siper ederek, can vererek durduran kahraman vatan evlatlarımızca ele geçirildikten sonra
Hicaz Emiri'ne gönderilen, onların da kalkışmada İngiliz casusuna vererek, Türk askerlerini şehit etmesini sağladıkları Arap ihanetinin simgesidir.
Arap Birliği'nin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Barış Pınarı ve diğer sınır ötesi Harekâtlarını kınamasına hâlâ bir anlam veremeyenler hatta şaşıranlar varsa, bu tüfeğe ve üzerindeki çentiklere iyi baksınlar.
İhaneti apaçık görürler!..
Tüfeğin fotoğrafını ve hikayesini anlatan, resmi bilgileri paylaşan.
Prof. Dr. Cengiz Kuday
"Rusya’da bir söz vardır: Hangi Rus’u kazısanız, altından mutlaka Tatar çıkar” - Rus Devrimci Vladimir Lenin – 1920
“Araplarda bir söz vardır: Mısırlılar Allah’tan başka kimseden korkmaz, Türkler ondan da korkmaz” - Arap Düşünür Semame İbn-i Eşreş
“Dünyada iki bilinmeyen vardır: Biri kutuplar diğeri Türkler” - Fransız Tarihçi Albert Sorel – 1839
“İnsanlari yücelten iki büyük meziyet vardır: Erkeğin cesur, kadının namuslu olması. Bu iki meziyetin yanında hem erkeği, hem kadını şereflendiren bir daha meziyet vardır. İcabında tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak. İşte Türkler bu meziyetlere ve fazilete sahip kahramanlardır. Bundan dolayıdır ki; Türkler öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler” - Fransa İmparatoru Napoleon Bonaparte – 1801
“Eğer bir Türk devleti olmasaydı mutlaka yaratmak gerekirdi” - Fransa İlk Cumhurbaşkanı Adolph Tiers – 1850
“Dağ başındaki haydutlar olarak isimlendirdiğiniz Mustafa Kemal ve ordusundaki Türkler burada olsalardı teker teker hepsinin heykellerini dikerdik” - Fransa Başbakanı Aristide Briande – 1940
“Türkün yüzünü, kuvvetli endamını, pırıltılı kostümünü, zarif tavırlarını, kibar gülüşünü, aslanca kükreyişini fırçayla göstermek mümkündür. Fakat pek güç olan, Türkün özünü göstermektir. Bu öz, ayışığı gibi görülür fakat gösterilemez” - Fransız Ressam Alexandre G. Decamps – 1830
“Türkçeyi öğrenmek benim için büyük bir mutluluk oldu. Çünkü Türk’ü anlamak için kendisiyle mutlaka tercümansız konuşmalıdır. Tercüman, ışığı örten zevksiz bir perde gibidir” - Fransız Bilgini Antonie Gelland – 1704
“Irk ve millet olarak Türkler; geniş coğrafyalar ve imparatorluklar içinde yaşayan kavimlerin en asili ve başta gelenidir. Sosyal ve örfi faziletleri tarafsız kimseler için birer takdir ve hayranlık kaynağıdır” - Fransız Yazar Devlet Adamı Lamartine
“Bugün Türklerin esiriyim. Demirin, ateşin ve suyun yapamadığını onlar bana yaptılar, esir ettiler. Yalnız ayağımda zincir yok, zindanda da değilim; istediğimi yapıyorum. Fakat bu defa da şefkatin, asaletin, nezaketin esiriyim. Türkler beni işte bu elmas bağa sardılar. Bu kadar alicenap, asil ve bu kadar nazik bir milletin arasında hür bir esir olarak yaşamak ne kadar değerli bir bilseniz” - İsveç Kralı Demirbaş Şarl
“Türklerin yalnız sonsuz bir cesareti değil, iradeleri sersemleştiren bir sihirbaz zekası vardır. İşte Türk, bu zekasıyla zafer kazanır, uygarlıklar yaratır ve insanlık dünyasında en şerefli hizmeti başarır. Zaten Avrupanın yarısını yüzyıllarca boyunduruk altına almak başka türlü mümkün olamazdı” - Rus Komutan İvan Çarnayev – 1922
“Rusya tarihinde Türklerin olmadığı herhangi bir dönemden söz etmek mümkün değildir, hangi Rus’u kazısanız altından mutlaka Tatar çıkar deyimi, milli kimlikten ziyade tarihi ve kültürel bir gerçekliği ifade ediyor” - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin – 2010
“Kılıcı insafsız bir beceriyle kullanan Türkün eli, yendiği insanların yarasını sarmakta da ustadır” - İskoç Şair Lord Bayron – 1801
“Türkler, devlet yıkmakta ve devlet kurmakta birinci sınıf üstadlardır” - Avusturyalı Tarihçi Diplomat Joseph von Hammer Purgstall
“Türk kadınlarının en büyük süsü Türk oluşlarıdır. Onlar süslenmek için elmas veya zümrüt takınmıyorlar, belki üzerlerinde taşıdıkları o taşları süslemiş, kıymetlendirmiş oluyorlar. Çünkü her Türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır” - İngiliz Yazar Lady Mary W. Montagu
“Türk’ün ahlâkî seciyesi çocukluğunda aldığı iyilik telkinleriyle yada farazi ahiret tehdidiyle değil, çevrelerinde fenalık görmemek sureti temelinde oluşur” - Danimarka’lı Filozof Thomas Thorsten
“Türkler kahramadırlar, dostlarına zarar vermezler. Bu yüce millet tuttuğu eli bırakmaz, sözünden dönmez, iyi ve kötü günlerde dostundan ayrılmaz. Böyle bir ulusla el ele vermek yeryüzünde her zorluğu yenmek için sonsuz bir güç ve yetenek kazanmak demektir” - Çek Bilgini Jon Amos Comenuis – 1630
➖ Dilan Polat, canlı yayında kokain kullandığını itiraf eden ve evinden uyuşturucu maddeler çıkan kardeşi Sıla Doğu'nun namaz kıldığı anın görüntülerini yayınladı.
"Amel defteri sual Allah'tan kuldan değil"
Yazıklar olsun...
Basiretsiz Spor Bakanı istifa et ‼️
İlk video Filenin Sultanları, Türkiye'ye takım sporlarında ilk Dünya Uluslar Şampiyonluğunu, sonra Avrupa Şampiyonluğunu kazandırdılar. Pazartesi tarifeli uçakla Belçika'dan Türkiye'ye geldiler. Cuma olimpiyat elemesi için tarifeli uçakla Japonya'ya gidecekler. Hiç dinlenemediler. Havaalanında uyudular. Perişan oldular. Kıbrıs'a pikniğe 13 uçakla giden iktidar, Kızlarımıza Özel Uçak göndermedi.
İkinci video Erkek Milli Futbol Takımı
Kayda değer hiç bir başarıları yok.
Ermenistan maçı için Eskişehir'e ÖZEL UÇAKLA GELDİLER.
Çünkü cinsiyet ayrımcılığının mucidi Akp'dir.
Bu nasıl spor yönetimidir ?
Halil Konakçı mı, Cübbeli Ahmet mi yönetiyor Türk sporunu ?
İntihar eden bazı insanların intihar etmeden önceki videoları. Görünen yüzünde herkes mutlu ama içlerinde neler yaşıyorlar kimse bilmiyor. Sevdiğiniz insanları dinlemeyi lütfen ihmal etmeyin. Yarın, geç olmakla meşhurdur. Vaktinde gelmeyen çiçek misali.
Araştırmacılar Z kuşağının Y kuşağına göre daha az alkol içtiğini kanıtlayan bir çalışma yayınladı.
Haftada en az bir kez sarhoş olana kadar içenlerin oranı Y kuşağında %21 iken Z kuşağında %9.