Her zaman olduğu gibi dümdüz bir kadın yalanı ve mağduriyeti. Kadınlar bu konuda muhalif gençlere çok benziyorlar.
Net bir şekilde istatistikler gösteriyor ki, Türkiye değil kadın cinayetlerinde birinci olmak, bir çok medeni zannedilen ülkeden bile daha güvenli ve 100.000 kişide 0.7-0.9 civarında düşük bir orana sahip.
Ayrıca Batı'nın aksine, kadınlar işe girerken, evlenirken de Türkiye'de kollanıyor. Evi dayayıp döşemenin sadece erkeğe ait olduğu, düğünü sadece erkeğin yaptığı, evi erkeğin aldığı ve hala evlenirken mehir ödediği, boşanınca ömür boyu nafaka verdiği bir düzen dünyanın hiçbir yerinde yok fakat kadınlara göre dünyanın yaşaması en zor, en kadın düşmanı ülkesi Türkiye.
Aynı problem muhalif olan gençlerde de var. Zannediyorlar ki tüm dünyada iş hazır, giriş seviyesinde servet kazanılıyor ve herkes zengin, dünyayı gezip partiliyor. Halbuki Avrupa'da da bunları sadece tepedeki %5 yaparken, kalanlar uzun mesailer, vardiyalı işler sonrası ancak kira ödeyip karnını doyurabiliyor.
Her iki tarafın da sorunu şu; bilmiyorlar ama bilmediklerini de kabul etmiyorlar. Bu derin cehaletleri onlara gerçeği söyleyenlerin hain ve yalancı olduğu delüzyonunu yaratıyor ve sürekli olarak bu mağduriyet hikayesi içinde, kendi yankı odalarında boğuluyorlar.
Bu kafayla ne kadınlar ne de muhalifler mutlu olamaz. Olmayan bir dünyayı özlüyorsunuz ve imreniyorsunuz.
Muslims always gets the stereotypical terrorist bomber jokes just because of 9/11, yet Americans can bomb countries every year but somehow they're not the terrorists? Somehow they're not the monsters? Okay.