Kızının kıyafetlerini en lüks markalardan seçen, bir giyileni yıkamadan asla tekrar giydirmeyen arkadaşım çocuğu pijamalarıyla evden çıkarmak zorunda kalmış. Eve girmeye de korktukları için utana sıkıla kuyruğa girip ikinci el bir kıyafet bulmuş ve onu giydirmiş. O an diyor, kızım o kadar üşüyordu ki temiz olup olmadığına bile bakmadım. Bu arkadaşım, kendi aramızda "Sen zaten zenginsin." diye espri yaptığımız, sürekli başkalarına yardım eden, çocuk okutan biridir. Yardım eden durumundan yardım istemek zorunda kalan durumuna evrilen birçok kişi oldu o dönemde. Siz ve sizin gibiler hanımefendi, onurlu insanları aşağıladınız. Hiçbirimiz paramız olmadığı için o hâle gelmedik, sahip olduğumuz parayı kullanamadığımız için yardıma muhtaç olduk. İstediğiniz kadar ağlayın, siyasi tercihlerinden dolayı aşağıladığınız, ağzınızı yaya yaya dalga geçtiğiniz insanların kalbinde asla kapanmayacak yaralar açtınız. Rabbime sonsuz şükürler olsun ki sizin gibilerin tek lokması geçmedi benim ve çocuklarımın boğazından. Kusura bakmayın ama midemi bulandırıyorsunuz. Allah bir daha ülkemize böyle acılar, size de asla fırsat vermesin.
Lise 2'deyken İlber Hoca'nın cep telefonunu internette bulmuş, bir söyleşiye çağırmıştım. Hiçbir detay sormadan kabul etmişti. Heyecandan iki cümleyi bir araya getirmekte zorlanan bir çocuk sesini ciddiye almasına inanamamıştım.
Dört sene sonra üniversitede hocam oldu.
Hiç unutmuyorum, ilk derste "Hz İsa'nın konuştuğu dil neydi?" diye sordu, doğru cevaplamam üzerine beni lisede düzenlediğimiz o söyleşiden hatırladığını söylemişti. İkinci şoku da o zaman yaşamıştım.
Sonra yakından gözlemledikçe, tanıdıkça bu şoku yavaş yavaş atlattım.
İlber Hoca herkesle konuşuyor, herkesin telefonunu açıyor, kimseyi unutmuyor, içinde bulunduğu anı doruğuna kadar yaşıyordu. Birikimi, makamı, şöhreti; onu hayattan koparmamış, aksine çok daha sıkıca tutundurmuştu. Daha önce böyle çok az kişi gördüm.
İlber Hoca'nın kitapları, makaleleri, söyleşileri, tavsiyeleri, dersleri, bildiği dil sayısı, kütüphanesi etkileyiciydi, zihin açıcıydı. Ama farklı görüşten, kimlikten herkesin bir noktada kulak verdiği bir isim olmasının tek sebebi akademik derinliği değildi.
İlber Hoca, bilgiyi insanlara aktarmayı bilen ve seven yaşayan ve hayatın içinde bir entellektüeldi.
Her dönem gençlere seslenmeyi bilen, zamanın ruhunu inanılmaz iyi yakalayan; her ne kadar üstten anlatıyormuş gibi gözükse de aslında göz hizasına geçerek bildiklerini aktaran, popüler kültürü belki küçümse de bilgiyi popülerleştiren biriydi.
Hangi ülkede bir tarih profesörü gençler arasında popüler bir figüre dönüşebilir, sözleri, şakaları sosyal medyada trend olabilirdi ki? Abuk subuk kişilerin gündeme geldiği bir dönemde bunun yaşanması bile acayip ve İlber Hoca'ya özgü bir şeydi bence.
Hoca'nın çalan telefonunu her yerde, her yayında açmasının da sebebi buydu; herkesle konuşan, herkesle angaje olan, herkesi dinleyen ve herkesle paylaşan biriydi. "Ulaşılamayan" "telefonlara çıkmayan" insanların dünyasında, çok rahatlıkla kendisini kapatabileceği "fil dişi kulesine" çıkmayı reddetmişti bence.
Bu yüzden farklı kesimlerle temas kurdu, herkesle konuştu, her yerde konuştu.
Bulunduğu ortamdan, akan hayattan kopuk değildi.
Kitaplarını ortaokulda okumaya başladım, kendisini lisede tanıdım, derslerini üniversitede dinledim. Ama ondan öğrendiğim en büyük şey asla sadece kendisinden ders alma şansına resmen erişmiş küçük bir sınıfın "hocası" olmaması, herkesin hocası olmasıydı.
Büyük ihtimalle bu denli hayatla iç içe, kamusal alanın akışından kopmayan, herkesle diyalog halinde bir aydın, hocayla karşılaşmamız zor olacak.
Çok şey öğrendik, ama benim nezdimde aldığım en büyük ders buydu: Bilginin, makamların ışıltısına kapılıp hayattan azade fildişi kulelerine kapanmamak. Akıştan vazgeçmemek.
Mekanın cennet olsun İlber Hocam.
Allah rahmet eylesin.
Nihayet beklenen kavuşma gerçekleşti. Yaren Leylek 14. yılında da varım dedi. Dün göçten gelip önce yuvasına konup eşiyle özlem giderdi ve bu sabahta soluğu Adem Amca'nın kayığında aldı. Adem Amca ise onu böyle ayakta karşıladı.
Hoşgeldin #YarenLeylek
Bahar şimdi geldi işte...
Dünyada hiçbir şey, sandığınız kadar stres yapmaya değmez. Çünkü çoğu kaygı, zamanla anlamını yitirir, çözümler kendiliğinden ortaya çıkar ve hayat her şeye rağmen akışına devam eder.
Adamlar masum köpekleri yavru dişi hamile demeden vicdansızca katlediyor, sonra mazlum Filistinlilere vicdan yapıyor. Böyle bir yalan olamaz, vicdan ya vardır ya da yoktur. Ve siz katiller, kuzu maskesi takmış vahşi kurtlarsınız! Vicdandan mazlumdan son bahsedecek varlıklarsınız!
İyi insanların başına Güzel şeyler gelir. Algol Tanrıyla arası iyi olanlara uğramaz…İfritlerle iş tutmuşlar düşünsün..Rahat olun..Ortalık toz duman da olsa iyiler hayatta kalır…Moralinizi yüksek, alnınızı ak, yüzünüzü pak kılın..
⏰ Countdown to the launch of $BWB Launchpad!
👀 Participate in our BWB #Launchpad subscription on 23 May, 18:00 (UTC+8)!
✨ Qualification for the public round:
Swap transactions ≥ $200 after 1 May.
👇 Want to learn more about our Launchpad and get in quick? Watch the video:
#BitgetWallet #BWB #Airdrop #IDO
Vazgeçemeyeceğini sandığın kritik bir şeyi hayatından çıkarmayı başardığında, kocaman bir enerji boşluğu açığa çıkıyor ve önündeki tıkanmış trafik bir anda açılıyor.
Ne kadar ağır bir yükü indirdiğini anladığında, bu zamana kadar bunu nasıl taşıyabildiğine de hayret ediyorsun...
Müjdeler olsun! Geleneksel Adem ve Yaren kavuşması 13. yılında yeniden gerçekleşti. O kocaman kanatlarıyla denizleri, çölleri aştı. Diyarların üstünden, yağmurların kıyısından sıyrılıp dün köyüne, bugün ise Adem Amca'nın kayığına kondu. Cemreleri bile beklemeden baharı getirdi
Sevgili Boğalar, Akrepler ve Balıklar sizden gelen yoğun istek üzerine açıklıyorum. 2024 yılında hayatınızın en parlak ve ışıl ışıl dönemine giriyorsunuz. Aşkı, parayı ve kariyerin zirvesini yaşayacaksınız. Ee o zaman ne diyoruz Yeni gelmedik! Geri geldik! 🐆
#akrep#boğa#balık
Banka hesabınızda 86.400TL olduğunu hayal edin. Bir hırsız hesabınızdan 10TL çalarsa, geriye kalan 86.390TL’yi hırsızın yakalanması için harcar mısınız?
Zaman da böyledir. Her gün 86.400 saniyeniz var. Birisi 10 saniye canınızı sıkarsa, 86.390 saniyenize yansımasına izin vermeyin!