➖"S-400 konusunu bitirdik.
➖Ortak üretime varıncaya kadar konuştuk.
➖İmzalar atıldı.
➖Bizim geri dönüşümüz asla olamaz.
➖Bize böyle bir ahlaksızlık yakışmaz.
➖Kimse bizden tükürdüğümüzü yalamamızı beklemesin.
➖Alışılmış liderlerden değiliz, bunu herkesin bilmesi lazım"
💡Dedi Erdoğan tam 7 yıl önce.
💡Ve şimdi S-400'leri başka bir ülkeye satmak ya da Rusya’ya iade edebilmek için çare arıyorlar.
📍Şu rezalete bakın!
Bir sabah uyandılar, tapularından oldular! Özellikle içlerinde bulunan AKP’li teyzenin cümleleri ibretlik:
“— Benim hiç aklıma gelmezdi. Sahibimiz var derdik, sahipsizmişiz!
— Benim ölmüş eşimin adına hesap açıp para yatırıp, tapusunu almışlar. Benim hiçbir şeyden haberim yok!..”
Ekrem İmamoğlu ne demişti:
“Benim 30 yıllık diplomamı iptal edenler, yarın sizin tapunuza, arsanıza, evinize çökebilir!..”
Adam haklıymış!
“Ekrem İmamoğlu suç örgütüne” üye olduğu iddia edilen Murat Gülibrahimoğlu’nun sahibi olduğu Kuzey İstanbul Modern Şirketi’nin;
Murat Kurum’un kampanyasını yapan Kanyon Reklam Prodüksiyon şirketine, İstanbul seçimlerinden hemen önce 41 milyon 666 bin TL destek olduğu denetleme raporları üzerinden ortaya çıkarıldı.
Bununla da yetinilmemiş, Ekrem Başkan ve ailesine her türlü iftirayı atan, en galiz küfürlerle hakaret eden Ak-it’e, aynı kişinin firmalarından, 19 Mart operasyonu öncesinde 10 milyon 170 bin TL, operasyon sonrasında da 5 milyon TL olmak üzere toplamda 15 milyon 170 bin TL para gönderildiği banka hareketlerinden kanıtlandı.
Kısacası, Ekrem Başkan’ın kurduğu iddia edilen suç örgütüne üye olan kişi, İstanbul seçimlerinde rakip adaya çalışmış, operasyon öncesi ve sonrası tetikçi yandaşa milyonlarca lira destek olmuş.
Bir iddianamenin sapır sapır dökülüşüne tanık oluyoruz.
Muktedir’in duruşmaların TRT’den yayınlanmasından neden korktuğu ve kaçtığı da her geçen gün biraz daha açığa çıkıyor..
Yalanlarınızda boğulacaksınız..
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul'un CHP'den AKP'ye geçmesi ardından başkan yardımcılığı görevinden istifa eden Mehmet Balık:
"Önceden suç işleyenler yurtdışına kaçardı. Şimdi AKP'ye geçiyor !"
Macaristan'da seçimi kazanan Peter Magyar'ın vaatleri:
-Hukuk devleti uygulamalarına geri dönülecek.
-Olağanüstü hal kaldırılacak. Ülke kararnamelerle değil, parlamentodan çıkacak yasalarla yönetilecek.
-Devlet kurumlarına, kilit mekanizmalarına yerleştirilen eski iktidar partisi kadroları tek tek görevden alınacak
-Devlet televizyonun haber dairesi derhal feshedilecek.
-Yolsuzlukla Mücadele Bakanlığı kurulacak
-Kamu ihaleleri, yandaş iş insanlarına verilen destekler ve AB fonlarının geçmişte nasıl dağıtıldığı denetlenecek.
-Eski iktidar partisi çevrelerine aktarıldığı tespit edilen ulusal servetin geri alınması için özel takip birimleri ve soruşturma savcılıkları kurulacak.
Deniz Zeyrek:
"Halkımız bu zamları hak ediyor. Hükümet 'don oldu fiyatlar arttı' diyor, inanıyorlar, 'savaş çıktı ondan yükseldi' diyor, inanıyorlar.
Kimse ekonomi politikalarını suçlamıyor. O yüzden halkın bu faturaları hak ettiğini düşünüyorum. Ben artık üzülmeyeceğim."
🚨KÜBA’DA İNSANLIK DRAMI YAŞANIYOR!
Epstein zanlısı Trump, Küba’da bebekleri ve çocukları ölüme sürüklüyor! Küba halkı “SESİMİZİ DUYURUN” diyor:
“— Tam bir dehşet var. Trump yönetiminin Küba'ya uyguladığı yakıt ablukası sebebiyle bebek ölüm oranlarında artış var!
— Hayat kurtaran cihazlar kapandığı için doktorlar kelimenin tam anlamıyla karanlıkta kör gibi ameliyat yapıyorlar!
— Cihazların bataryaları bittiği için dönüşümlü kullanıyorlar, bebekler ölüyor!”
Bu, insanlığa karşı işlenmiş kasıtlı bir suçtur. SUSMA!
Parti Sözcümüz Sera Kadıgil:
"Kendi kurduğu rejimi tahkim edebilmek için bütün bir ülkeyi ateşe atmayı göze almış bulunan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturmaya devam etmek istiyor. Yaşadığımız bütün rezilliklerin sebebi budur!"
Teğmen #EbruEroğlu’nun mahkemede tüyleri diken diken eden sözlü savunması:
“TSK’da erinden orgeneraline kadar herkes bu yemini etti. Biz TSK’dan uzaklaştırılabiliriz. Ünformamıza, kılıcımıza, kimliğimize el koyabilirler. Ancak kütüğe çaktığım plaket orada duruyor. Üniformamız ruhumuza mozaik gibi işli. Kılıcımız kınında, Türk düşmanlarına karşı çekileceği günü beklemekte. Orduevine girişimiz yasak olsa da Türk Milleti bize gönül kapılarını açmış, sofrasında bir tabak yemek, altımıza bir döşek vermek istemiştir. Bizim için önemli olan budur. Son sözü her zaman “TÜRK MİLLETİ SÖYLER” Ben de Türk Milleti’nin bir ferdi olarak diyorum ki; yaşa, var ol Harbiye, yıkılmaz satvetinle…”
#TeğmenEbruEroğlu
🚨Gabarda çıkan Yakıt Nereye Akıyor!
🚨Şahan Gökbakar petrol koklayan Ahmet Hakan'ı ti'ye aldığı görüntüler tekrar gündeme geldi.
🚨Salı Günü Motorine 6.23 TL Zam bekleniliyor.