Ülkece evlilik müessesesini beceremiyoruz. Kızın en mutlu gününe tasallut eden erkek anneleri, kızının üzerinden evinde tahakküm kurmaya çalışan kız anneleri ve karılarına söz geçiremeyen babalar. Evlilik sürecinde maddi manevi hiçbir yükün altına omuz vermeyen ama sürecin en başından sonuna kadar evdeki halıların rengini bile eleştiren akraba ve komşular.
Liste uzar gider. Eğer anne ve baba olarak bu gençleri evliliğe layık gördüyseniz onlar istemedikçe ve çok derin mevzular olmadıkça müdahale etmeyeceksiniz. Evliliğe layık görmezsin, en başında olur vermezsin herkes kendi yoluna gider o ayrı.
Ama bizim toplumda evdeki halıdan tutunda çiftlerin geceliğine kadar konuşmak maharet kabul ediliyor. Sen mi evleniyorsun? Bu evde sen mi oturacaksın? Yok. Haddin değil o zaman.
Ha birde böyle erkekler var. Olm bakın cidden erkek olun Allah aşkına. Evlenmeye karar veriyorsanız kavvam olacaksınız. Sadece eşinize değil, anne-babanızada, akrabanızada. Bir kadınla evlenmek istiyorsanız onun bütün sorumluluğunu alacaksın, ezdirmeyeceksin, yok saydırmayacaksın. Evine eşinden başkasını karıştırmayacaksın.
Kavvam olmayı sürekli diline pelesenk ediyorsan adam gibi kavvam olacaksın. Karına aslan kesilip anneninizin dizinin dibinde süt kedisi olacaksanız evlenmeyin, kavvamlık edebiyatı yapmayın.
Yuva iki kişi arasında kurulur, geriye kalanların müdahalede ettiği ev her şey olur ama yuva olmaz. O evde çoccuk dahil her şey olur ama huzur olmaz.
Az > Hiçbir şey
• Günde bir cüz Kur’an okuyamıyorsan bile bir iki sayfa hatta birkaç satır okumak, hiç okumamaktan çoktur.
• Her gün bir hadis-i şerif okumak, hiç okumamaktan çoktur.
• Kısa bir ders videosu dinlemek, hiç dinlememekten çoktur.
• Derin fıkıh konularına hâkim olmasan bile dinine ait bir kavram veya hüküm öğrenmek, hiç öğrenmemekten çoktur.
Ağustos’un 14’üne girdik. Daha dün Ocak’tı. Zor anlar, eksilen insanlar, değişen hikâyeler. zamanın en adil ve belki de en şifalı yanı: her an eninde sonunda geride kalıyor.
insanlar bir parça reçete kağıdını korumaktan acizler, eczaneye gelip bizden üstün yetenekler sergilememizi bekliyorlar. adam reçetesini kaybetmiş, kimlik numaramı söyleyeyim reçetemi bulun diyor 🤦🏻♀️🤦🏻♀️
Küsmüyorsun, terk etmiyorsun, kötü mukabelede bulunmuyorsun ama hiçbir şey de eskisi gibi olmuyor.
Bu dünyaya ait olmayan bir pasif direniş; Gönül kırgınlığı.
bugün eczaneye, 90 liralık muayene ücretini ödememek için reçetesini çöpe atıp calpol şurubu 210 liraya alan bir hasta geldi. o parayı ödemektense şurubu daha parayla almak daha mantıklı gelmiş. sanıyor ki o ücret kaybolup gidecek🤦🏻♀️
Ya bu nedir arkadaş artık nöbet tutmaya korkar olduk. Ben neden devletin tahsildarlığını yapıyorum? Neden benle alakası olmayan bir meblağ ile ilgili hastayla tartışmak zorunda kalıyorum? Bu konuyla ilgili bir çalışma yok mu @tebkurumsal
hiç kimseyi umursamayışım, kırıldığım her yerden kopuşum, oturup biraz hıçkıra hıçkıra biraz usulca ağlayışım, kimseyle tek kelam etmeden birkaç gün yataktan çıkmayışım var içimde. nasıl dolmuşum ama nasıl anlatamam. idare ede ede devam ediyorum. bakalım nereye kadar.
hayat sürem ne kadar ki kırgınlıklar, inatlar, anlaşılmayan sözler biriktiriyorum. kaç sayılı günlerimi, nefsi inatlar uğruna değmeyecek meselelerde heba ettim ben?
ağustos ayının ortası olmadı henüz, şimdiden insanlar grip aşısı sormaya başlamış🫠🫠🫠 yoruyorsun Erzurum. Eylüle yaklaştıkça birden buz kesti havalar. Şehirde yaz resmen 1 ay 🫠🫠🫠