BASIN AÇIKLAMASI
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2026/208 Esas sayılı dosyasında sanık Ekrem İMAMOĞLU hakkında, 08/07/2026 tarihli duruşmada, mahkeme heyeti önünde sarf ettiği, “ben savunma yapmam, ben yargılayacağım, yargılayacağım merak etmeyin, ben iddianameyi yapanları yargılayacağım...” şeklindeki sözleri nedeniyle, “kamu görevlisini tehdit” suçundan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı
Psikolog Fatih Reşit Civelekoğlu: “LGBT lobisini eleştirip Türkiye'de cinsiyet değiştirme hormonlarına erişimin son derece kolay olduğunu dile getirdiğim için hapis cezası aldım. Ne siyasetten, ne de STK’lardan destek göremedim.”
Bu nasıl bir rezalet!? Fatih Reşit Civelekoğlu yalnız değildir! LGBT sapkınlığı acilen yasaklanmalı!
Geçmişte CHP'nin iktidar olduğu yıllarda yaşamış rahmetli İzmirli bir Kemal amca vardı. Allah bir daha CHP'ye iktidar yüzü göstermesin diye dua ederdi.#TaksimMeydanı
NETANYAHU ÖLDÜ MÜ?
Netanyahu;
“Şii ve Sünni Müslümanlarla savaşımız, Mesih gelene kadar devam edecek” diyordu.
Şimdi yaşayıp yaşamadığına dair spekülasyonlar yapılıyor.
Belki de korkudan kendi gizledi ve gün yüzüne çıkamıyor.
Ama İsrail yönetiminde bir anormallik olduğu düşüncesi yayılıyor.
Eğer ölümü gerçek olursa, İsrail’in çöküşü başlamıştır.
Bu “kabile devleti” bu topraklarda artık yaşayamaz.
ABD dahil, hiçbir ülke, artık böyle bir yükü taşımaz.
Coğrafyamızda İsrail diye bir devlet artık olmayacaktır.
İsrail’in varlığı insan ırkı için tehdittir ve bu tehdit ortadan kaldırılmalı.
Silahsızlandırılmalı, devlet olma hakkı elinden alınmalı, bir haritası olmamalı.
Soykırımı alkışlayan Yahudi toplumu acilen kontrol altına alınmalı.
Yeryüzünü kana bulayan Netanyahu ve ekibinin yaşama hakkı elinden alınmalı.
İnsanlığı kurtarmak için onlar öldürülmeli.
Yoksa yeryüzü, bütün insanlık, “insan genetiği bozulmuş bu varlıklar” yüzünden korkunç felaketler yaşayacak.
Bu hastalık insanlık bedeninden çıkarılmalı.
İnsan tarihinden silinip atılmalı.
İFŞALAR DEVAM EDİYOR!
Zafer Partili Hasan Öztürk:
"2024 Temmuz. Suriye olayları ile Kayseri yanıyor, Hatay kaynıyor.
Ümit Özdağ bana “Sokağa çıkın, bu emirdir.” dedi. Ben ise kabul etmeyerek devleti seçtim.
HTS kayıtlarım incelensin."
Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış!
Yolsuzluktan yargılanan kifayetsiz hâlâ çıkmış, ahkâm kesiyor.
Sanki 6 yıldır İstanbul’u yöneten kendisi değilmiş gibi.
Kendi arkadaşlarının itiraf ettiği hırsızlıklara rağmen, yüzü bile kızarmadan konuşabiliyor.
İstanbul’un suyu kesilirken, faturalar kabarırken, altyapı çökerken sen hep tatildeydin.
İngiliz büyükelçiyle balık yedin, Alman’a Türkiye’yi şikayet ettin, Fransız’dan kredi aldın.
Milli meselelerde susup Yunan’a kırk yıllık dost oldun.
Çalışmadan geçinmenin, üretmeden konuşmanın, yapmadan sahiplenmenin siyasetini icat ettin.
Devraldığın ne varsa tükettin.
Ne baraj yaptın, ne isale hattı döşedin.
İstanbul'a tek metreküp su kazandırmadın.
Ne Melen’e ne de Sazlıdere’ye bir çivi çaktın.
Projeleri durdurdun, kaynakları kuruttun.
Çeyrek asırlık birikimi beş yılda buharlaştırdın.
İstanbul’a öyle zarar verdin ki, SHP’den sonra ilk kez susuzluk yaşanıyor.
Arkadaşlarının itiraf ettiği yolsuzluklara cevap vermeyince konuşmayı unuttun sanmıştık.
Madem dilin var, bunları da söyle!
Depoları, bidonları, tanker kuyruklarını kim tarihe gömdü?
İSKi skandalını, çürümüş düzeni kim söküp attı?
Su arıtma tesislerini kim kurdu,
Musluktan akan paslı suyu içilir hale kim getirdi?
Haliç’in üstünü örten zehri, çamuru, kokuyu kim temizledi?
Dağları delip, Melen’den İstanbul’a hayat veren suyu kim getirdi?
Lise öğrencilerinden üniversite gençliğine kadar uzanan tehlikeli manipülasyon süreci belediye bütçesiyle CHP Genel Başkanı yapılan Özgür Özel’in sorumsuz ve tahrik edici diliyle eğitim sistemimizi yıpratma girişimine dönüştü.
Milli Eğitim Bakanımız yalnız değildir. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda gençlerimizi çağın donanımlarıyla buluşturmaya çalışan Sayın Bakanımızın yanındayız, arkasındayız.
Velilerimize çağrımızdır:
Çocuklarımızı siyasetin oyuncağı hâline getirmeye çalışan bu akıldışı kampanyalara karşı uyanık olalım. Okul önlerini ideolojik hesaplara sahne yapanlara karşı tek ses olalım. Öğrencilerin yeri sokak değil, sınıftır; sosyal medya provokasyonları değil, bilim ve bilgi merkezleridir.
CHP ve yancılarının karanlık senaryolarına geçit vermeyeceğiz.
Gençlerimizi sokakta değil, laboratuvarda; protestolarda değil, kütüphanelerde görmek istiyoruz.
Biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, iddialarıyla büyük bir milletin mensubu olmanın hakkını vermeye çalışıyoruz.
Ülkesini başkalarına şikâyet edenler bu vizyonu anlayamaz.
Onları kendi küçük dünyalarında kendi küçük kavgalarıyla baş başa bırakıyoruz…
Artık haddini bil!
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan, milletimizden aldığı destekle senelerdir Türkiye’ye hizmet etmiş, her türlü vesayete karşı savaşmıştır.
Biz, milletimiz dışında kimseden emir almadık; halkımız dışında kimseden icazet istemedik.
Türkiye’yi hedef alan her türlü güç ve vesayet odağına karşı mücadele ettik.
Yıllarca millet iradesine karşı darbelerin gölgesinde siyaset izleyen bir geleneği temsil eden Özgür Özel’dir.
Meşruiyeti sandık dışında arayan, siyaseti sokakta dizayn etmeye çalışan Özgür Özel’dir.
Haftalardır dış güçlerden medet uman, “terk edilmiş hissediyoruz” diyerek yabancı başkentlerden destek dilenen Özgür Özel’dir.
Yolsuzlukla ilgili bir davadan kahramanlık hikayesi çıkarmaya çalışan Özgür Özel’dir.
Kendi kişisel hırslarını, komplo teorileriyle harmanlayıp siyaset kisvesi altında sunan bu zihniyeti reddediyoruz!
Biz, milletimize hizmet yolunda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
YİNE RÜŞVET YİNE CHP
Muğla’nın Menteşe belediye başkanı
ve Muğla Büyükşehir belediye başkanı Ahmet Aras’ın şimdiki eşi Gonca Köksal,
İmar komisyon başkanı olduğu dönemde rüşvet pazarlığı yaparken ses kaydı alınmış. https://t.co/yQHuLFWRgW
İslamın izzeti ve şerefi yerlerde sürünüyor !
İşgalcilerin saçtığı ölümden kaçmaya çalışan yaşlı Gazzeli bir teyze yürüyemediği için ellerinden destek alarak adeta sürünerek kaçıyor.
Bu utanç bize yeter !!!
Özellikle son birkaç yıldır bazı tatlısu milliyetçisi ve muhafazakârlarının,
- Değişim olsa iyi olur aslında,
- Muhalefete de bir şans vermeli,
- CHP akıllandı artık herkesi kucaklayacak,
Şeklindeki düşünceleri;
Ya cellat kılıcının keskinliğini unutmuş olmalarından ya da zaten hiç tatmamış olmalarındandır.
Karşılarındaki 25 yıllık birikmiş kin ve nefretin beslediği intikam arzusunu göremeyenler şunu iyi bilsinler ki,
Değiştiğini zannettikleri zihniyet eğer bir nebze güç bulursa,
Sızlanmakta olunan bugünler dahi mumla aranacaktır.
Kim bilir,
Belkide bu milletin bir müddet bunu tatması gerekiyor.
Bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum…
Sokaklara çıkarak, yanına sol örgütleri, marjinalleri, Vandalları alarak millî iradeye parmak sallama dönemi geride kalmıştır.
Sokak terörüyle siyasete, adalete istikamet çizilen günler eski Türkiye’yle birlikte mazide kalmıştır.
Türkiye demokratik bir ülkedir, bir hukuk devletidir; üstünlerin hukukunun değil, hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bağımsız bir ülkedir.
Cesaretiniz varsa bırakın demokrasi işlesin, bırakın hukuk işlesin.
Yüreğiniz yetiyorsa bırakın mahkemeler hiçbir baskı altında kalmadan Türk milleti adına kararını versin.
Bırakın akla kara, masumla mücrim hukuk tarafından ortaya çıkarılsın.
Siz ister kabul edin ister kabul etmeyin…
Türkiye’de hiç kimse hukukun kapsama alanı dışında değildir.
Türkiye’de suç işleme özgürlüğü olan imtiyazlı bir azınlık yoktur ve olmayacaktır.
Demokrasinin, hukukun, meşru zeminin dışında çözüm arayanlar bugüne kadar daima avuçlarını yalamışlardır, inşallah bundan sonra da emellerine ulaşamayacaklardır.
CHP ve yandaşlarının tahriklerle kamu düzenini bozmasına, milletimizin huzurunu kaçırmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz.
Türkiye üzerinde operasyon yapılmasına, ameliyat yapılmasına, toplum mühendislikleriyle 85 milyonun arasına yeni nifak duvarları örülmesine müsamaha göstermeyeceğiz.
Bin yıldır olduğu gibi Alevi’si Sünni’siyle, Kürt’ü Türk’üyle, Laz’ı Çerkes’iyle bu topraklar üzerinde bir ve beraber yaşamaya, kardeşçe yaşamaya inşallah devam edeceğiz.
Bir olacağız, beraber olacağız, birlik olacağız, diri olacağız; kendi menfaatlerini korumak için 85 milyonun kardeşliğine pusu kuranları hep birlikte bozguna uğratacağız.
CHP’ye çökmüş bir avuç paragözün asırlık partiyi parmağında oynatması, “Gazi’nin emaneti” diyerek CHP’ye oy veren insanlarımızı da üzüyor.
Emin olun, samimi CHP’li vatandaşlarımız da İSKİ skandalından 32 yıl sonra aynı rezilliklere tekrar şahit olmayı içlerine sindiremiyor.
Önce Suriye’de eski rejim artıklarının çıkardığı olayları bahaneyle mezhepçilik fitnesini alevlendirmek istediler.
Alevi canlarımızı kışkırtarak kardeşliğimize pusu kurmaya kalktılar.
Muvaffak olamayınca bir yolsuzluk operasyonu üzerinden milletimizi provoke etmeye kalkıştılar.
4 gündür milletin huzurunu kaçırma, insanlarımızı kutuplaştırma adına ne varsa hepsini yapıyorlar.
Önlerine gelene hakaret etmekten sadece görevini yapan polislerimize saldırmaya…
Yolsuzluk ihbarlarını araştıran yargı mensuplarına gözdağı vermekten sokak terörüyle millî iradeyi baskı altına almaya kadar ne ararsan her şey bunlarda var.
Bugün basın-yayın kuruluşlarını da alenen tehdit ederek nasıl bir ruh halinde olduklarını ifşa ettiler.
İstanbul başta olmak üzere şehirlerimizde bir gerilim ve kargaşa atmosferi oluşturmak için her yolu deniyorlar.
Gelinen noktada şunu çok net görebiliyoruz:
Mevcut yönetim altında CHP, seçmenlerinin taleplerini Meclise taşıyan bir parti değil, gözünü para bürümüş bir avuç belediye soyguncusunu aklayan bir aparata dönüşmüştür.
Belediyelerden nemalanan çıkar şebekeleri, CHP’yi boğazına kadar kire, pasa, çamura, yolsuzluğa, hukuksuzluğa bulaştırmış durumdadır.
Lafa her başladıklarında Atatürk’ün kurduğu parti olmakla övünenler, sırf ağababalarına diyet borçlarını ödemek adına Gazi’nin partisini hırsızların emrine vermiştir.
Yüz binlerce gencin hakkının yendiği diploma sahtekârlığı dâhil ortaya bir sürü pislik saçılıyor…
Sağdan soldan balya balya paralar fışkırıyor…
Yüz milyarlarca liralık korkunç bir vurgundan bahsediliyor…
Ama CHP Genel Başkanı ve şürekâsı bunların hiçbirine cevap veremiyor.
Milletin huzuruna çıkıp “sahtekârlık yoktur, hırsızlık yoktur; yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet, irtikâp, iltimas yoktur” diyemiyorlar.
“Ne biz ne de arkadaşlarımız harama el uzatmadı” diyemiyorlar.
Kendi belediye başkanlarına, kendi belediye yöneticilerine; beraber iş yaptıkları, yıllarca birlikte yol yürüdükleri arkadaşlarına kefil olamıyorlar.
Aslanlar gibi çıkıp iddialara cevaplar vermek yerine bize saldırarak, Cumhur İttifakı ortağımıza ve onun muhterem Genel Başkanı’na edepsizlik ederek, sokakları karıştırarak, gençlerin arkasına saklanarak, marjinal sol örgütleri öne sürerek yavuz hırsız misali suç bastırmaya çalışıyorlar.
CHP Genel Başkanı’na soruyorum:
Sayın Özel, neden korkuyorsunuz, neden çekiniyorsunuz; bu telaş, bu panik havası, bu saldırganlık niye?
Daha düne kadar “şaibe yok” diyordunuz.
Daha düne kadar şeffaflıktan, dürüstlükten dem vuruyordunuz.
Ne oldu da birden etekleriniz tutuştu?
Ne oldu da dizleriniz titremeye başladı?
Şimdi kimi tasfiye edecek, kimi sırtından hançerleyeceksiniz?
Alengirli yollarla şimdi kimin ayağını kaydıracaksınız?