Türkiye'ye canlı hayvan satan Brezilya'da her tarafa ilanlar asılmış.
Hayvan tedarikçileri Türkiye'ye hayvan ihracatını ballandıra ballandıra anlatarak afişlere şu duyuruları yazıyorlar:
"-Canlı hayvan,fiyatı kilo başına 2.25 dolar"
"Hayvanlar tartılacak ve para peşin ödenecek"
"Gemilere hayvan yüklemeleri daha sonra yapılacak"
"Hemen satma fırsatı var, fiyat çok iyi!"
Brezilya köylüleri bu ilanları okuyup hayvanlarını Türkiye'ye göndermek için sıraya giriyor, parasını peşin alıyor.
Türkçe'den, Türk vatandaşlarından aldıkları parçacıklar keyifle yiyorlar.
Türkiye'de ki hayvan üreticileri ise kan ağlıyor.
Sürekli zarar ediyor, çiftliklerini kapatıyor.
Türkiye'nin hayvancılık politikası, Türk üreticileri perişan edip, Brezilya, Uruguay gibi ülkelerin üreticilerini bayram ettiriyor.
Bir zamanlar Ortadoğu'nun küçük ve büyükbaş hayvan deposu olan Türkiye'nin acınası manzarası bu.
Bu tablo karşısında, "utanma duygusu olmayanlara" duyurulur!
GATA derhal açılmalı, askeri sağlık sistemi tekrar kurulmalıdır. Yaralı Türk askeri terör örgütü sempatizanlarının eline bırakılamaz. @zaferpartisi@tcsavunma
Sivas’ta Devrim Yapan Hoca Hedefte: Çekmeden Kurtardığı Dişler Rahatsız Etti
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Hubbezoğlu, diş hekimliğinde ezber bozan bir yöntemle implantı son çare olmaktan çıkarıyor.
Sağlam diş köklerini Cam Fiber Post ve Direkt Kompozit Lamina yöntemiyle kurtaran Hubbezoğlu, dişleri çekmeden, kesmeden ve anestezi uygulamadan yalnızca birkaç seansta hastaları sağlığına kavuşturuyor.
İmplantın bazı hastalarda enfeksiyon, uyumsuzluk ve kırılmalara yol açtığını vurgulayan Prof. Dr. Hubbezoğlu, “Yeter ki kök olsun, Allah’ın yarattığı yapıyı koruyalım” diyerek doğal diş dokusunu esas alan bir yaklaşım sergiliyor.
Deprem sonrası fiberle güçlendirilen binalardan ilham alarak geliştirdiği bu yöntemle bugüne kadar 280 cam fiber post vakasında tek bir kırık bile yaşanmadı, binlerce hasta ise dişlerini kaybetmeden tedavi edildi.
Ancak diş çekip implant yapan alışılmış sistemin dışına çıkan bu yaklaşım, ne yazık ki bazı çevrelerin tepkisini çekiyor.
Çekilmesi planlanan dişleri kurtardığı için hedef haline getirilen Prof. Dr. Hubbezoğlu, Sivas’ta değeri yeterince bilinmeyen isimler arasına bir kez daha ekleniyor.
Oysa Almanya’dan dahi çare bulamayıp Sivas’a gelen hastalar, birkaç gün içinde sağlıklı ve estetik bir gülüşe kavuşuyor.
Bilimin, emeğin ve vicdanın yanında duran bu çalışmanın desteklenmesi gerekirken kösteklenmesi düşündürücü.
Sivas bir değerini daha kaybetmeden, bu başarıya sahip çıkmalıdır.
Türkiye’de pkk’lı doktor, avukat, öğretmen, sanat sepet tayfa, vekil istemiyoruz !
Kıyafetleri değişsede, ruhlarındaki Türk düşmanlığı asla gizlenemez; her biri bu Vatanın düşmanıdır.
Japon Gazeteci İshii Takaaki:
Bu, Türkiye'de Kürt bir sokak çetesi tarafından öldürülen 15 yaşındaki bir çocuğun yüzündeki komik ifade. Bu, toplumsal bir sorun haline geldi.
Japonya'da yaşayan, aynı kültüre mensup ancak göçmenlik için taramadan geçirilmeyen ikinci nesil Kürtlerin sorunu Saitama'da yaşanıyor.
🚨Yayıncı Jahrein milyonların hislerine tercüman oldu! Türkler için eşit vatandaşlık talep etti:
“Türkiye’de ortalama bir Türk olarak şöyle hissediyorum;
Evde hiçbir işe yaramayan bir çocuk olur, para yer, serseridir ama aşırı sevilir.
Ben de her şeyi doğru yapan, dersine çalışan, eve ekmek getiren, illegale bulaşmayan çocuk. Hiç sevilmiyorum ama…
Yasalara uyuyorum, vergimi ödüyorum ama haklarım elimden alınıyor, yaşam alanım kısıtlanıyor.
Ama kimse beni konuşmuyor; AKP, MHP, CHP beni konuşmuyor. Bütün partiler evin serseri çocuğunu nasıl mutlu edeceğini konuşuyor
Serseri çocuk zaten sınırdan mal kaçırıyor, kaçakçılıktan kazandığı parayı aklamak için batıda işletmelere çöküyor. Elektriğe para vermiyor.
Kaçak elektriği tespit için gelen devletin drone’unu AK-47 ile düşürüyor. Ben 300.000 TL ruhsat parası verip 9mm tabanca alamıyorum.
Diyarbakır’da evinde keleş olmayan ev yok. Ben eşit vatandaşlık istiyorum.
Düğünlerde milyonlar takılıyor, ben zengin sayılan bir Türk olarak kendi evimi alamadım.
Bana 30 euroya bile dışarıdan mal getiremezsin diyor. Gidelim Kürt çoğunluk şehrine, cebinde kayıtlı cep telefonu olan yok.
Bana yapılan bu işkence reva mı?
Bu kadar dışlanmayı kaldıramıyorum.”
1- “YUNAN ORDUSUNDAKİ KÜRTLER”
Yunan ordusundaki Kürtler Biraz da Kürtler tarihleriyle yüzleşsin Kurtuluş Savaşı'nda Kürt-Yunan İşbirliği Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana bu ülke için kim savaştı, kim savaşmadı tartışması hiç yapılmamıştı. Yapılmamıştı çünkü bu ülkeyi bölmeye çalışanlar yoktu. Olmadığı için de geçmiş defterleri kimse açmamıştı. Ancak artık ortada bölücü ve Türk düşmanı bir Kürt hareketi var, bu hareketin teröristleri var, bu hareketin milletvekilleri var ve bu hareketin destekçileri var.
Bu bölücüler her fırsatta tarih yalanlarıyla piyasaya çıkıyorlar ve diyorlar ki bu ülkeyi Kürtler ve Türkler birlikte kurdu ama Mustafa Kemal onlara ihanet etti, Kürtlerin hakkını vermedi. Kürtlerin hakkı neydi, verildi mi verilmedi mi tartışması sürerken aslında çok daha başka bir şey daha tartışmaya açılmıştı; hakikaten Kürtler bu ülkeyi kurarken Türklerle birlikte miydi? televizyonlarda Kurtuluş Savaşı’nda ve Çanakkale’de Kürtlerin Türklerle birlikte savaşmadığı söylendi. Bu, bir televizyondan ilk kez dile getiriliyordu. Türkiye’de tabuları yıkmaktan bahsedenlerden, resmi tarih anlayışına karşı çıkanlardan, özgürlükçülerden tepki gecikmedi; hemen Türk ırkçılığı, Türk bölücülüğü yaftası yapıştırıldı. Ardından Kürtlerin Kurtuluş Savaşı’nda olduğu, hatta PKK’ya karşı en fazla şehidi Kürtlerin verdiği gibi komik ve zavallı açıklamalara kadar düştü düzey. Ama artık tartışma açılmıştır, tarihi tabular tartışılacaktır ve gerçekler kazanacaktır. O nedenle kimse etnik kimliğinden gocunmasın, tarihiyle yüzleşsin, barışsın: Evet Kürtler Kurtuluş Savaşı’na katıldı ama Türk Ordusu’nda değil Yunan Ordusu’nda savaştılar! Bir şey daha ekleyelim, yıllardır Araplar Osmanlı’yı arkadan vurdu diyenler aynı şeyi Kürtler için de söylemeliler; Kürtler Kurtuluş Savaşı’nı arkadan vurmuştur.
(Devamını da okuyup paylaşın lütfen)
TOKi’ yi Türk’lerin vergileriyle finanse edenler, Evleri vergi ödemeden yaşayan Suriyelilere veriyor.
Türk’ler kiracı, Suriyeliler Ev sahibi oluyor!!
Bunu söyleyince Bizler Kafatasçı, ırkçı oluyoruz!
Hadi ordan!!!
Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı, Türkiye Cumhuriyeti kimliği, Türkiye Cumhuriyeti pasaportu, büyük Türk milletinin bir parçası olmak hiç bu kadar ayağa düşürülmemişti.
Yalova’da 7 saat çatışan örgüt;
İstanbul,Konya,İzmir’de kaç saat çatışabilir?
“Birkaç öfkeli genç” “Ensar” diye Türk halkına pazarladıkları yobaz sürüsü.
@fatiheryilmaz0 Sayın Müdürüm, 1 Ocak 2017'deki Reina saldırısında da bir terörist tek başına 39 kişiyi öldürüp 70'ten fazla kişiyi yaralamıştı.
İşin daha da acısı teröriste tek bir kurşun sıkacak kimse yoktu.