Onlara 4 yıl emek vermişim. Galatasaray Lisesini, Kabataş Erkek Lisesini kazanmışlar. İmza/söyleşilere giderken uçakta ve havalanında karşılaşıyoruz. Görüyorlar, selam vermeden geçiyorlar. 4 yıl emek vermişim. Arka sırada oturup derse katılmamış. Başarısız. Arabamdaki bir sorun için sanayiye gidiyorum. Babasının dükkanında beni görüyor, geliyor, elime sarılıyor, çay söylüyor, işlemleri takip ediyor, bilgi veriyor, saygıyla uğurluyor. Akademik olarak başarılı değil önce insani değerleri benimsemiş öğrenci benim için önemli. Başarısız öğrencilerinize sahip çıkın çünkü ileride onlar size saygı, vefa ve minnet duyuyor.
John Berger’ın çok sevdiğim bir sözü var, “Kelime dağarcığımız çok fakir olduğu için hayatta başımıza gelen pek çok şey isimsiz kalır,” der. Edebiyat bize bunun için lazımdır. Dilsiz ve kelimesiz kalan şeylere bir isim verebilmek için. Anlamak için.