MHP genel başkan yardımcısı Semih Yalçın’a göre KHKlılar affını talep etmek zinhar çok ayıp hatta büyük suç… Peki KHKların suçu ne?.. Devletin açık bıraktığı ama yandaş gazetelerde lanetlenen bir özel bankaya para yatırmaları.… Başka?.. O dönemin başbakanının bile, “dün artık bu hasret bitsin” diye adeta bir tür resmi davetiye çıkardığı cemaatin manevi başkanlığında, milli eğitim bakanlığı denetiminde hizmet eden eğitim kurumlarında çalışmış olmaları… Semih Yalçın’a göre bu KHKlılar çok ağır suçlu ama 50.000 yurttaşımızın katlinden sorumlu ve genel başkanlarının “Kurucu Önder” diyerek taltif ettiği Öcalan masum… Sayın Bülent Arınç, vicdanlı açıklamalarınıza lütfen devam ediniz… Bu vicdan fukaralarının eleştirilerini de lütfen ciddiye almayınız…
Bu fotoğraftaki güler yüzlü çocuk 11 yaşında hayattan koparılan Yusuf Tarık Gül.
Maraş’taki menfur okul saldırısında hayatını kaybetti, vefat listesine bir tek onun adı küçük harflerle yazıldı!
Çünkü babası KHK'lıydı...
KHK uygulaması, uzun yıllardır çoluk çocuk, masum suçlu ayırmadan mahkûm eden bir zulüm aracı olarak işlemektedir.
İŞTE KHK GERÇEĞİ
KHK lı bir öğretmenin az cümleler ile çok şey anlatan veda mesajını tüm güzel insanlara arz ediyorum.
Adıyaman’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği yaptığı sırada OHAL döneminde çıkarılan KHK ile görevden alınan Güler, yaşadığı acı ve üzüntü sonrası kısa sürede akciğer kanserine yakalanmıştı. Aldığı kemoterapi tedavisi sonuç vermemiş ve bir süre sonra hayatını kaybetmişti.
Geride gözü yaşlı bir eş ile iki evlat bırakan Fadime öğretmen, vefat etmeden önce yazdığı bir mektup yürekleri dağlamıştı. KHK’lı öğretmen, mektubunda öğrencilerine, oğluna, kızına, eşine, cevşenine, Kur’an-ı’na, denize ve güneşe ‘elveda’ derken; şiirini eşine söylediği, ‘Seni çok yordum galiba, hakkını helal et’ diye bitiriyor.
Bu bir VEDA yazısıdır!
ELVEDA güzel insanlar
ELVEDA Adıyaman, Tokat, Malatya, Diyarbakır
ELVEDA balıklı gölün balıkları
ELVEDA güzel öğrencilerim
ELVEDA Alime, Havva, Asuman, Yeliz, Sibel, Filiz, Hatice ve diğer dostlar
ELVEDA ablalar, enişteler, görümceler, kayınlat, eltiler
ELVEDA Musa babam
ELVEDA Adıyaman’ın sıcak tırnaklı ekmeği, közlenmiş biberi, gece yarısı kocamla kaçamak yaptığımız kelleci, çiğ köfteci, dondurmacı
ELVEDA kenarında yürüyüş yaptığımız Kızılırmak
ELVEDA Tokat kebabı
ELVEDA Sembolün yürek ve terbiyesiz tavuk menüleri
ELVEDA hayaller, yaşananlar, yaşanılamayanlar, yaşanılmasına fırsat verilmeyenler, yaşatılmayanlar.
ELVEDA seninle kol kola alışveriş yapmayı hayal ettiğim, görmediğim, göremeyeceğim gelinim.
ELVEDA yıllarca emek vererek aldığım diplomam
ELVEDA zalimler!
ELVEDA dilsiz şeytanlar!
ELVEDA emek hırsızları!
ELVEDA uzun ve ağrılı kemoterapi saatleri
ELVEDA serumlar, iğneler, maskeler, kan tahlilleri.
ELVEDA soğuk radyoterapi koridorları
ELVEDA ameliyathaneler
ELVEDA MR’lar, PET’ler, Tomografiler, Eko’lar
ELVEDA Doktorlar, hemşireler, yoğun bakımlar
ELVEDA gökyüzü, deniz, dağlar, ovalar
ELVEDA hep hayalini kurduğum bahçeli ev ve dikmeyi hayal ettiğim sebze-meyveler
ELVEDA mutfak balkonumun penceresinde gelmemi bekleyen asla gelmeyeceğimi bilmeyen çiçeklerim
ELVEDA Mavi, Yeşil, Turuncu, Kırmızı
ELVEDA Emel Sayın, Erol Evgin, Sezen Aksu, Volkan Konak
ELVEDA yarım kalmış hatimim
ELVEDA Cevşenim, Ashab-ı Bedirim, Ashab-ı Uhudum, Celcelutiye duam
ELVEDA Erkam’m, oğluşum, avukatlık lisans törenine gelemeyeceğim için özür dilerim
ELVEDA boncuk gözlü güzel kızcem, Ayşem artık senin doktor olduğunu da burdan izlerim
ELVEDA yakışıklı olmayan kocam seni çok yordum galiba hakkını helal et!
3 milyondan fazla kişiye terör soruşturması açan bu iktidara daha kaç AİHM kararı lazım ve milyonlarca euro ödeyen bu iktidar ne zaman adaleti düşünecek? "Kral çıplak!" diye haykırıyoruz, "Gerçek adalet nerede?" diye haykırıyor tüm mağdurlar.
Hukuk Devletinde Varsayımla Ceza Olmaz: FETÖ Yargılamalarında Toptancı Yargılama Dönemi Kapanmalıdır
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, dün açıkladığı üç ayrı kararla, toplamda 2.420 Türk vatandaşının yargılamasında hak ihlali yapıldığını tescil etti. Bu kararlarla birlikte, benzer dosyalar kapsamında AİHM tarafından ihlal tespit edilen kişi sayısı 6.884’e ulaştı.
Ortaya çıkan bu vahim tablonun ardında; her bir kişinin yarım kalmış hayatları, geride bekleyen çocukları, dağılan aileleri ve telafisi mümkün olmayan itibar kayıpları var. Diğer tarafta ise, AİHM’in açıkça ‘sistematik sorun’ olarak nitelediği bu tabloyla hala yüzleşmeyen bir anlayış bulunmaktadır.
Üstelik bu sayılar katlanarak artacak. Adalet Bakanlığı verilerine göre 2016–2024 yılları arasında silahlı terör örgütü suçundan verilen mahkûmiyet sayısı 332.176. Bu süreçte ceza hukukunun en temel güvenceleri olan “şahsilik” ve “kanunilik” ilkeleri, yerini kategorik, otomatik ve genelleyici bir cezalandırma pratiğine bırakmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Daire'nin Yüksel Yalçınkaya kararını referans alarak ısrarla vurguladığı hususlar şunlardır:
🔴 Söz konusu yapının içindeki herkesin ya da her ByLock kullanan kişinin "otomatik" olarak terörist sayılması, hukuk devleti ilkesi bakımından temelsiz bir yaklaşımdır.
🔴 ByLock kullanımı, tek başına "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlaması için kesin ve yeterli bir delil kabul edilemez. Mesaj içerikleri incelenmeden, bu içeriklerin suç teşkil edip etmediği ortaya konulmadan verilen mahkûmiyetler, adil yargılanma hakkını (Madde 6) ihlal etmektedir.
🔴 Bir uygulamanın kullanımını, geriye dönük olarak otomatik bir terör suçu deliline dönüştürmek, ceza hukukunun omurgasını oluşturan “kanunsuz suç ve ceza olmaz” (Madde 7) ilkesini fiilen askıya almak anlamına gelir.
Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca, AİHM kararlarının gereklerini yerine getirmek siyasi bir tercih meselesi değil; doğrudan anayasal bir zorunluluktur.
Gelinen noktada atılması gereken makul ve zorunlu adımlar açıktır:
🟢 AİHM'in de en uygun giderim yolu olarak işaret ettiği üzere; mevcut ihlal kararları ışığında, benzer durumda olan binlerce dosya için yargılamanın yenilenmesi yolu açılmalıdır.
🟢 İktidar ve yargı organları, sistematik hale gelen bu hak ihlallerini durduracak yasal ve idari tedbirleri gecikmeksizin hayata geçirmelidir.
🟢 Yargılamalarda “niyet okuma”, varsayım ve şablonlar yerine; somut ve ikna edici delil kriterlerine geri dönülmelidir.
Unutulmamalıdır ki adalet, ancak her bir dosyanın kendi özgül koşulları içinde ve evrensel hukuk standartlarına uygun biçimde değerlendirilmesiyle tecelli eder. Bu ağır mağduriyetlerin bir an evvel giderilmesi şarttır.
Sağlık ocağında ameliyat,komadaki hastayı takip,kurşun çıkarmalar.Adama demezler mi aile hekimleri ne mide ilacı yazdırmıyorlar bu ne iş,yersen.Seviye bu.takdir ediyorum senarist ve yapımcıları #TaşacakBuDeniz
Rezaletin daniskası.Sürmene sağlık ocağında tanılar havada uçarken hastaneler çaresiz.Sadece kızın annesi kim sorusuna harcanan iki bölüm #TaşacakBuDeniz
72 yaşında alzheimer hastası, yoğun bakım ünitesinden cezaevine gönderilen İbrahim Güngör bugün vefat etmiş. Yaşadığı sürece karıncayı bile incitmediğinden ve 1 kuruş haram yemediğinden eminim. Birkaç milyoncuğu yetkili ve de etkililerin cebine indirmiş olsaydı, cezaevine hiç girmemiş olacağından da.
Allah bu haksızlıkları yapanların da, yedirenlerin de, yiyenlerin de belasını versin!
İbrahim Güngör
Hasta mahpus
Menemen R Cezaevindeydi
Sonunda öldü.
O kadar ihmal ve ısrarla, inatla Cezaevinde tutma!!!
Bu bir ölüm değil, cinayet!
Tahliye edilmesi gerekeni zorla tuttular ve öldü.
Başınız göğe erdi mi?
@adalet_bakanlik
72 yaşındaki ağır Alzheimer hastası İbrahim Güngör dün cezaevinde vefat etmiş. Hasta da olsa canlı tahliye olamamış, tahliyesi tabutla olacak maalesef.
#HastaTutsaklaraÖzgürlük
TR Cezaevlerine bir bebek daha girdi.!!!
Ev hapsi verilebilecek Merve Zayıma mahpusken doğum yaptırdılar ve lohusayken bugün Edirne Cezaevine gönderdiler!
Eskişehir 2.ACM Hâkimi ısrarla bunu dayatıyor.
@NachoSAmor bunu da raporlara katınız.
Teşhir edeceğiz! @adalet_bakanlik