1sabah uyaniyoruz dunyada ne siyaset var,ne cumhrbskni var,ne bOsbakan var,ne sinirlar var,butun para birimleri esit,vergi de vermeden baris icinde, bedavadan gecinip gidiyoruz.Hayir yani sectiklerimizle ulke yonetmek cok pahali bu devirde.Bence masraflari biraz kisalim 🤓
Ben CHP'nin yerinde olsam, şu anda iç değerlendirme ve hesaplaşma ayrı olmak kaydıyla, ilk iş Türkiye'nin gerçek nüfusunu ve tüm seçmen listelerini birebir kontrol edecek bir sistem kurmanın peşine düşerdim...
İktidar 16 Nisan referandumunda, seçim biterken bir anda havadan 2.5 milyon sahte seçmen icat etti ve referandumu da öyle kazandı. O 2.5 milyon sahte seçmen bugün hala yaşıyor ve AKP'ye çalışıyor...
Nüfus sayımızda bence bir sorun var ve iktidar son seçimlerde her şeye rağmen bu sayede her seferinde sandıktan çıkmayı becerebiliyor...
Bu konu araştırılmalı...
Seçimi kazandıktan sonra, ilk imzalayacağım kararnamelerden biri, maçların artık şifresiz olarak TRT’de yayınlanmasını sağlamak. Milletin küçücük zevklerini bile çaldılar. Böylece milleti TRT’yle de barıştıracağım ve TRT gerçekten milletin kanalı olacak.
Şu an, şu saatte bir ilçe belediyesinin organizasyonuyla sahnede olmam gerekiyordu.
Olmadı; evde oturuyorum.
Neden olmadı?
Neler oldu?
Son 6 yıldır sahne gösterileri yapıyorum!
Bir tek gün, bir tek belediyenin kapısını çalmadım!
Menejerime ve organizatörlerimize kesin tavrımı belirttim;
“benim adıma hiçbir belediyenin kapısını çalmayacaksınız!
Davet olursa o başka; hangi partiden olursa olsun belediyeler halkın belediyesidir, o belediye başkanı bunu bilse de bilmezlikten gelse de…”
6 yıldır yaklaşık 400 gösteri yaptım.
Bunların sadece 10 küsür tanesi belediye gösterisi… Çünkü ben hiçbir belediyenin kapısını çalmadım, sadece az sayıda davete icabet ettim…
Belediyeleri de açıkça söyleyim; CHP, AKP, MHP, bir de Tunceli Belediyesi; TKP… Davet eden bunlardı.
Parti demişken, partilerden gelen teklifler de olmadı değil! Oldu.
Kabul etmedim!
“Sanatçı siyaset yapmaz” zırvasına inandığım için değil! Ben particilik değil ama siyaset yapıyorum! Ben kendimi bildim bileli anti kapitalistim. Benim filmlerim de anti kapitalist filmler!
Bunun için kendimce bedel ödüyorum; en basit kapitalist tabirle; “Kardan zarar ediyorum”
Ancak hangi partiden olursa olsun; belediyeler halkın belediyesidir. Bu nedenle belediye logosu ile yan yana gelirim ama parti logosu ile yan yana gelmem!
Her neyse, parantez işareti yapmadan açtığım parantezi kelimeyle kapatıyorum!
Üç gün önce Trakya’daki bir ilçe belediyesinden davet aldık. Her konuda anlaştık!
“Belediye başkanımız gösteriden önce bir konuşma yapabilir mi” diye sordular.
“ Belediyeler tüm halkın belediyesidir, parti propogandası yapmayacaksa, yapabilir” dedik!
“ Emin olun başkanımız parti propagandası yapmayacak” dediler!
Bir tanıtım videosu istediler!
Çektim, yolladım.
“Belediye başkanımız, belediyenin ismini de geçirebilir mi, diye sordular” şeklinde bir mesaj aldık.
Tam yeni bir video çekmeye hazırlarken yeni mesaj aldık;
“Belediye başkanımız gösteriyi iptal ettiler”
“Sebep?”
“Belediye başkanımız, Müfit Bey’in sosyal medya paylaşımlarını görmüş. Gösteriyi iptal etti”
Çıkan kısmın özeti budur!
Behey başkan!
Ne varmış paylaşımlarımda!?
Bir kelime hakka, hukuka aykırı paylaşımım olsa savcılar gereğini yapardı!
Siz kimsiniz! ?
Bir partinin oylarıyla başkan olmuş olabilirsiniz! Ancak her partiden bütün halkın belediye başkanısınız!
Belediye’nin bütçesi her partiden insanın vergileriyle oluşuyor!
Siz ne demek istiyorsunuz?
Belediye sizin babanızın çiftliği mi?
Her partiden vatandaşların vergisiyle oluşan bütçeyi sadece sosyal medya paylaşımlarını beğendiğim yandaşlarıma harcarım” mı demek istiyorsunuz?
Siz bilirsiniz!
Ben kapınızı çalmadım; siz benim kapımı çaldınız! Ancak ben bu zihniyeti hem yerden yere çalar hem halkıma, milletime şikayet ederim!
Benim derdim para değil, derdim para olsa ben sizin kapınızı çalardım siz benim değil!
Neyse!
Belediye başkanının gösterimizi iptal ettiği haberi gelince ben kahkaha attım. Gerçekten kahkaha attım; şahitlerim var!
Organizatör arkadaşımız Batuhan:
- Hocam, üzülmediniz mi? Neden gülüyorsunuz, dedi?
- Neden üzüleyim, dedim. Dün benim için böyle bir belediye başkanı yoktu, bugün yine yok. Benim için yok hükmünde, nesine üzüleyim!
Eskilerin dediği gibi; bir belediye başkanın duasıyla var olmadım ki, bedduasıyla yok olayım!
O belediye başkanı kaç yıldır var bilmiyorum!
Ancak ben 1986’da Kartal Sanat İşliği Tiyatrosu’ndan beri, 1990 Levent Kırca Olacak O Kadar programından beri varım!
Bu tür belediye başkanlarının adaletsiz, liyakatsız zihniyetlerini yok etmek için varım!
10 Ay sonra yerel seçimler var!
Bu belediye başkanın karşısında kim varsa onun yanında yer alıp bu başkana karşı tek kişilik gösteri yapmak istiyorum! 5 kuruş para almayacağım! Çünkü benim derdim para değil; Her vatandaşın parasıyla oluşan belediye bütçesini sadece kendi yandaşlarına yedirmeye çalışan,
belediyeyi kendi babasının çiftliği sanan belediye başkanına ders vermek!
Bu dersi dert edindim, sevenlerimin desteğini bekliyorum!
@spasabld #SüleymanpaşabeleyeBaşkanı
Kilicdaroglu'nun 8 saatte cekilen ve yayin suresi 4 saatten uzun BabalaTV'deki programini yayinlanir yayinlanmaz yerimden kalkmadan seyrettim. Tepkileri de gorup o konuda da yazabilmek icin 2 gun bekledim.
Oncelikle 74 yasindaki bir insan icin cok zor olmasi beklenen programda, 8 saat boyunca her soruyu sakince, gulumseyerek, notlar alarak ve buyuk bir ciddiyetle, hicbir polemige girmeden cevapladi. Salona nasil girdiyse ayni enerjiyle cikti. Ben 54 yasinda birisi olarak ayni enerjiyi gosterebilir miydim emin degilim.
Sorularin bir kismi insanlarin kisisel sorunlariyla ilgiliydi. Bunun nedeni de insanlarin normal yollardan sorunlarini cozemedikleri icin sosyal medyada one cikarak toplumsal baski ile cozum bulabilecceklerine inanmasi diye dusunuyorum. Adalete guven tamamen sifirlanmis durumda cunku.
AKP'li birisinin CHP'nin sandik guvenligini neden iyi saglayamadigi konusundaki sorusuna sandik guvenligi diye bir konunun neden var oldugunu sorarak cevaplamasi, ne kadar dogru ve hazir cevap bir kisi oldugunu da gosterdi.
AKP'li olmadigini ve Diyarbakirli oldugunu soyleyen kisinin sorularina buyuk ciddiyetle cevap verirken, bu kisinin son derece laubali dinleyisini hic umursamamasi, ne kadar guclu bir sinir sistemi oldugunu da gosterdi, cunku ben olsam ucarak kafa atardim gibi hissettim :)
Tum gorusme boyunca tek bir kisiyi bile kirmadi, hic kimseye kotu soz soylemedi, hicbir konuda ajitasyon yapmadi. Hic kimsenin sozunu kesmedi. Son bolumde sorularin topluca soruldugu zaman aldigi kisa notlari, toplu cevap verirken o kadar etkili kullandi ve her soruyu soran kisiyi oturdugu yeri hatirlayarak cevapladi ki, hatiplik konusunda da rakibinden cok daha ustun oldugunu gosterdi.
Sonuc olarak ben Kilicdaroglu'nun Turkiye icin buyuk bir sans oldugunu dusunuyorum. Elinde sihirli bir degnek oldugunu dusunmuyorum, secilirse kucaginda cok buyuk sorunlar olacak ve bu sorunlarin cozulmemesi icin de ugrasacak bir muhalefet ile karsilasacak. Ama bu sorunlari cozmek icin elinden geleni yapacagi konusunda benim bir endisem yok.
Erdogan secilirse, ekonomik olarak bugunlerden cok daha buyuk sorunlar yasayacagimiz icin bu durumu ortbas etmek icin ya baska daha buyuk milli bir sorun uyduracak ya da fakirden alip kendinden olan zenginlere vermeye devam edecekler ya da cok daha baskici ve totaliter bir rejim uygulayarak her muhalif sesi bastirmak icin ugrasacaklar. Ama iki durumda da bence tunelin ucu duvar, carpmamak mumkun degil.
Bu yuzden eger Kilicdaroglu secilirse, biraz olsun nefes alip butun sistemi bastan asagiya degistirmek ve yeni bir kurtulus savasi vermek kaydiyla umut var.
Bu yuzden mutlaka oyumuzu kullanalim ve umudu secelim.
Bodrum Kaymakamlığıyla görüştüm deprem bölgesine gidecek olan tüm seçmenler Muğla’daki Kaymakamlıklara bizzat başvursun bilet organizasyonunuz ücretsiz yapılacak! Türkiye’deki tüm Kaymakamlıklar depremzedelerin biletlerini organize ediyor. Mümkün olduğu kadar paylaşın! #OyVer@hataylifilozof@thePerdesiz@borabinyousef