Verdiği söze rağmen hesabını kapatmayan TunayAKın 70. günü🤥 @tunay_1072. Sözünü tutmayana ne denir? İnsanlar şerefleri için yaşarlar, sahte profil arkasına gizlenerek ülkesinin kurucusuna hainlik yapanların yanı Vahidettin gibi İngiliz uşaklığıdır.
Verdiği söze rağmen hesabını kapatmayan TunayAKın 69. günü🤥 @tunay_1072. Sözünü tutmayana ne denir? İnsanlar şerefleri için yaşarlar, sahte profil arkasına gizlenerek ülkesinin kurucusuna hainlik yapanların yanı Vahidettin gibi İngiliz uşaklığıdır.
Şu görüntülere iyi bakın!
Trump uğruna halkı zapturapt altına alıyorlar!
Bizi aldıkları halkanın içinden insan kaçırır gibi yurttaşları çekip gözaltına alıyorlar!
Ne uğruna? Daha fazla kan aksın, silah tüccarları kazansın, haritadan pay ve rant kapılsın!
İl başkanımızı yaka paça aldıranlar bilsin: Bu memlekette sosyalistler var! Ayaklarına limuzinler, halılar serdiğiniz katillere karşı buradayız!
Müdürenin hangi üniversite mezunu olduğunu, ataması ne zaman yapıldı, formasyon aldı mı? Öğrenemedik. Bir şekilde konu hızla gündemden düştü.
Paylaşın dostlar lütfen
EMLAK KRALI Adalet Bakanı; Türk Mahkemelerine hiç kimse parmak sallayamaz, dedi!
Oldu yiğidim! Doğru söylüyorsun. Şahit olarak da, Rahip Bronson'u ve Die Welt Muhabiri Deniz Yücel'i göster!
Anayasa Mahkemesi Kararlarına uymayan yargıçlar, Türk Adaletine parmak mı sallıyor, yoksa parmak mı atıyor?
Ya, usulsüz olarak villalar edinen Başsavcı o parmakla ne yapıyor? Okşuyor mu?
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi�� oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
#SonDakika | Trump'ın uçağının Ankara'ya indiği dakikalarda Özgür Özel'den çok sert sözler:
🗣️ "O Trump ki, Türkiye'ye gelip Anıtkabir'i ziyaret etmeyen bir Amerikan Başkanıdır. Taslak programa Anıtkabir ziyareti yazıp sonra o ziyareti çıkarıp da Ankara'ya gelen bir Amerikan Başkanının bugün Erdoğan tarafından çocuklarla karşılayacağının haberleri geçmektedir. Eğer Amerikan Başkanı çocuklarla karşılanacaksa o çocuklar ellerinde İran'da öldürülen 165 kız çocuğunun resmini tutmalıdır!"
https://t.co/EKzCDFvYTl
NATO Zirvesi öncesinde gazetecilere yönelik operasyonlarda T24 Dış Haberler Editörü Buse Söğütlü ile Odatv Editörü Ceren Erdoğdu gözaltına alındı. Aynı operasyon kapsamında Yıldız Tar tutuklandı.
Medyascope muhabiri Hazar Dost ‘’ifadesi eksik’’ gerekçesi ile manavda bulunduğu sırada gözaltına alındı.Bugün serbest bırakıldı.
BirGün çalışanı Kayhan Ayhan ise ‘’halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlaması ile evinden gözaltına alındı .Bugün tutuklamaya sevk edildi.
Fatma Sibel Gürcihan da “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklandı.
Merdan Yanardağ ‘’Casusluk’’ suçlaması ile aylardır tutuklu…
Ve Basın Özgür !
Bakın bu fotoğraf 2 sene önce Amerika'da yapılan NATO zirvesinden.
Binlerce kişi Beyaz Saray önünde NATO'yu protesto etmişti, kimse tutuklanmadı.
Türkiye'de ise NATO zirvesini protesto eden yüzlerce kişi gözaltına alındı, tutuklandı. AKP iktidarı Amerika'dan bile daha Amerikancı.
Kayhan’ı tanımayanlar, sadece sosyal medyada takip edenler bile, kanser hastası annesine ilaç temin edebilmek için nasıl çarpındığını bilir. Hasta annesine bakan bir evladı, gece yarısı baskınıyla gözaltına almak gerçekten insanlık suçu.
Duruşmaları neden canlı yayınlamadıklarını gayet iyi gördüğümüz gibi, mahkeme salonunda olanları kamuoyuyla paylaşan gazetecilerin neden gözaltına alındığını da anlıyoruz. Kayhan’ın aktardıkları mahkeme zabıtlarında yok mu?
“Sosyalist vekiller olarak halkımıza bu barbarlığa karşı ses çıkarma, mücadele etme çağrısı yapıyoruz”
Ankara'da NATO Zirvesi'ne yönelik protestolara polis müdahalesi ve gözaltıların ardından EMEP, TİP ve DEM Parti milletvekilleri, polis ablukası altında ortak açıklama yaptı