"İndir beni yoksa çığlık atarım. Bu cadde boylu boyunca insan dolu."
"At çığlık, ben de onlara sarhoş kız kardeşimin sarhoş olup eve gitmemeye direndiğini söylerim."
"Kız kardeşin mi oldum şimdi?"
"Gey arkadaşın değil miydim ben senin? Sen de kız kardeşim ol iki dakikalığına."
"Yalancısın," diye mırıldandım hafifçe omuz silkerek. "Bayağı iyi kafa yapıyormuş bu şeyler." Kaşları hafifçe kalktı. "Gerçekten o küçük kafanın içinde kayboldun değil mi?"
"Varis, ne oldu?"
"Bir şey yok," dedi boğuk bir sesle, hafifçe öksürerek. Gözlerini araladı.
"Ödümü kopardın." Derin nefeslerimin arasında homurdanabildim.
"Asıl sen benim ödümü kopardın."
V: Mal, doğru bir terim değil.Ama sen, öylesin Ada.Senin ruhun, bedenin,o küçük kafanın içindeki şeytanların,iki elmas gibi göz yuvalarına konuşlanmış yeşil gözlerin.Fark etmez.Bana aitsin. İçini rahatlatacaksa şunu da bil,ben de sana ait olabilirim. Sadece kabullenmen gerekiyor.
V: Hayatının içindeyim, Ada.
V: Çünkü hayatın benim.
Hayatım onun muydu? Bu çocuk da benim gibi hiç gerçekleşmeyecek rüyâlar mı görüyordu geceleri yoksa bana mi öyle geliyordu?
A: Sana ait bir malmışım gibi davranmayı kes.
𝙑𝙖𝙧𝙞𝙨𝙚𝙧𝙚𝙛𝙨𝙞𝙯 𝘼𝙙𝙞𝙣: Söylemek istemeyeceğin bir şeyse o zaman ben tahmin etmek zorunda kalacağım.
𝘼𝙙𝙖: Kitap okuyordum. Oldu mu?
𝙑𝙖𝙧𝙞𝙨𝙚𝙧𝙚𝙛𝙨𝙞𝙯 𝘼𝙙𝙞𝙣: Kitabın bende.
𝘼𝙙𝙖: Ne kitabı?
𝙑𝙖𝙧𝙞𝙨𝙚𝙧𝙚𝙛𝙨𝙞𝙯 𝘼𝙙𝙞𝙣: Gazap Üzümleri.
"Çok sevdin galiba sweatshirt'ümü, hâlâ çıkarmamışsın?"
"Ne seveceğim be senin kıyafetini. Hak ettiği gibi davranıyorum ona, bahçemde çamur ediyorum işte."
"Bilemedim," dedi etrafı işaret ederek. "Çok sevdiğin çiçeklerinin yanına bile sokmuşsun."
"Biliyorsun," diye mırıldandı. "Eğer benimle olursan, kimse yanına yaklaşamaz. Yanına yaklaşmayı bırak, hakkında tek kelime etmeye cesaret edemezler bile. Verdiğin nefesi bile solutmam."