@ozturk0378@Orhan_Y58@aykiri Sen inandığın dine kendin uy da birilerine hakaret etmeyi kesip sonra insanlarla belki insanca ve bilgiyle bir tartışmaya girebilirsin
Özel okullarda çalışan öğretmenlerin maaşlarının devlet okullarında çalışan öğretmenlerle eşit olması gerektiği ilkesini 2014 yılında MEB müsteşarı iken Yusuf Tekin değiştirdi. Kimi kime şikayet ediyorsunuz?
Maisie Williams, çocukluğunda babasıyla yaşadığı travmatik ilişkiyi anlattı:
🔹 “8 yaşımdan önce babamla oldukça travmatik bir ilişkim vardı.”
🔹 “Bunu çok detaylandırmak istemiyorum.”
🔹 “Çünkü kardeşlerimi ve bütün ailemi de etkiliyor.”
🔹 “Bu durum çocukluğumun büyük bölümünü kapladı.”
🔹 “Kendimi bildim bileli uyumakta çok zorlandım.”
🔹 “Yaşanan birçok travmatik şeyin yanlış olduğunu o zaman fark etmiyordum.”
🔹 “Ama diğer çocuklara bakıp bunu düşünüyordum.”
🔹 “Neden bu acıyı, korkuyu ve endişeyi anlamıyorlar?”
🔹 “Ne zaman ben de neşeyi hissedeceğim diye soruyordum.”
🔹 “İçimde sürekli kötü bir şey olacak hissi vardı.”
🔹 “Bunu nasıl geçireceğimi bilmiyordum.”
🔹 “8 yaşlarımdayken okulda gerçekten çok zorlanıyordum.”
🔹 “Bir öğretmen beni öğretmenler odasına götürdü.”
🔹 “Bana ne olduğunu sordu.”
🔹 “Aç mısın dedi, ben de evet dedim.”
🔹 “Kahvaltı yapıp yapmadığımı sordu.”
🔹 “Hayır dedim, çünkü evde kahvaltı yoktu.”
🔹 “O öğretmen doğru soruları soruyordu.”
🔹 “O gün ilk kez her şey masaya döküldü.”
🔹 “Yine de başta buna karşı çıktım.”
🔹 “Beni babamdan almaya çalışıyorlar diye düşündüm.”
🔹 “Bir şekilde şartlandırılmıştım.”
🔹 “Dünyam bir anda tersine döndü.”
🔹 “Babamı artık görmek zorunda olmadığım için çok rahatlamıştım.”
🔹 “Ama bu, bildiğim her şeye tersti.”
🔹 “Özgürleşmiş hissedip aynı anda o korkuyu taşımaya devam edebiliyorsun.”
🔹 “Çünkü bütün problemler bir anda kaybolmuyor.”
#itiraf 5. sınıfta bursluluk sınavına kimliğim olmamasına rağmen ve 20 dk geçmesine rağmen babam beni okulun bahçesinde evire çevire dövdüğü için girebildim
Türkiye’de yaklaşık 45 bin kişi öğretmen olmadan sınıflara girip ders anlatıyor.
Bu kişiler nasıl oluyor da öğretmenlik (!) yapabiliyor?
Bakanlık neden bu kişileri sınıfa sokuyor?
Murat Can, 25 yaşındaydı. Üniversite mezunuydu. Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri bölümünden mezun olmuştu. Okuduğu bölümden iş bulamadığı için yaklaşık 2 senedir kuryelik yapıyordu.
23 Kasım akşamı, bir sipariş teslimatına giderken trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Kaza Denizli, Siteler Mahallesi Tokat Caddesi’nde meydana geldi.
Murat Can kendi şeridinde ilerlerken, karşı şeritten gelen ve ani dönüş yapan bir sürücü tarafından 12,5 metre sürüklenerek hayatını kaybetti. Kaza dediğime bakmayın aslında CİNAYET!
Çarpan kişi bir ‘DOKTOR’du. Murat Can, kaza yerinde çok kan kaybetti. Doktor müsveddesi müdahale etmedi! Murat Can’a çarpan sürücü bir Devlet Hastanesi’nin acil bölümünde Doktor olarak görev yapmaktadır. Ancak olay esnasında şokta olmamasına rağmen Murat Can’a müdahale etmemiştir. Olay yerinde Murat Can’a müdahale etmediği kamera görüntülerinde ve tanık ifadelerinde görülmektedir.
Murat Can, vefat ettikten 12-13 saat sonra sürücü serbest bırakıldı. Sebebi de Doktor olmasıydı. Bu Doktor hala görevine devam etmektedir.
Bilirkişi raporuna ve güvenlik kamerası kayıtlarına göre sürücü %100 kusurlu bulunmuştur. Buna rağmen herhangi bir işlem yapılmamış ve sürücü hayatına normal bir biçimde devam etmektedir.
Murat Can bir sayı değildi. Bir tablo satırı, bir yıllık rapor, bir dipnot değildi. Bir hayattı. Bir evlattı. Bir arkadaştı. Ve Murat Can, bu ülkede her yıl binlercesi gibi, trafikte ÖLDÜRÜLDÜ!
Bakın, kelimeyi özellikle seçiyorum: Kaza demiyorum. ÖLDÜRÜLDÜ diyorum.
Çünkü bugün Türkiye’de: Aşırı hızla, alkollü şekilde, telefonla, kuralları bile bile hiçe sayarak araba kullanan insanlar, ölümcül bir risk aldıklarını biliyorlar.
Ama biliyorlar ki: “Yakalanmam belki. Yakalanırsam da birkaç yıl. İndirim olur. Ertelenir. Çıkarım.”
İşte Murat Can’ı öldüren şey sadece o araç değildi. Bu cezasızlık algısıydı.
Her yıl bu ülkede 6 bine yakın insan trafikte ölüyor. Bu bir savaş bilançosu. Ama biz buna hâlâ “kaza” diyoruz. Sanki kimsenin sorumluluğu yokmuş gibi.
Soruyorum: Alkollü araç kullanmak bir tercih değil mi? Aşırı hız yapmak bir tercih değil mi? Telefonla direksiyon başına geçmek bir tercih değil mi?
Eğer bunlar tercihlerse, sonucu ölüm olduğunda bu artık basit taksir değildir. Bu bilinçli bir şekilde işlenen CİNAYETTİR.
Sesimizi duymayan herkes de bu ADALETSİZLİĞE ORTAKTIR!
#MuratCanPekeroğluİçinAdalet
#KazaDeğilCinayet
#KuryelerÖlmesin
#şikayetimvar
@adalet_bakanlik@abakingurlek@saglikbakanligi@drmemisoglu