KADER, yukarıdaki birinin şöyle olsun diye birimler veya toplumlar hakkında yazdığı bir yazgı değildir.
KADER BİR TETİKLEME SİSTEMİNİN ADIDIR!
Herkes kader yokmuş gibi elinden gelen her TEDBİRİ ALMAK ZORUNDADIR.
UYARICI GÖNDERMEDEN OLAYI YAŞATMAYIZ, DİYOR KİTAP!
Uyan!
Dünya’da yaratıldık; ne olduğumuz hakikatimiz bildirildi, kimimiz buna iman etti kimimiz etmedi ve sırayla bedenlerimizi terk edip edindiklerimizle kuantum beynimizin dünyasında, onun yeni özellikleriyle yaşamımıza devam edeceğiz. Bedenli yaşamı iman doğrultusunda değerlendirebilsek.
AHMED HULÛSİ
Vay hâline tüm hümeze (arkadan dedikodu yapıp çekiştiren) ve lümeze (kınayıp tahkir eden) güruha!
O ki, varlık topladı ve onu tekrar tekrar saydı (her gün banka hesabına bakıp ne kadar param varmış, kontrol etti. A. H. )!
Hümeze 1,2
O'nunla savaşmak, ALLAH'la SAVAŞMAK gibidir. HU ALLAH'tır, ALLAH HU'dur. HU; bu isimle kendisini kesinlikle anlatmak istemez... Daimi bir ÖRTÜ içindedir; kah zengin olur, kah fakir olur... Fakirlere yardım eder, yardım ettiği O'nun kim olduğunu bilmez. Kapılarını çalar, zarfı verir, 'eyvallah' der, döner gider. Herhangi bir kayıtla KAYITLANMAZ. Vasıf, nitelik ve nicelik Ona ait değildir. YARATILMIŞ DEĞİLDİR... SUBHAN'dır, Onu da ÖRTER... TEKLİK ilmi içinde yer alır, TEKLİKten bahseder ama kimseye kendi ÖZÜndeki lakapla anılmasını izin vermez... Kah muhafızakardır, kah soyunuktur, ÇIPLAKtır. Madde onun için hiçbir şey ifade etmez!!! AKLI MANAya dönüktür, YÜKSEK AKILdır... Dostlar arasında alışverişini iyi yapar. Bazen AKı KARA, KARAyı da AK olarak gösterir. Ve bunu tüm ALEMe de KABUL ETTİRİR.... Neden, niçin, nasıl gibi sorular sormaz. HÜKÜM HU'ya AİTTİR!... Hükmünden kolay kolay vazgeçmez... Çok değişik yüzleri vardır; bu yüzler insanları ALDATABİLİR.... Ama O'na kimse dokunamaz. Dokunamayacağı bir yüze geçer... TEK BİR YÜZDE KALAN, KAYITLANMIŞ olur... Kimden mi bahsediyorum? HU'dan, bir VELİ'den...
“Allâh şehâdet eder, kendisidir “HÛ”; tanrı yoktur; sadece “HÛ”! Esmâ’sının kuvveleri olanlar (melâike) ve Ulül İlm de (ilim açığa çıkardığı mahaller) bu hakikatin Hak oluşuna şehâdet eder, Adl’i (tekliği) kaîm kılarlar. Tanrı yoktur, sadece “HÛ”; Aziyz, Hakiym’dir”(3:18)
In Sufism, what is referred to as the “secret of the letter B”—known as the first letter of the Basmala—is a metaphor.
The contemporary interpretation and meaning of this metaphor is holography.
The saying “the part mirrors the whole” is itself a metaphor pointing to this reality.
Even the Name “HU” indicates the point / quantum potential within the part.
Without sensing the “I” as a bodiless and spaceless existence, it is not possible to resolve or comprehend this matter.
@AhmedHulusi
Bir mezar taşına ne söylerseniz söyleyin; ister kâfir deyin, ister putperest, ister mecusi, isterse ne kadar güzel olduğunu anlatın. Söylenenlerin hiçbiri ona ulaşmaz, onda karşılık bulmaz.
Ölmeden evvel ölmek de böyledir. Olumsuz ya da olumlu hiçbir söz, onun üzerinde tutunamaz. Çünkü o, övgüye de yergiye de bağlanamaz.
Ölmeden evvel ölmüş bir insanın yüceltilmeye ihtiyacı yoktur. O hakikatten bir gömlek giymiştir.Libası odur.İsteseniz de onu değiştiremezsiniz.
Aklını, zekanı arttıramazsın çünkü onlar beynin çalışma mekaniğiyle ilgilidir. Oysa bilgini arttırabilirsin ki bu beyin kapasitesidir. Bu yüzdendir ki Kuran'da "rabbim ilmimi arttır" duası önerilmiştir. İlim/bilgi/data beynin daha kapsamlı, daha büyük resim görmesi içindir.
AHMED HULÛSİ
Yeryüzünde açığa çıkmış en muhteşem BEYİN, ismi, "ALLAH" olanı hatırlatmaktadır
ismi "İNSAN" olup "KURÂN" ile ikiz kardeş olana!
O Muhteşem ZÂT hürmetine hatırlayanlardan olmak nasip olsun; ki biz doğumunu değerlendirenlerden olalım."
AHMED HULÛSİ
Lâ" nın manası ancak "Allah'ın âlemlerdeki tasarrufu âlem sûretleriyledir" başkaca değil, uyarısı anlaşıldıktan sonra fark edilir ve nasipte varsa yaşanır!. Sır "LÂ ilahe" nin anlaşılmasında, ve "illallah"ın açılımı olan" "alemlerdeki tasarruf" konusundadır. Bu çok iyi anlaşılmalıdır. Çokları anladım sanarak bunu hiç idrak etmeden kendini "vahdet ehli" diye avutarak geçer gider!
AHMED HULÛSİ
Frekans boyutunda oluşan olayların ara ara çıkması, Tecellî-i Berkî olarak anlatılırken; HER AN YENİ bir ŞANda oluşla o olayları yaşamak da Tecellî-i Zâtî-i Dâimî olarak anlatılan hususlar arasında yer alıyor.
Bu tip insanlarda ZUHUR yerine TECELLİ vardır.
O tecelliyi yaşayan, Allah’ı VAHİD olarak görür.
Vahidül Ahad,
Ahadüs Samed bu gibi yaklaşımlarla görür ve Ondan açığa çıkan POTANSİYEL ve potansiyelin oluşturduğu o oluşum da FREKANS BOYUTUna ait olan bir yaklaşımdır.
Bir tweeti okumadan, anlamadan ve içselliğine varmadan retweet etmemelisiniz. O tweet daha sonra sizin başınıza musallat olabilir ve siz bunun farkına bile varmayabilirsiniz.
“DUA” kelimesine takılmayın!
Beyninizden geçen her talep, istek, beyninizin hakikatını oluşturan Allah esması özellikleri olan potansiyel tarafından “dua” olarak algılanır.
Dersiniz ya, şöyle olmasını istemiştim, Allah gönlüme göre verdi, diye!
Duanın kabulü, SENDEN sanadır!