Devlet kimi zaman en zor meselelerde bile cesur adımlar attı.
Bugün de milyonlarca insanı ilgilendiren KHK sorunu için aynı cesaret bekleniyor.
Bu mesele siyaset değil; ev, aile, ekmek, gelecektir.
#KHKToplumsalYara
Ülkemizin en temel sorunları yapilan KAMUOYU ARAŞTIRMALARI na yansıyor.
Bu sorunlardan biri hem de en önemlilerinden biri de KHK MAĞDURİYETİ dir. #KHK
Cumhurbaşkanı Sayın @RTErdogan tarafından;
"Tabanı İBADET, ortası TİCARET, tepesi İHANET" şeklinde tarif ve tavsif edilen...
Tabandaki İBADET yapısının yüzbinlerce doğrudan muhatabı, aile bireyleriyle milyonlarca kişi bu kangrenleşen soruna bir neşter vurulmasını bekliyor.
Önemli bir kısmının psikolojik sorunlara muhatap hale geldiği, özellikle çocuklarının siyasetin ötesinde devlete dargın ve kırgın olduğunu gözlemlediğimiz bu büyük kitlenin sorunlarına yönelik beklentileri var.
Ama en önemlisi bu insanların DEVLET KURUMLARI VE SİYASET EHLİ TARAFINDAN MUHATAP ALINMA BEKLENTİLERİ VAR.
Devletin toplumsal barış ve kardeşliği pekiştirme adına dün öyle bir şey olmaz denilen adimlar atılırken milyonlarca vatandaşının sorununa ilgisiz kalması beklenemez.
Cumhurbaşkanı Sayın @RTErdogan ve MHP Genel Başkanı Sayın @dbdevletbahceli nin bu anlamda atacakları adımlara muhalefetin de ilgisiz kalmayacağı açıktır.
-- Sorun bizim insanımızın...
-- Sorunu çözmesi gereken biziz...
Sorun öylesine büyümüş ki artık siyaset üstüdür.
#KHKToplumsalYara
Dün Eskişehir’de kurulan “Adalet Sofrası”nda bir araya geldik.
Başta KHK mağdurları olmak üzere, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve farklı toplum kesimlerinden adalet arayışında olan vatandaşlarımızın düzenlediği “6. Günyüzü Etkinlikleri”ne katıldık.
Bu vesileyle çağrımızı bir kez daha yineliyorum;
Önce ADALET,
Herkes için ADALET,
Her daim ADALET!
Ali Babacan:
“Çok açık ortaya koydum.
1) Hakkında soruşturma veya kovuşturma olmayanları,
2) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilenleri,
3) Beraat kararları alanları,
KHK ile ihraç edildikleri kamu görevlerine iade edeceğiz. Başka hiçbir şeye bakmayacağız.”
#Alibabacan
#TürkiyeninDEVAsı
#KHKlarİptalEdilirse
Yargı Paketi Değil, Oyalama Paketi!
Bu pakette KHK'liler yok, hasta mahkûmlar yok, Covid mağdurları yok, ehliyet affı bekleyenler yok, çek mağdurları yok.
Milletin beklentilerine sırtını dönen hiçbir düzenleme, adalet paketi olarak anılamaz!
15 Temmuz Fethullahçı Mel'un Darbe Girişiminden beri Türkiye olağanüstü bir dönem yaşadı. Üzerinden 10 yıl geçti ve hukuki normalleşmenin geciktiği de açıktır.
Ben normalleşme sürecinin başladığını ve de başta ANAYASA MAHKEMESİ olmak üzere YARGITAY ve DANIŞTAY'ın bu sürecin öncüsü olacağını düşünüyorum.
Zira olağanüstü süreç ve teyakkuzu da bir yüktür. Bu yükün devletin üzerinden kalkması; örgüt takip ve tecziye çabasının normale dönmesi hem devleti hem de siyaseti rahatlatacaktır.
Ve yargılanma ya da ihraç edilme durumuyla başbaşa olduğu halde Türkiye'de kalmaya devam edip örgütsel yeniden yapılanma içinde olmayanlara devletin sıcak ve geri kazanıma yönelik yaklaşımı da gerekiyor.
Bu da örgütle sağlıklı mücadele yöntemlerinden biridir.
Bu ülkede binlerce baba, bir mahkeme kararı olmadan işinden edildi.
Binlerce aile, bir gecede yayımlanan KHK’lerle ekmeğinden, güvencesinden ve geleceğinden koparıldı.
Babalar cezalandırılmadı sadece…
Eşler cezalandırıldı.
Çocuklar cezalandırıldı.
Anneler cezalandırıldı.
Birçok çocuk, Babalar Günü’ne babasının elini tutarak değil; işsizliğin, yoksulluğun ve belirsizliğin gölgesinde girdi.
Devletin şefkat ve adaletle görmesi gereken bir grup da KHK’lı vatandaşlarımızdır.
Türkiye Cumhuriyeti, kendi vatandaşlarından adaleti esirgememelidir.
Adaletten ayrılmak zulümdür.
Ayrılan zalimdir.
Devlet zalim olamaz.
Devlet haksızlığa kayıtsız kalamaz.
200 bine yakın KHK’lının maruz kaldığı haksızlıklara daha fazla göz yumulamaz.
#YenidenRefahPartisi #YenidenRefah #YenidenErbakan #SuatKılıç
Suçlu ile suçsuzu ayıramadınız, sonra da binlerce insanı sosyal ölüme mahkum ettiniz.
Beraat edenin de takipsizlik alanın da hayatını idari inatla karartamazsınız. Bu insanlara adalet borcunuz var, özür borcunuz var.
#khklıçözümistiyor#KHK
Arada KHKlıların yaşadıkları çıkıyor karşıma.
Çin bizim ailemize, akraba ve yakınlarımıza tam da bunu yapmıştı diyorum.
Bize zulüm eden ALLAH’ın düşmanı Çin idi.
Anlıyorum.
Fakat, KHKlılara zulmedenler ve zulmü alkışlayanların Müslüman olması beni derinden sarsıyor.
Anlamıyorum.
Onlar için yapabileceğim hiçbir şey yok. En azından bu haksızlığa rıza göstermiyor ve onlara dua ediyorum.
Benim de dört çocuğum var. Ben onların yaşadıklarını yaşasaydım, eşim ne yapacaktı? Çocukların başlarına neler gelecekti acaba?
Bir birimize dua edelim.
ALLAH ne güzel vekildir. 🌱
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
@E_SemihYalcin Fosil diyerek cümleye başlayıp ağza alınmayacak şeyler söyledin, şimdi nezaketten bahsediyorsun. Bülent Arınç binlerce masum KHK lının sesini duyurdu. Ben de beraat-takipsizlik kararı alıp masumiyetini ispatlamış bir KHK lıyım. Cevap verin lütfen şimdi Apo benden daha mı masum?
Anadolu’da insanlar evlatlarına isim koyarken “adıyla yaşasın” diye dua ederler ki çocuklar onlara verilen isimlerin anlamı gibi bir karaktere sahip olsun.
Sana da edep sahibi olasın diye Edip; cömert ve hoşgörü sahibi olasın diye de Semih adını vermişler lâkin heyhat! Olamamışsın…
Her eline kalemi aldığında kime yakası açılmadık hangi hakareti etsem diye düşünen isminin anlamlarından uzak bu kişinin iki yıldır hakkımda yazdıklarını okuyor lâkin cevap verme ihtiyacı hissetmiyordum. Bunun iki nedeni var. Birincisi bu gibi isimlere karşılık verdiğinizde gemi azıya alırlar ve daha da hakaretamiz ifadelere sarılırlar. İkincisi ve daha önemli olan ise MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye karşı olan saygımdı. Sayın Bahçeli bana karşı olan eleştirilerinde çoğu zaman sert olmuştur ama 12 Eylül Darbesi’nin ardından ülkücülerin davalarını üstlenmem sebebiyle bütün ülkücülerin bana karşı sevgi ve saygısı olduğunu, kendisinin de bunu çok iyi bildiğini ifade etmiştir.
Lâkin geldiğimiz noktada had aşıldı, sabır taşı çatladı…
Geçtiğimiz Cumartesi günü yaptığım bir konuşmada ifade ettiğim fikirler üzerine senin o irin damlayan kaleminden bana doğru akıttığın ifadeler bende tutmaz. 40 yıldır siyasetin içindeyim, tek rehberim de vicdan ve ahlâk oldu. Bugüne kadar bana karşı çemkirdiğin tüm ifadeleri temerrüt faizi ile sana iade ediyorum.
Senin için “kimdir bu?” diye sorduğumda ne diyorlar biliyor musun?
“Şaribül leyli ven nehar”
Tarih alanında profesörmüşsün, sen anlarsın ne demektir bu…
Seninle ortak bir acımız var; evlat acısı. Dünyanın en büyük acısıdır yalnız onu yaşayanlar bilir derler. İnan benim bir gecede saçlarım kırardı. Böylesine bir acıyı yaşayan insanlarda gözlemlediğim bir şey var. İnsanın vicdan terazisi hassaslaşır, merhamet kapıları ve gönül gözü ardına kadar açılır. Senin ise merhamet kapılarına zincir vurulmuş, vicdan terazin tartmaz gönül gözün kör olmuş.
Ezcümle diyeceğim şudur. Bu insan artık bunlara son vermelidir. Aksi takdirde kendisini bizzat Sayın Bahçeliye şikâyet edecek ve kendisinin yardımcısı sıfatını taşıyan bu kişinin hakaretlerine son vermesini isteyeceğim. Bu hakaretlere karşı artık sesimi kısmak niyetinde değilim.
Geçtiğimiz Cumartesi günü Tam Demokrasi Platformu’nun düzenlemiş olduğu “Toplumsal Barış ve Siyaset İlişkisi” başlıklı konferansa konuşmacı olarak katıldım.
Büyük oranda KHK’lılar sorununa değindiğim konuşmamdan öne çıkanları kısa bir video olarak paylaşıyorum; konferansın tamamını dinlemek isteyenler de aşağıdaki linkten ulaşabilirler.
🔗 https://t.co/9EgeNfKnbK
İhanet takımı gitti, ticaret takımı parasını verdi; ibadet tabakası ise baskı altında eziliyor!
Gariban Anadolu evlatlarının KHK zulmü altında ezilmesine izin vermeyeceğiz!
AİHM Büyük Dairesi
son kararıyla, AY 38 ve TCK 2’de yer alan “kimseye, işlendiği sırada kanunların suç saymadığı eylemlerden ceza verilemez” hükmünü yargımıza hatırlatmış oldu.
AİHM kararlarının kanun hükmünde olduğunu hatırlatmamıza da umarım artık gerek kalmaz. (AY 90/son).
Yıllardır söylüyoruz. Dilimizde tüy bitti.!!!
Avrupa insan hakları Mahkemesi karar verdi .Kanunsuz suç ve ceza olmaz…
Peki kaybolan bunca yılların hesabını kim verecek…
"Evladını kaybetmiş bir baba, o acılı gününde iktidar partisine dönüp 'Benim cenazeme bürokratlar veya Ankara'dan gelenler gelmesin.' diyorsa bu, çok ciddi bir duygusal kopuştur."
@avbulentkaya
Grup Başkanvekili
İstanbul Milletvekili