Polis, TBMM’ye girmek isteyen CHP’li vekillerin önüne barikat kurdu. Bülent Tezcan, polislere tepki gösterip barikatı aştı:
“Milletvekiliyiz biz Meclis’e gireceğiz. Manyak mısınız siz? Adamı hasta etmeyin!”
Ahmet Hakan'ın yazdığına göre patronun madencilerin alacağını ödeyecek parası varmış ama ödememiş. İçişleri Bakanı'nın telefonunu beklemiş. İçişleri Bakanı da bir telefonla meseleyi çözecekken çözmemiş bugüne kadar beklemiş.
Ücret ödeme talimatı ne zamandan beri İçişleri Bakanı @mustafaciftcitr ye kaldı?
-Çalışma Bakanı @isikhanvedat siz neredesiniz?
-Adalet Bakanı @abakingurlek bu ülkenin yargısı ne işe yarar
-Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı @aBayraktar1 bu herife neden ruhsat yağdırdınız?
Bir dava düşünün. Davanın iddianamesini hazırlayan savcı Adalet Bakanı olarak bugün davanın hakimlerini atayan kişi. Yani HSK’nın başı. Yani hem iddia eden hem de yargılayan ve hüküm kuran kişi konumunda. Neresinden baksanız adil yargılama ilkesine aykırı. Neresinden tutsanız elinizde kalıyor.
Olmadı! @cemkucuk55 'e yaysın diye verdiğimiz yalanları iddianameye koyamadık. Diploma hikayesi de Sorbonne'da patladı.
Haydi şimdi baştan alıyoruz.
Hazır mısın @cemkucuk55 ?
1 haftada ne oldu da apar topar Gürlek yönetimden ayrıldı?
CHP Genel Başkanı Özel, Savcı Akın Gürlek'in, yasak olmasına rağmen, 9 ay Eti Maden'de yöneticilik yaptığını gösteren belgeler açıkladı.
Bunların yanında çok önemli bir belge daha var:
* Eti Maden, Lüksemburg'un resmi ticaret sicil gazetesine Gürlek'in yöneticiliğinin 2027 yılına kadar süreceğini bildiriyor. Bildirim tarihine dikkat: 29 Temmuz 2025.
* Ama ne olduysa bir haftada karar degişiyor. Yeni bildirimde Gürlek'in yönetimden ayrıldığı belirtiliyor. Tarih: 6 Ağustos 2025
* Şirketin bütün resmi evrakları Gürlek'in, İBB soruşturmasını yürütürken Eti Maden'de yönetici olduğunu kanıtlıyor.
Paralel Yargı Yapılanması
İstanbul Cunhuriyet Başsavcısı özel şirketten maaş alıyor, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi'ne ayar veriyor.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı askıya aldı İstanbul adliyesi.
Uyarıyorum: Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasasızlaştırma sürecinde bir eşik atlanıyor!
Bugün bir mahkeme, Tayfun Kahraman hakkında Anayasa Mahkemesi’nin esastan verdiği karara uymayacağını açıkladı.
Anayasa’nın 138. ve 153. maddeleri çiğnenirse, yarın biri “Ben de Meclis’i, milletvekillerini, Cumhurbaşkanını tanımıyorum” der.
Kim bunu nasıl savunabilir?
Yol yakınken bu yanlıştan dönülmelidir.
Sabahın köründe bir grup gazeteci gözaltı olmayan, gözaltına alınıyor, ÇGD hariç gazeteci örgütlerinden bu saate kadar doğru düzgün bir tepki bir tivit olsun paylaşım yok. Neydi kurbağa mı haşlanıyordu? Soslu kurbağa bacağının tadına mı doyum olmuyordu?
Özgür Özel, Akın Gürlek’in ETİ Maden’in Lüksemburg’taki Yönetim Kurulu’nda görev aldığını açıkladı.
Kanuna göre bir savcı ikinci bir görevde bulunamaz. İşte O Belge;
Özgür Özel : Bir başsavcı başka görev alamaz derken, eti maden'in lüksemburg'taki şirketinden buna maaş bağlandığını biliyor musunuz?
Biliyorsanız nasıl görevde tutuyorsunuz? Bilmiyorsanız şimdi ne yapacaksınız?"
Evet cevap bekliyoruz!
Helalleşmeye destek veren biri olarak bu çıkışı gerçekten ürkütücü buluyorum.
Bir siyasetçinin “iyi müzakere ettim, 14 vekil kazandım” demesi makuldür; çünkü bu siyasetin doğasında vardır.
Ancak Babacan’ın yaptığı, müzakereyi matematikle değil, varsayımsal bir seçmen gücüyle meşrulaştırmaya çalışmak.
O günün tablosunda bu vekil sayısına ulaşması için , “DEVA tek başına 2,5–3 milyon oy getirmiş olması gerekiyor. Ancak iddiası sahada da, sandıkta da hiçbir veriyle örtüşmüyor.
Üstelik aynı dönemde Ankara gibi kritik bir yerde Sadullah Ergin ısrarı, toplumsal karşılığı olan bir müzakere değil, tersine bir siyasi yük oluşturdu.
Kısacası; helalleşmenin anlamı geçmişle yüzleşmekti, rakamları ve olanları çarpıtmak değil.
@alibabacan
Bütçeyi siz batırdınız yalanı bitti. Ölmüyorsunuz o yüzden emekli maaşı yük oluyor yalanı da bitti.
Bakalım nasıl bir yalan bulacaksınız müdür?
@memetsimsek
Ben de sizi biraz o yıllara götüreyim
İğne 1951'den beri üretiliyordu. TÜPRAŞ, PETKİM, Türk Telekom, SEKA, Erdemir, Tekel gibi dev yatırımlar halkındı.
Evet, gerçekten şaşırtıcı ama iğne yapamazken(!) halkın fabrikası Ereğli Demir Çelik'te çelik üretiyorduk.
Trajediye bakın 👇
Ece Sevim 15 Temmuz ile ilgili yazdığı yazılar nedeniyle FETÖ örgütüne yardım ettiği gerekçesiyle tutuklandı. 6 ay tutuklu kaldıktan sonra “algı oluşturduğu” gerekçesiyle 3 yıl 1 ay hapis cezası aldı ve tahliye edildi.
Konu Yargıtay aşamasına gelince Yargıtay emsal bir karar vererek dedi ki: “Hüküm, olası kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır”
Hatta tam olarak şu gerekçe karara geçti: “Şüpheden sanık yargılanır ilkesi uyarınca bir suçtan cezalandırılmanın temel koşulunun, suçun kuşkuya yer verilmeyecek şekilde ispat edilmesine bağlı olduğunu, kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddiaların sanıkların aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı…”
Bu hükümden yararlanarak beraat eden ve gazeteciliğe dönem Ece Sevim ne yazık ki başka insanlara aynı hakkı tanımıyor.
Yarım açıklamalar, faraziyele ve evhamlarla insanların masumiyet karinesini zedeliyor, suçlu oldukları yönünde bir algı oluşturmaya çalışıyor.
Bilmiyorum bu da toplumsal trajedimiz mi, garabetimiz mi?
Bazı hakların ne kadar değerli olduğunu yaşayarak öğrenenler bile ötekine aynı hakkı reva görmüyor.