Hakkını arayan insanların toplum tarafından yalnız bırakılması çok canımı sıkıyor. Her seferinde. Bugün işçiler, geçmişte ve yarında hayvanlar/ağaçlar, kadınlar, onuru zedelenmiş her bir canlının her seferinde yalnız bırakılması, kafaların çevrilip görmezden gelinmeleri çok vahim
25 senelik AKP iktidarında çekilmiş tarihi fotoğraflardan bir diğeri. Çocukları korumaktan aciz bir yönetim. Üstelik ne utanmaları var ne arlanmaları. Depremde öl. Ölmedin mi, açlıktan öl. Ölmedin mi, okul saldırısında öl. Onlar koltuklarını kaybetmesin, yeter.
erkeklerin 8 mart kutlamak yerine yapabileceği şeyler:
- fail arkadaşıyla ilişiği kesmek
- çevresindeki en az bir erkeği bilinçlendirmek
- neden emekçi vurgusu yapmaması gerektiğini anlamak
- "ana bacı avrat" empatisi yapmadan mağdura destek çıkabilmek
Her 8 Mart'ta özellikle erkeklerin tartışmaya açmaya doyamadığı "emekçi" vurgusuna dair kısa bir not:
Kadınların yaşadığı eşitsizlikler yalnızca ücretli emek ilişkileriyle ya da sınıfsal konumuyla açıklanamaz. Patriarka aile içinde, siyasette ve gündelik yaşamda farklı sosyal konumlardaki tüm kadınları etkileyen yapısal bir sistemdir. Öte yandan emek yalnızca ücretli işte çalışanlarla sınırlı değildir. Ev içi emek, bakım emeği, duygusal emek gibi çoğu zaman görünmeyen faaliyetler de emek üretir. 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak adlandırılması kadınların farklı toplumsal konumlarını, görünür ve görünmeyen tüm emek biçimlerini kapsar.
Kutlu olsun #8Mart💜
bu surecte ilk hedef alınan trans bireyler ve cinsiyet kalıplarını yıkmıs diger bireyler oldu cunku en az destek alan dıslanması en kolay onlardı zamanla giydiginiz kravatın renginden saclarınızı ne kadar kestiginize kadar her seylerinize karısacaklar nefes dahi alamayacaksınız
Şeriat bir anda gelmez. Sinsi adımlarla, yavaş yavaş gelir. Önce kadının asli görevi analıktır denir. Sonra kadınlar yüzünden erkekler işsiz kalıyor denir. Eğitime ne gerek var denir. Ve bir gün bir bakmışsınız, kadının dışarı çıkması dahi yasak. Şeriat işte böyle gelir.