Bir toplum, kendini seçilmiş ve ahlaken üstün sayıyorsa farklı olanla yaşayamaz. Bu üstünlük ilahi bir vaade veya ideolojik bir kurtuluş anlatısına yaslanabilir. Şu halde karşı taraf/başkası ya ilahi olarak sapmış bir topluluktur ya da yanlış fikirlerce kandırılmış bir kalabalıktır. Dolayısıyla artık ötekiyle ilgili yalnızca iki ihtimal vardır: ya kurtarılacaktır ya da etkisiz hâle getirilecektir.
📍OECD ve Eurostat verilerine dayanan Le Monde analizine göre, Türkiye eğitim ve genç istihdamında derin bir kriz yaşıyor. Gençlerin üçte biri ne okulda ne işte, kadınlar ve mezunlar işgücünden dışlanıyor. Le Monde, Türkiye’nin “bir nesli kaybetme” riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgularken, bu tablo özellikle Güneydoğu Anadolu’da çok daha görünür hale geliyor.
https://t.co/3I1AwOcA7U
📍Bir odadan avuçlarımıza, oradan iğne ucuna uzanan bu serüven, insanlığın sınırlarını zorluyor. Teknoloji, bize daha bağlantılı, daha bilgili ve daha üretken bir dünya sunuyor. Ancak bu güç, aynı zamanda dikkatli kullanılmazsa çeşitli riskler taşıyor.
https://t.co/ZrDJhedMpt
'Özdil’in yazısında ne bilimsel bir derinlik ne de insani bir duyarlılık var. Yazıyı baştan sona okuduğunuzda, satır aralarında nevrotik bir kaybetme korkusu hissediliyor. Ama o korkunun yöneldiği yer yanlış. Çünkü bu ülke, farklılıklarını bastırarak değil, kabullenerek büyüyebilir.'
https://t.co/cykwyuy2n1
Bu görüntüler, toplumsal barış ve devletin bekası için risk alan cesur siyasilerin vizyonuyla mümkün oldu. Buna vesile olanlar tarihe geçecektir. Süreci sığ yaklaşımlarla küçümseyenler ise yanılgı içindedir ve tarih karşısında kaybedecektir.
Yıllardır örgütün yanında ya da karşısında durarak varlık ve hareket alanı kazanan kesimlerin siyasi argümanları artık geçerliliğini yitirmiştir. Güvenlikçi, korku ve paranoyaya dayalı, ilkel ve sözde 'milliyetçi' anlayışlar çağdışı kalmış ve iflas etmiştir. Toplumsal barışı engelleyen bu zihniyetin tarih sahnesinden çekilmesi gerekmektedir.
Bunun yerine, sorunları doğru analiz eden, cesur ve kapsayıcı çözümler üreten, düşmanlaştırmayan, her kesimin hassasiyet ve taleplerini gözeten, tüm renkleri kucaklayan, kendine güvenen ve çağın gereklerine uygun bir anlayış egemen olmalıdır.
Toplumsal barış, yalnızca silahların susmasıyla değil, zihinlerdeki önyargıların ve düşmanlıkların ortadan kalkmasıyla mümkün olacaktır. Bu, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Devlet, gündelik ve dar hesaplar yapmaktan kaçınarak uzun vadeli, sağduyulu ve kararlı bir yaklaşım sergilemiştir. Bu vizyoner duruşun ve kapsayıcı projenin Türkiye’yi hem bölgede hem de dünyada hak ettiği konuma taşıyacağından eminim.
Bu, ilk önemli eşiğin aşılmasıydı. Kalıcı bir barışın inşa edilmesi dileğiyle, bu hayırlı sürecin başarıyla sonuçlanmasını temenni ediyorum.
#SONDAKİKA #Süleymaniye #HayırlıCumalar #TerörsüzTürkiye #SilahlarSusuyor #silah #Tören #Rojbaş #Barış #pkksilahbırakıyor
Varsa eğer böyle bir durum, sosyolojik bir olaydır bana kalırsa. Köyü, arazileri olan bir kişinin belediyede işe alınması, bireysel bir ahlak sorunundan ziyade feodal düzenin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Bu durum, iktidar hırsı, nüfuz kazanma arzusu ve makam-mevki elde etme çabasının bir göstergesidir. Belediyedeki pozisyon, düşük maaştan çok daha fazla, sosyal statü ve güç sağlama potansiyeli taşır. Tıpkı muhtarlık gibi, bu tür makamlar, maaştan ziyade jandarma, öğretmen, imam gibi devlet temsilcileriyle muhatap olma imkânı sunarak kişiyi "devletin bir parçası" haline getirir. Ayrıca, bu pozisyonlar daha büyük rantlara erişim fırsatı da sağlayabilir. Bu nedenle, mesele ahlaki bir sorundan çok, feodal düzenin ve güç arayışının bir ürünü olarak görülmelidir bence.
Köyü var,arazileri var.
Köyde yanında çalışan 3 aile var.
2 aile arazilarini ekip, biçiyor,
1 aile hayvanlarına bakıyor.
Kendiside gelmiş belediyede çalışıyor.
Sosyolojik olay mı?
Psikolojik olay mı? Çözemedim.
Ahlaki mi ? Değil mi ? Çözemedim.
Kendisi mi Ahlaksız?
Yoksa onu işe alan mı ahlaksız?
Gene çözemedim.
Canlı Yayın || Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Kasım Gülpınar, Edessa TV, Güneydoğu TV ve Kanal Urfa'nın ortak canlı yayın konuğu... https://t.co/G979zCcm2t
📍Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın M.Kasım Gülpınar, kentin 3 televizyon kanalının ortak canlı yayınına konuk oluyor. Ben de Edessa TV adına bu özel yayında yer alacağım. Şehrimizin sorunlarını, yürütülen çalışmaları ve merak edilen tüm başlıkları Başkan’a soracağız. Kaçırmayın...
📍Bu haftaki konuğum, Şanlıurfa’nın en eski eczacılarından ve eski milletvekillerinden Sayın Mustafa Niyazi Yanmaz. Ticaretten siyasete, maneviyattan edebiyata, hayatın içinden samimi bir sohbet sizleri bekliyor. Bir ömrün birikimini ve Urfa’nın dönüşümünü konuşurken, insanın iç dünyasına dair derinlikli konulara da dokunacağız. @mnyanmaz @HasanSavas_ @edessatvcomtr
Dünyada ve ülkemizde formal eğitim, artık maddi bir getiri ya da sınıfsal bir avantaj sağlamıyor. Dahası, sosyal statü, itibar ya da saygınlık gibi manevi ve psikolojik kazanımlar da giderek zayıflıyor. Hal böyle olunca, okumanın ve akademik çabanın cazibesi büyük ölçüde kaybolmuş durumda; bilgi edinme ve öğrenme süreci, bir zamanlar taşıdığı o büyüleyici çekiciliği yitirmiş görünüyor. Bakalım bu süreç neye evrilecek...
Deprem, doğanın gerçeği ve doğal bir felakettir. Ne doğaüstü güçlerin bir cezası ne de dış mihrakların bir tertibidir. Ve Türkiye, bir deprem ülkesidir. Bize düşen artık bu hakikati kabullenip kararlılıkla gerekli önlemleri almaktır. #deprem#depremoldu#SONDAKİKA#sallandık
PKK, kendini feshetti. Bu tarihi gelişme, Türkiye ve bölgede yıllardır özlemi duyulan barışın, kardeşliğin, demokrasinin ve özgürlüklerin yeniden filizleneceği; halkların bir arada huzurla yaşayabileceği yeni bir dönemin miladı olsun. #SONDAKİKA#fesih#PKK12#TerörsüzTürkiye
📍Demokrat Parti Genel Başkanı Sayın Gültekin Uysal’ın katılacağı bu özel yayınımızda, ulusal ve bölgesel sorunları tartışacak ve çözüm yollarını konuşacağız. Sakın kaçırmayın!..
@DpGultekinUysal @HasanSavas_ @edessatvcomtr