T.C.
…………………………………… HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİNE
KONU: İdari izin talebi
T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün
“İdari İzin” konulu, E-66836956-010.07-404473 sayılı yazısında;
2026-2027 eğitim ve öğretim yılı uyum eğitimleri ile aile katılım etkinlikleri kapsamında, 7-11 Eylül 2026 tarihleri arasında okul öncesi, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin velilerinden birine, talebi hâlinde ve hizmetlerin aksatılmaması kaydıyla, öğrencinin kayıtlı olduğu eğitim kurumunun ders saatlerine uygun olarak, söz konusu etkinliklere katılım amacıyla günde toplam üç saati aşmayacak şekilde idari izin verilebileceği bildirilmiştir.
…………………………………… okulunda …………… sınıfında öğrenim gören çocuğumun 2026-2027 eğitim ve öğretim yılı uyum eğitimi/aile katılım etkinliklerine katılabilmem amacıyla, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin anılan yazısı kapsamında;
7-11 Eylül 2026 tarihleri arasında, çocuğumun okulundaki ders ve uyum etkinliği saatleri dikkate alınarak, günde toplam üç saati aşmamak üzere tarafıma idari izin verilmesini arz ederim.
…/09/2026
Ad Soyad:
Unvan:
Görev Yeri:
Sicil/Personel No:
İmza:
EKLER:
1- T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün
E-66836956-010.07-404473 sayılı “İdari İzin” konulu yazısı
2- Öğrenci belgesi / okul kayıt belgesi (gerektiğinde)
Uzmanlık unvanı yalnızca diplomada kalmamalıdır.
Aile hekimliği uzmanları, diğer tüm uzman hekimler gibi aynı uzmanlık eğitimini tamamlıyor, aynı unvanı taşıyor. Ancak konu mali haklara geldiğinde bu unvan yok sayılıyor.
Bir sağlık sistemi, uzmanlığını değersizleştirerek güçlenemez.
Bugün talebimiz yeni bir ayrıcalık değil; mevcut uzmanlık unvanının hakkının teslim edilmesidir.
Uzmanlık eğitiminin karşılığı ücrette, teşvikte ve tüm mali haklarda açıkça görülmelidir.
Bu akşam sesimizi tek bir ortak talepte birleştiriyoruz.
Uzmanlık karşılıksız kalmasın.
#UzmanlaraEşitlik
Muayenehaneleri hedef alan bir düzenleme geliyor…
Kamudaki meslektaşım,
“Beni ilgilendirmiyor.” diyor.
Kamuda teşvik sistemi değişiyor…
Özel hastanede çalışan meslektaşım,
“Bana dokunmaz.” diyor.
Özel hastanelerde hekim ücretleri düşürülüyor…
Kamudaki meslektaşım,
“Benim meselem değil.” diyor.
Üniversitelerde yıllardır beklenen akademik zam yapılmıyor…
Diğerleri,
“Bizim sorunumuz değil.” diyerek sessiz kalıyor.
Ve sonra…
Sıra herkese geliyor.
Çünkü bugün bir hekimin hakkı gasp edilirken sessiz kalan, yarın kendi hakkı elinden alınırken yalnız kalır.
Hekimlerin çalışma yerleri farklı olabilir;
ama emeği, onuru ve geleceği ortaktır.
Hekimlerin teşvik ek ödemesi gerçekten neye göre hesaplanıyor?
Kamuoyunda yaygın olarak düşünülenin aksine, hekimlerin teşvik ek ödemesi yalnızca bakılan hasta sayısına veya yapılan tıbbi işlemlere göre belirlenmemektedir.
Bugün uygulanan sistemde, Bireysel Hedef Katsayısı (BHK) adı verilen hesaplama yöntemiyle teşvik ek ödemesini etkileyen çok sayıda kriter bulunmaktadır.
Bu hesaplamada; tıbbi işlem puanları, branş ortalamaları, Z skoru, standart sapma, hastanenin rol grubu, aktif çalışma süresi, cerrahi ve girişimsel işlem oranları, branşa özgü hedefler, görevlendirmeler, personel ve altyapı durumu, başhekim tarafından verilen muafiyet kararları ile Bakanlık tarafından belirlenen eşik değerler ve katsayılar gibi çok sayıda değişken birlikte değerlendirilmektedir.
Üstelik hekimin geliri yalnızca kendi yaptığı işlemlerden değil; aynı branştaki diğer hekimlerin performansından, hastane ortalamalarından ve çeşitli istatistiksel hesaplamalardan da etkilenmektedir.
Hekimlik; algoritmalarla tam anlamıyla değerlendirilebilecek bir meslek değildir. İyi hekimlik; bilgi, tecrübe, etik sorumluluk ve hastaya ayrılan nitelikli zaman üzerine kuruludur.
Hekimler, karmaşık algoritmalara göre puan üretmeye değil; hastaları için en doğru tıbbi kararı vermeye, gereksiz tetkik ve tedavilerden kaçınmaya, güvenli ve bilimsel sağlık hizmeti sunmaya odaklanmalıdır.
Bu nedenle Hekim Birliği; hekimlerin toplam gelirinin en az %80'inin emekliliğe yansıyan sabit tek kalem maaştan, en fazla %20'sinin ise performansa dayalı ek ödemeden oluştuğu; gelir güvencesini esas alan, iyi hekimliği koruyan, mesleki bağımsızlığı güçlendiren, adil ve sürdürülebilir bir ücret sistemini savunmaktadır.
@saglikbakanligi@drmemisoglu
Hekimlik, Sigma Formüllerine Sığmaz!
📊 Hekimliği; normal dağılım eğrileriyle, sigma hesaplarıyla ve algoritmalarla ölçmeye çalışmak, mesleğimizin özünü göz ardı etmektir.
Bir hastaya ayrılan süre, doğru tanı, gereksiz tetkikten kaçınma, etik karar verme, komplikasyonu önleme ve vicdani sorumluluk; hiçbir istatistiksel modele tam olarak sığdırılamaz.
Hekimlik; puan üretme yarışı değil, insan hayatını koruma sorumluluğudur.
Yeni yayımlanan düzenlemelerde hekimleri yalnızca sayısal performans göstergeleriyle değerlendiren yaklaşımı kabul etmiyoruz. Hakkaniyet, hukuk ve bilimsel gerçeklik temelinde itirazlarımızı her platformda dile getirmeye devam edeceğiz.
📌 Mücadelemiz nettir:
✅ Toplam gelirin %80'i sabit ve emekliliğe yansıyan tek kalem maaş olmalıdır.
✅ Performans ve teşvik ödemeleri toplam gelirin en fazla %20'sini oluşturmalıdır. ✅ Hekimin emeği algoritmalarla değil; bilgi, deneyim ve nitelikli sağlık hizmetiyle değerlendirilmelidir.
Hekim Birliği olarak; adalet, hukuk ve hakkaniyet temelinde hekimlerin özlük ve mali hakları için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Çünkü iyi hekimlik, sigma eğrilerine değil; bilim, etik ve insan hayatına dayanır.
@saglikbakanligi
İyi hekimliği tam anlamıyla ölçebilen bir algoritma henüz yoktur.
Bireysel Hedef Katsayısı sunumunda dikkat çeken kavramlardan biri de "bonus" uygulamasıdır.
İlgili sunuma göre; branş muayene ortalamasını veya belirlenen nitelikli işlem ortalamasını aşan hekimlere bonus katsayısı verilmektedir.
Oysa hekimlikte amaç bonus kazanmak değil, hastaya en doğru, en güvenli ve en nitelikli sağlık hizmetini sunmaktır.
Hekimlik; yalnızca puanlar, katsayılar ve algoritmalarla ölçülebilecek bir meslek değildir.
Doğru tanı koymak, gereksiz tetkik ve tedavilerden kaçınmak, hastaya yeterli zamanı ayırmak, doğru endikasyonla girişim yapmak, komplikasyonları önlemek ve etik ilkeler doğrultusunda karar vermek tek bir sayısal göstergeyle değerlendirilemez.
Bu nedenle oluşturulacak teşvik sistemi;
- Temel gelirin yerine geçen değil, ek bir ödüllendirme mekanizması olmalı,
- Branşların farklılıklarını, risklerini ve çalışma koşullarını dikkate almalı,
- Bilimsel üretimi, eğitim faaliyetlerini ve sürekli mesleki gelişimi desteklemeli,
- Hekimin kontrolü dışındaki nedenlerle gelir kaybına yol açmamalı,
- Hekimleri birbirleriyle rekabete zorlamamalı,
- Daha fazla işlem yapmayı değil; doğru endikasyonu, hasta güvenliğini, kaliteyi ve iyi hekimlik uygulamalarını teşvik etmelidir.
Sağlık hizmetinin başarısı yalnızca nicelikle değil, güvenli, etik ve bilimsel nitelikle ölçülür. İyi hekimlik; bonus katsayılarıyla değil, hastaya sağladığı fayda, toplum sağlığına sunduğu katkı ve mesleki sorumluluğun gereğini yerine getirmesiyle anlam kazanır.
@saglikbakanligi
⚖️ HEKİM BİRLİĞİ KAZANIR!
Van 5. İdare Mahkemesi, Hekim Birliği Sendikası tarafından açılan davada çok önemli bir karara imza attı.
Sağlık Bakanlığı; 2914 sayılı Kanuna tabi araştırma görevliliği ve 4924 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli hekimlik sürelerinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 64. maddesinde düzenlenen "son 8 yılda disiplin cezası almayan memurlara 1 kademe verilmesi" uygulamasında dikkate alınamayacağını savunuyordu.
Mahkeme ise;
✅ 2914 sayılı Kanuna tabi araştırma görevliliğinde geçen sürelerin,
✅ 4924 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli hekimlik sürelerinin,
✅ Sağlık hizmetlerinde geçen bu hizmetlerin tamamının,
8 yıllık sürenin hesabında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Mahkeme, farklı statülerde geçen hizmet sürelerinin kazanılmış hak derece ve kademesinde değerlendirildiğini, disiplin hükümlerinin de benzer nitelik taşıdığını belirterek; son 8 yılda disiplin cezası almayan hekimin 1 kademe ilerlemesinden yararlanması gerektiğine karar verdi.
Bu karar;
📌 Araştırma görevliliği yapmış hekimler,
📌 4924 sözleşmeli statüde görev yapan hekimler,
📌 Daha sonra 657 kadrosuna geçen tüm sağlık profesyonelleri açısından son derece önemli bir emsal niteliğindedir.
Hekim Birliği olarak üyelerimizin özlük hakları için mücadele etmeye, hukuksuz uygulamalara karşı yargı önünde hak aramaya ve kazanımlar elde etmeye devam ediyoruz.
#HekimBirliğiKazanır #HukukBirGünHerkeseLazım #HekimBirliği
SABRIMIZ TÜKENİYOR!
5 ACİL TALEP,
TEK ÇAĞRI!
Sağlık sisteminde giderek derinleşen sorunlar artık görmezden gelinemez hale gelmiştir. Hekimlerin çalışma koşullarını, özlük haklarını ve mesleki itibarını doğrudan etkileyen, acilen çözülmesi gereken 5 temel talebimiz bulunmaktadır.
📍 Sağlık Bakanlığı Önü – Ankara
📅 26 Haziran 2026 Cuma
🕐 Saat 13.00
Hekim Birliği olarak, çözüm bekleyen taleplerimizi kararlılıkla dile getireceğiz.
Yetkililerin sorunları görmezden gelmeye devam etmesi halinde, önümüzdeki döneme ilişkin eylemsellik takvimimizi kamuoyu ile paylaşacağımızı şimdiden ilan ediyoruz.
Hekimlerin hak ettiği çalışma koşulları, hak ettiği özlük hakları ve hak ettiği saygınlık için mücadelemizi sürdüreceğiz.
@saglikbakanligi@drmemisoglu