♉ BOĞA VE YÜKSELEN BOĞA
İNSANLAR SENİ İLK GÖRÜŞTE YANLIŞ TANIYOR ÇÜNKÜ…
Seni ilk gördüklerinde sessiz, sakin ve fazla duygusuz biri sanıyorlar. Çok konuşmadığın için ilgisiz olduğunu düşünüyorlar, ağır hareket ettiğin için kararsız olduğunu zannediyorlar. Oysa seni gerçekten tanımayanların kaçırdığı en önemli şey şu; sen bir insana hemen güvenmediğin için kendini hemen göstermiyorsun. İç dünyanı herkese açmıyorsun ve bu yüzden birçok kişi seni olduğundan çok daha mesafeli biri olarak görüyor.
İnsanlar seni inatçı diye tanımlıyor ama aslında sen inattan çok tutarlılığı seviyorsun. Bir fikrini kolay kolay değiştirmiyorsun çünkü karar vermeden önce her ihtimali uzun uzun düşünüyorsun. Birileri gelip iki cümle söyledi diye yön değiştirmiyorsun. Dışarıdan bakınca “inat” gibi görünen şey, içeride sağlam durmaya çalışman oluyor. Seni tanıyanlar bunun güven verdiğini biliyor, tanımayanlar ise bunu kibir sanıyor.Bir başka yanıldıkları konu ise sabrın. Herkes her şeye katlandığını düşünüyor. Oysa sen sabırlısın ama sınırsız değilsin. Canını acıtan şeyi ilk seferde büyütmezsin, ikinci seferde de anlamaya çalışırsın, üçüncüde yine şans verirsin. Ama içinde bir kapı kapandığında bunu çoğu kişi fark etmez. Çünkü bağırıp çağırmazsın. Sadece eskisi gibi aramazsın, eskisi gibi anlatmazsın, eskisi gibi emek vermezsin. İnsanlar seni o noktaya getirdiklerini çok geç anlar.Aşkta da seni yanlış okuyorlar. Seni kolay elde edilen biri sananlar oluyor çünkü sevgini gösterirken hesap yapmıyorsun. Oysa sen sevgini esirgemediğin gibi, saygını da kolay kolay geri almıyorsun. Ama bir gün saygın biterse, sevgin tek başına ilişkiyi ayakta tutmuyor. İşte bunu anlayamayanlar “Bir anda değişti.” diyor. Gerçekte ise sen çoktan içinde vedalaşmış oluyorsun.En büyük yanılgı ise şu insanlar senin konfor alanını sevdiğini düşünüyor. Evet, huzuru seviyorsun ama gerektiğinde bütün düzenini bozacak cesarete de sahipsin. Sadece bunu gösteriş için yapmıyorsun. Karar verdiğinde sessizce yapıyorsun. Çoğu insan sen gittikten sonra senin ne kadar önemli bir yer tuttuğunu fark ediyor.
Boğa’nın en büyük sırrıdışarıdan sakin görünse de, kalbine gerçekten dokunan insanlar için herkesten daha derin hissedebilmesidir.
BOĞA
Sevgili Boğa, Temmuz sana “sabret” demeye gelmiyor. Sen zaten fazlasıyla sabrettin. İnsanları anlamaya çalıştın, kırıldığında sesini çıkarmadın, “biraz daha bekleyeyim” diyerek kendinden sürekli ödün verdin. Ama gökyüzü artık senden beklemeni değil, hayatını büyütmeni istiyor. 30 Haziran’da Jüpiter’in Aslan burcuna geçmesiyle birlikte önümüzdeki yaklaşık bir yıl boyunca hayatının temelleri yeniden şekillenmeye başlıyor. Evin, yaşadığın şehir, ailene bakışın, hatta geleceğini kuracağın düzen bile değişebilir. Bazılarınız taşınacak, bazılarınız ev sahibi olma yolunda önemli bir adım atacak, bazılarınız ise yıllardır ait hissetmediği bir yeri geride bırakıp “İşte şimdi doğru yerdeyim.” diyecek. Fakat gökyüzü sana şunu söylüyor: İçinde huzur olmayan hiçbir yere kök salma. Temmuz boyunca Merkür retrosu, para kadar kıymetli olan bir şeyi sorgulatacak; kendine verdiğin değeri. Sürekli seni arayan ama seni hiç dinlemeyen insanlar, emeğini normal görenler, iyi niyetini alışkanlık sananlar… Hepsi tek tek gözünün önünden geçecek. Bu ay bazı ilişkiler bitebilir ama bu bir kayıp olmayacak; tam tersine hayatında ilk kez gerçekten nefes aldığını hissedeceksin. Üstelik Temmuz’un ikinci yarısından itibaren iş ve maddi konularda beklenmedik konuşmalar, yeni teklifler ya da uzun vadede güven sağlayacak gelişmeler gündeme gelebilir. İlk bakışta küçük görünen bir fırsatın, birkaç ay sonra hayatındaki en doğru kararlardan birine dönüştüğünü görebilirsin. Ve sana bu ayın en önemli sırrını söyleyeyim Boğa… Kader bazen insana daha fazlasını vermeden önce, elindekilerin gerçekten sana ait olup olmadığını sorar. Temmuz boyunca bu sorunun cevabını vereceksin. O cevabı verdiğin anda ise sadece evin, işin ya da düzenin değil; bütün hayatın başka bir yöne akmaya başlayacak. Çünkü bu yaz senin hikâyen “idare etmek” değil, hak ettiğin hayatı kurmaya başlamak olacak.
Sana söz verip yarı yolda bırakan, seni uçuruma itip arkasını dönen herkesin yolu eninde sonunda kendi uçurumuna çıkar.. Buna ister karma diyin, ister ilahi adalet ama sistemin bir hafızası var ve hiçbir ihanet karşılıksız kalmaz. Senin iyi niyetini zayıflık, sessizliğini ise çaresizlik sananlar, aslında kendi yıkımlarını hazırlıyorlar. Bir gün, bugün sana yaşattıkları o sarsıntının aynısını kendi zeminlerinde hissettiklerinde, nedenini sormaya bile vakitleri olmayacak. Evrenin terazisi şaşmaz herkes eninde sonunda hak ettiği bulur.