1990'lı yıllarda köyü yakıldı, babası işkenceyle katledildi, 'kayıp' kardeşini ararken 12 cenaze buldu:
Davut Altunkaynak 12, Seyhan Doğan 13 yaşındaydı.
Bu çocuklar nasıl 'terörist' oluyor?
Barış için bu ölüm kuyularının aydınlatılması gerekir.
Komedyen Deniz Göktaş hakim karşısına çıkıyor:
"88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş."
https://t.co/piOFURuq1O
FON SOYGUNUNDA AKP ELİTLERİ !
VARAN 1 - Fatma Betül Sayan Kaya
SORU 1: 2008’de İBB’de işe girdikten iki ay sonra 85 bin $ burs alıp yurtdışına giden Fatma Betül, 2026’da borsaya yatırmak için 163 milyon TL’yi nereden bulmuştur?
SORU 2: Özata hisselerinin füze gibi fırlatılacağını nereden biliyorlardı ki, Nisan 2026’da 250 bin hisseyi birden satın aldılar, vatandaş kartının asgarisini ödeyemezken 163 milyon lirayı birden yatırdılar?
SORU 3: Fon skandalının patlayacağını nereden öğrenmişlerdi ki, yüzbinlerce yatırımcının parası içerde beklerken, işlem yasağından hemen önce, Eylül ayında 1.3 milyar TL’yi çekebildiler?
4- Büyün bunlar olurken SPK uyuyor muydu, yoksa uzman raporları hasır altı mı edildi? Milyonlarca emekli 23 bin, milyonlarca asgari ücretli 28 bin maaşa talim ederken, 5 ayda 1.1 milyar liralık soygunun hesabını kim verecek?
5- Vatan evlatları işsiz gezerken, Sayan kardeşlerden birisi bakan ve milletvekili (Fatma Betül), birisi bakan yardımcısı (Ömer Fatih), birisi büyükelçi (Ayşe) ve birisi İBB Meclis üyesi (Sümeyye) oluyor. AKP elitlerinden vatandaşa sıra ne zaman gelecek?
6- Bunca arsızlığa, ahlaksızlığa karşın sorumluluğu üstlenen kimse olmayacak mı?
7- İntihar eden emekli polis Ali Şekeroğlu rüyalarınıza girmiyor mu!
8- Utanma arlanma diye bir duygunuz kalmadı mı?
Vatandaş adına takipteyiz, peşinizi bırakmayacağız!
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar,
Yarın, 28 Eylül Pazartesi, Çağlayan Adliyesi’nde saat 10:00’da duruşmam var.
88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim?
İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş.
Biraz da cezaevinden havadisler: Sınıf atlama heyecanı var Karatepe’de mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı. Herkes bir gecede radikal seviyede artan refah seviyesine uygun davranmaya çalışıyor. Ben de buna uygun olarak bu tweette “zengin derdi” sayılacak bir konu seçtim: Cezaevi ve müzik.
“Müziksiz yaşayamam” tipi bir insan hiç olmadım, hatta epey de yaşarım ama “müziksiz 88 gün yaşayamam” tipi bir insanmışım meğer. Rüyalarımdan birinde; tahliye olduğumu fark edince hemen Peyk açıyordum ama Peyk olmayan bir şey çalıyordu. Radyo ve Dream Türk var ama hep Peyk olmayan bir şey çalıyor.
Şimdi övmeye çekiniyorum; TRT 2’yi övdüm, son 1 aydır yok. Radyo 3 sağolsun, Gojira çaldı 1 saat. Böyle mucizevi anlar dışında pek seçenek yok. Bu yüzden bu yaşa kadar ergen inadıyla taşıdığım Türkçe pop alerjimi aşmam gerekti. Bu hafta savunmama hazırlanırken 24 saat boyunca Dream Türk açıktı. Sadece yan komşum Haluk Levent, Mamak Türküsü ya da Haziran’da Ölmek Zor çaldığında TV’yi kapatıp avluya çıkıyorum. Kuyu tipinin tek iyi yanı akustiği olabilir.
24 saat Dream Türk izlerseniz 4 kere Ezhel’i görebiliyorsunuz, özledik. Onun dışında Türkçe pop. Girl Band, Boy Band ve Karışık Band salgını var, herkes dikkatli olsun. Kalabalık ortamlara girmeyin, aniden bir koreografinin parçası olabilirsiniz.
Favorilerim:
Eypio & Sibel Can – Kıyamam
Mabel Matiz – Umrumdışı
Hücremde Mabel Matiz’in “Ben büyüttüm boy boy” dansını yaparken infaz koruma memuruna yakalandım. Bir kere de derbi günü MasterChef izlerken yakalanmıştım, iki etti.
Savunma öncesi gündemden uzaklaşmak için seçtiğim bu yumuşak konuyu burada yazdığım bir rap ile bitireyim. Sabah 9’da ekmek dağıtımı oluyor. Haftada birkaç gün de ekmekle birlikte poğaça veriliyor ve kruvasan neşesi yaşanıyor. O günler önce koridorda servis tezgâhının tekerleğinden çıkan sesler yankılanıyor. Sonra dağıtımı yapan memur bozacı gibi bir nağmeyle bağırıyor: “Ekmek ve poğaçaaaa”
(Fuat Ergin tarzı bir flow’la)
Ekmek ve poğaça Vaktimiz bolca Cicibebe olmasa Halimiz n’olcak Menü ful carbo Ne peynir ne yarım kadeh Doluca Haluk, Cem, Özkan, ben D Blok dört yapraklı yonca
Görüşmek üzere.
''Ailem Güvende'' Operasyonunda Bu Hafta: Kaya Ailesi'nin 2 Milyar Liralık Vurgunu, Fonlar Çökmeden Hemen Önce Başarıyla Kurtarıldı...
https://t.co/DMLRKZnDby
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel gündeme getirmiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan "Sağır duymaz uydurur" demişti
THY ile Amerikan Boeing arasındaki uçak alım anlaşması kesinleşti
TEŞEKKÜR
Türkiye sinemasının unutulmaz sanatçılarından Kadir İnanır’ın, maddi ve manevi mirası ile telif haklarını hayat arkadaşı sanatçı Jülide Kural’a bıraktığı; Jülide Kural’ın hayatta olmaması durumunda ise mirasının İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve Nesin Vakfı arasında paylaştırılmasını vasiyet ettiği bilgisi avukatları tarafından kamuoyuyla paylaşılmıştır.
Bir insanın vasiyeti, yaşamı boyunca önem verdiği değerlerin ve geleceğe dair dileklerinin en kişisel ifadelerinden biridir. Kadir İnanır’ın vasiyetnamesi de bu açıdan bizim için özel ve anlamlıdır.
Kadir İnanır, yalnızca sinema sanatçısı olarak canlandırdığı unutulmaz karakterlerle değil; yaşamı boyunca insan hakları, demokrasi, eşitlik ve toplumsal barıştan yana ortaya koyduğu duyarlılıkla da toplumsal hafızamızda yer edinmiştir. Onun sanat anlayışında insan, insan onuru ve barış içinde bir arada yaşama düşüncesinin özel bir yeri olduğunu biliyoruz.
Bu nedenle vasiyetinde kurumlarımıza yer vermiş olması, onun yaşamı boyunca taşıdığı değerlerle vasiyeti arasındaki güçlü bağı ortaya koymaktadır. Kadir İnanır, böylece yalnızca sahip olduğu maddi ve manevi değerleri değil, önem verdiği insani değerleri de geleceğe bırakmıştır.
İHD ve TİHV olarak, Kadir İnanır’ın vasiyetnamesine bizleri de dahil etmesinden onur duyduk. Bunu bir ayrıcalık ya da övünç vesilesinden çok, insan hakları alanında çalışan kurumlara duyduğu güvenin ve verdiği değerin bir ifadesi olarak görüyoruz.
Kadir İnanır’a, insan haklarının evrenselliği, insan onurunun korunması, her türlü ayrımcılığın reddedilmesi, demokrasi ve barış içinde bir arada yaşama değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılması bakımından omuzlarımıza büyük bir sorumluluk yükleyen bu anlamlı vasiyeti için teşekkür ediyor, kendisini saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz.
İnsan Hakları Derneği - Türkiye İnsan Hakları Vakfı
https://t.co/GkQEK45j27
Ordu’nun Akkuş ilçesi var bu ilçe eski adı Karakuş bu ilçede 1960‘lardan sonra 25 köyü vardı 22 tanesi Alevi köyüdü 1960 burada bir kampanya başlatıldı Alevi çocuklarının imam hatiplerde okutulması okutuyorlar sonra bu çocukları kendi köylerine imam olarak atıyorlar şu anda bu
Sünni Müslümanlığın köküne kibrit suyu dökülmeli
• Tepeden tırnağa yeni bir teoloji geliştirilmeli
• Bunun için İslam içinde Protestanlık gerekir
• Ama bu topraklar bunu kaldıramaz
- İlahiyat Prof. Mustafa Öztürk
👉 Devamı için Takip Etmeyi Unutmayın
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde 31 Mart'ta CHP'nin 187-130 üstünlüğü vardı. 2,5 yıl sonra bugün denge 153-142'ye geldi. Altı kişi yer değiştirirse AKP öne geçiyor. Gözler Yargıtay'da ahmak davasında. Hiçbir şey olmuyorsa da bir şeyler oluyor olabilir!.
Adalar Belediyesi AKP'ye geçti
YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik:
"Hani milli iradeyi dilinizden düşürmüyordunuz? Ne oldu size? 10 tane meclis üyemiz vardı. Beşi tutuklandı. İki tane meclis üyesiyle Adalar halkının iradesine çöküp bana burada siyaset dersi mi vereceksin sen? Siz buranın iradesine çökmeye çalışan insanlarsınız"
https://t.co/xvx0wTmya7
Adalar Belediyesinde Kent Uzlaşısından Meclis Üyesi olarak seçilen,
eski çalışma arkadaşım, yoldaşım @NesimiAday , tüm baskı vb. tutumlara boyun eğmeyip saf değiştirmemiş, dik duruşundan taviz vermemiş ve Adalar halkının iradesine sahip çıkmıştır.
Adalarda SAF değiştirenler ve boyun eğenler bellidir.
Bu gerçeklere rağmen hala DEM Partilileri AK Parti yandaşı olarak gösterenler eğer vicdanları varsa sanırım azıcık olsun utanırlar!
#AdalarBelediyesi