kendi hocasını, teknik adamını veya oyuncusunu sosyal medyaya karşı takımlara meze eden ahrazbahçeliler diye bir kesim var ne yazık ki. biz onları içimizden attığımız zaman her şey daha güzel olacak. adam fenerli ama mizah yapıyorum diye hocasını kullanıyor aq
Fenerbahçe o kadar iğrenç bir camia ki. Fenerbahçeli olduğum halde nefret ediyorum. yönetiminden taraftarına kadar asla birlik beraberlik duygusu yok. en ufak şeyde dağılıyorlar. fenerin taraftarı olarak teknik adamına ne olursa olsun bir şey fırlatamazsın mesela.
Eda Ece açıklama yaptı.
“Hiçbir zaman Ahbap Derneği'ne bağışta bulunmadım ya da organizasyonunda yer almadım. Bağış topladıklarında da yardım etmedim.
Çünkü çok yakınım olan bir arkadaşım, kendisinin başına gelen, yıllar öncesine dayanan şahsi olarak yaşadığı bir dolandırıcılığı ve ona yapılan terbiyesizliği bana söylemişti.
Ama insanlar değişebilir inancıyla karalayacak bir cümle de sarf etmedim. Amaç çok anlamlıydı ama şahsen katılmadım. Bir tek devletimizin çağırdığı için ATV bağış yayınına katıldım.
Bana o ödülü verdiklerinde yaşadığım acıyı anlatmaya başladım. Konuşma sonunda o kadar ağır hissettim ki bir espri yaptım. Ve sadece o cümle paylaşıldı. Dilimi eşek arısı soksaydı. O kadar üzüldüm, o kadar pişman oldum ki... Bu yüzden bana yazılan bütün hakaretleri, çocuğuma edilen küfürleri yıllardır okudum, ses çıkarmadım. Bir tek özür diledim.
İçime attım, utandım. Beni yerden yere vurmalarını izledim. Tam da peşinden hamile kaldım, bu kâbus devam etti. Çocuğum 2 yaşına geldi, bu linç hiç bitmedi. Ama hatalı bendim. Özür diliyorum.
İnsanların oy haklarına karışma benim haddime değildi. Gerçekten utanç içindeyim. Keşke o şakayı yapmasaydım. Ayrımcı bir dil kullanmak, benim gibi herkesi seven birinin yapacağı iş değildi. Bana yakışmadı.”
Twitter kullanmayanlara buradaki arkadaşlıkları açıklamak çok zor oluyo ya. Dün arkadaşıma biri lazım oldu bu siteden 10 senedir bildiğim adama yönlendirdim. Adamın soyadını soruyo yok. Nerde yaşıyor diyor yok. Kullanıcı adı+kariyeri+şakalarını biliyorum sadece
ya allah askina maraş sandığına koymakla silah mı saklanır amk benim abim de polis bir kere bile evde silahını görmedim işten gelir gelmez ilk işi silahını ortadan kaldırmaktı yıllardır her şeyi geçtim polis bile olsan sende neden 7 tane silah var
İsa Aras Mersinli'nin polis babası
Uğur Mersinli, mahkemedeki ifadesinde
katliam günü sabah evde yaşananları anlattı:
Olayın gerçekleştiği gün; Ben, İsa Aras'ı sabah kaldırdım ve tostunu yaptım. Yemeğini yedi ve tekrar geri yattı, okula gitmedi. Okula neden gitmiyorsun, sınav dönemi dedim. Kendisi bana güldü ancak cevap vermedi.
Annesi gelince annesine bağırdı. Bizde baş edemeyince gitmiyorsan gitme dedik. İsa Aras evde kaldı. Ben tekrar yattım ve 12.00'de kalktım. İsa Aras oturma odasında telefonla uğraşıyordu.
Daha sonra ben et almak ve kasaba gitmek için evden çıktım. Eve dönerken siren sesleri duydum. Tanıdığım bir gazeteciyi aradığımda, Ayser Çalık Ortaokulu'nda olay olduğunu söyledi.
Eve gittim malzemeleri bıraktım. Eşim bana, İsa'nın arkadaşının kitabını unuttuğunu bu kitabı arkadaşına teslim etmek için okula gittiğini söyledi. Ben daha öncesinde siren sesleri duyduğum için Ayser Çalık Ortaokulu'na gittim.
Eşim bana sadece İsa Aras'ın çantasını alarak okula gittiğini söyledi. Çanta içerisinde herhangi birşey olup olmadığı ile ilgili birşey söylemedi. Okula gittiğimde okul ana baba günü gibiydi.
Güçlükle okula girdim. Daha önce tanıdığım polislere sorduğumda oğlumun yaralı olduğunu söylediler.
Oğlum İsa Aras'ın kullandığı silahlar bana aittir. Benim kendime ait 7 tane taşıma ruhsatlı silahım vardı. 2 tane de tüfeğim vardır.
Oğlum İsa Aras, olay yerine bana ait silahlardan 5 tanesini götürmüş. Silahlarım ve mermilerim kilitli Maraş Sandığı içindedir.
Söz konusu Maraş Sandıkları kendinden kilitli sandıklardır. İsa Aras sandıkların nasıl açıldığını internetten öğrenmiş.
Çok zeki bir çocuktur. Oğlum gördüğü birşeyi unutmaz. Sandıkların üç düğmesi vardır. Söz konusu sandıklarda 3 düğmeye basıldığında sandık açılır.