Matrah artırımında ilk taksidin süresinde ödenmesi ve diğer taksitlerin kısa süre sonra tamamlanması halinde, tek bir taksidin gecikmesi matrah artırımından yararlanma hakkını ortadan kaldırmaz.
(Danıştay 3.D. 2024/3555E. 2025/3462K.)
Vergi/ceza ihbarnamesinin tebligat pusulasında, ikinci kez gelindiği, evrakın idareden alınabileceği ve alınmazsa 15. günde tebliğ edilmiş sayılacağı hususlarının yer almaması halinde, tebligat usulsüzdür. Bu nedenle kesinleşmiş kamu alacağı oluşmadığından ödeme emri iptal edilir.
(Danıştay 3.D. 2024/5259E. 2025/2695K.)
Pay devrinden sonra yapılan yapılandırmanın ihlali nedeniyle doğan borçtan, payını devreden limited şirket ortağı sorumlu değildir.
Pay devriyle ortaklıktan ayrılan kişinin, yapılandırma tarihinde ve yapılandırmanın ihlal edildiği tarihte ortaklığı bulunmuyorsa, bu borç nedeniyle mirasçı sıfatıyla ödeme emri düzenlenemez.
(Danıştay 7.D. 2023/1528E. 2025/1765K.)
Birden fazla sahte fatura düzenleme dosyasında, şartları varsa dosyalar birleştirilmeli ve eylemlerin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında olup olmadığı değerlendirilerek zincirleme suç hükümleri uygulanmalıdır. (Yargıtay 11. CD 2024/2851E. 2025/3K.)
Vergi suçu raporu, sahte fatura dosyalarında tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir.
Yasal defter ve kayıtların varlığı ile suça konu kayıtların incelenmesi; vergi matrahının azaltılıp azaltılmadığının uzman bilirkişi heyetince somut olarak belirlenmesi gerekir. Sadece idari tespit veya buna dayalı bilirkişi raporuyla mahkûmiyet kurulamaz. (Yargıtay 11. CD 2017/9621E. 2018/1198K.)
Matrah artırımı yapılan dönem dışındaki sahte fatura düzenleme/kullanma fiilleri, matrah artırımı yapılan döneme ilişkin başvuru hakkını etkilemez. 2018 yılına ilişkin tespitler, 2016 yılı matrah artırımına engel oluşturmaz. (Danıştay 3.D 23.12.2024)
Şirketin henüz tahakkuk etmemiş vergi borcu nedeniyle ortak veya kanuni temsilci adına doğrudan teminat istenemez, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk uygulanamaz. Kanuni temsilci ancak kesinleşen ve şirketten tahsil edilemeyen borçlardan sorumludur. (Danıştay 6.D 02.12.2024)
Sahte fatura düzenleme suçunda, sanıkların savunmaları doğrultusunda faturaların yazı ve imzaları incelenmeden, gerektiğinde faturaları kullanan kişilerin beyanları alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Eksik araştırma ve incelemeyle verilen hüküm hukuka aykırıdır. (Yargıtay 11. CD 23.02.2022)
VUK 153/A kapsamında yapılan tahakkuk yazısında, dava açma süresi ve başvurulacak merciinin gösterilmemesi hak arama özgürlüğünü ihlal eder. Bu yazıya dayanılarak düzenlenen ödeme emri hukuka aykırıdır. (Danıştay 3.D 03.06.2024)
POS satışlarıyla kayıt dışı hasılat tespit edilse dahi matrahın somut ve gerçeğe en yakın şekilde belirlenmesi gerekir. Defter ve belgeler incelenmeden, gelir-gider araştırılmadan yapılan eksik incelemeye dayalı tarhiyat hukuka aykırıdır. (Danıştay 9.D 07.03.2024)
SMMM’nin mükerrer md. 227 kapsamındaki sorumluluğu, imzaladığı beyannamelerdeki bilgilerin defter ve dayanak belgelerle uyumsuzluğunun tespitine bağlıdır. Bu yönde somut tespit olmadan düzenlenen ödeme emri hukuka aykırıdır. (Danıştay 3.D 07.03.2024)
Yalnızca kasa hesabının yüksek bakiye vermesi, şirket kaynaklarının ortaklarca şahsi menfaat için kullanıldığını göstermeye yeterli değildir. Ortaklarla para hareketleri ve kasa mevcudunun gerçek mahiyeti somut olarak araştırılmadan adatlandırma ve örtülü kazanç dağıtımı yoluyla yapılan tarhiyat hukuka aykırıdır. (Danıştay VDDK 09.04.2025)
Sahte fatura kullanma iddiasıyla yapılan cezalı tarhiyatta; faturaların gerçek olup olmadığına ilişkin tespitlerin muğlak, hesaplamaların varsayıma dayalı ve faturaların sahteliğini ortaya koyacak yeterli somut tespit bulunmaması nedeniyle tarhiyat hukuka aykırıdır. (Danıştay VDDK 11.09.2024)
Üzerine şirket kurulduğunu ve sahte faturaları düzenlemediğini savunan sanığın iddiaları araştırılmadan mahkûmiyet kurulamaz. Faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğunun araştırılması, ilgili kişilerin dinlenmesi ve tüm deliller değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekir.
(Yargıtay 11. CD 20.09.2021)
Sahte fatura kullanma nedeniyle yapılan tarhiyat, faturaların gerçek bir mal teslimi/hizmete dayanmadığı somut tespitlerle ortaya konulmadığından hukuka aykırıdır. Alış yapılan mükellef hakkındaki VTR’deki olumsuz tespitler tek başına yeterli olmayıp, davacının fatura aldığı dönemde mükellef hakkında yoklama vb. araştırma yapılmadığı ve davacının sunduğu deliller de dikkate alındığında, faturaların sahte olduğuna ilişkin somut ve yeterli tespit bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle tarhiyatın iptali gerektiği belirtilmiştir. (Danıştay 4. D. 2022/5573E. 2023/2039K.)
VUK 153/A işlemi, yürürlük tarihi olan 11.04.2013’ten önce gerçekleştirilen sahte fatura düzenleme eylemlerine dayanılarak tesis edilemez; aksi uygulama hukuk devleti, hukuki güvenlik ve vergi kanunlarının geriye yürümezliği ilkesine aykırıdır. (Danıştay 3.D 11.03.2025)
Kasa hesabından bankalar hesabına aktarılan paranın mahiyeti somut olarak ortaya konulmadan, kayıt ve beyan dışı hasılat nedeniyle tarhiyat yapılamaz;
Kasa hesabından bankalar hesabına aktarılan paraların ticari faaliyet kapsamında elde edilen ve beyan dışı bırakılan hasılat olduğuna ilişkin yeterli inceleme ve somut tespit bulunmadığı, paranın bir kısmının daha önce şirket banka hesabından çekilerek kasa hesabına aktarılmış olduğu ve para yatıran kişilerin ifadelerine başvurulmadığı gerekçeleriyle tarhiyat hukuka aykırıdır.
(Danıştay VDDK, 30.04.2025)
Kültür fonu payının, serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescilinden önce ödenmesi gerektiği ve gümrük idaresince tahsil edilmediği; bu nedenle ithalat vergisi veya genel bütçeye ait mali yükümlülük niteliğinde olmadığı, fon kesintisinden doğan uyuşmazlıkların vergi uyuşmazlığı sayılamayacağı ve genel görevli idare mahkemesinde görülmesi gerektiği kabul edilmiştir. (Danıştay VDDK 2025/512 E. 17.09.2025)
Üzerine şirket kurulan kişinin, sahte fatura düzenleme/kullanma eylemlerine iştirak ettiği somut olarak tespit edilmeden mahkûmiyetine karar verilemez; muhasebeci ve fatura düzenleyenler dinlenerek iştirakinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. (Yargıtay 11. CD 2017/15364E. 2021/7574K.)
Vergi dairesi tarafından uygulanan haciz, süregelen etkisi nedeniyle her zaman dava konusu edilebilir;
Vergi dairesince uygulanan haciz işlemlerinin, kaldırılmadığı veya yargı kararıyla iptal edilmediği sürece mülkiyet hakkına müdahale ederek etkisini sürdürmesi nedeniyle süregelen işlem niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Hacizlerin kaldırılması talebinin reddine ilişkin yazıda dava açma süresi ve görevli yargı merciinin gösterilmemesi de dikkate alınarak, haciz işlemine karşı her zaman dava açılabileceği belirtilmiştir. (Danıştay VDDK 2023/525E. 2024/1130K.)