@berkerduman Kesinlikle. Öğretmen olarak bu durumu fazlasıyla gözlemledim. Velilere, her çocuk oyun oynamıyor, bazıları sürekli oyun adı altında sürekli saldırganlık veya çatışma yaptığını belirtiyorum. Ben de bu oyun oynayamayan cocuklarda diğer DEBH belirtileri gözlüyorum.
Kaygı (anksiyete), gerçeklikle yani olan biten şeyle, olmasından korktuğumuz şeyi birbirine karıştırmak, olmasından korktuğumuz şeyi gerçeklik olarak algılamaktır.
@portovecchiaaa Elon çok manipülatif bir insandır. Her türlü sömürü, yönlendirme ve kışkırtma kullanır. Karşıdakine onay inşası yöntemleri kullanır. Kendinizi her türlü yönlendirmeye karşı koruyunuz x'deyken. Groka karşıda.
@SelcukRSirin Her yıl sınav uyg. denendi. Veliler çok memnun olmadı. 3 sene sonra kaldırıldı Çubukçu zamanında. Herkesin girmemesi ile ilgili sistem velilerden tepki alacak olsa da en işlevsel olan görünüyor.
Kaygılı kişi nesnel değil, yanlıdır. Ne dikkati, ne düşüncesi ne de belleği gerçekçi değildir. Dikkati, düşüncesi ve belleği yalnızca tehlikeye odaklanmıştır.
Bu aşırı tehlike yönelimlilik nedeniyle, gerçekliğin bütününe, kendi gücüne ve destek kaynaklarına ayıracak dikkat ve enerji kalmaz; kişi çevreden ve gerçeklikten uzaklaşır, kendi zihninin içinde yaşamaya başlar.
This illusion where you see a 3 dimensional cube even though it’s not there
a shape is made that is adjusted by your point of view
This type of illusion where a distorted drawing appears normal when viewed from a particular point is called anamorphosis
Aleksandr Soljenitsin söylemiş mükemmel söz
"Yalan söylediklerini biliyoruz,
Yalan söylediklerini biliyorlar,
Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar,
Yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini biliyoruz,
Ama hâlâ yalan söylüyorlar."
Çırpınmakla kanat çırpmak arasında fark var. Biri batırır diğeri uçurur. Çırpınan daha çok şey yaptım sanır, az kanat çırpan kuşu cahilce azımsar. Bir tarafta yüzeysel bir fazlalık diğer yanda dikey ve derin bir yetlinlik vardır halbuki. Uçanın “azı” çırpınanın “çok”undan ağırdır
Psikolojik dayanıklılığın ve baş edebilirliğin en önemli göstergesi; şimdi ve burada olmakta olanla, çırpınmadan baş edebilmektir. Baş etmek için “çırpınmak” şu anlama gelir: İnkâr, yansıtma, bölme, idealize etme, değersizleştirme gibi ilkel, patolojik, narsisistik savunmalara tutunarak yüzeyde kalmaya çalışmak. Bu durum denizde boğulmakta olan birinin çırpınışına benzer. Onun yakınına gittiğinizde ya da onu kurtarmaya çalıştığınızda can havliyle sizi de tutup derinlere çeker, nefessiz bırakır. Son yıllarda popüler kültürde sık kullanılan “toksik ilişki” kavramının temel dinamiği de budur; yüzeyde kalmak, kendi gerçekliğiyle karşılaşmamak için başta inkâr ve yansıtma olmak üzere ilkel ve patolojik savunmalarla çırpınan kırılgan benlikli bireyin şuursuzca ötekine yapışması, onu aşağı çekmesi ve boğması.
#HepimizNarsistiz #kitap
Türkiye, 8. sınıf Matematik alanında OECD ülkeleri arasında puanını en fazla artıran 2'nci ülke oldu
🗓️ 2019: 15. sıra
🗓️ 2023: 7. sıra
🌍 Türkiye performansıyla Macaristan, Finlandiya, İtalya, Norveç ve ABD'yi geride bıraktı
https://t.co/946juWacU6
@dmrbatuhan Güzel bir nokta aslında. Suçluluk bir hatayı düzeltme eylemi oluşturan bir mekanizma ancak tam olarak hatayı düzeltme sağlayan en temel şey değil. Tam sorumluluk birçok zihinsel yeteneğin bir arada olmasıyla gerçekleşiyor. İç tutarlılık, azim, esneklik, ...