Valiliklerin belediyelere verdiği talimat doğrultusunda sokak köpekleri toplanıyor. Çoğu barınak kapasitesi yeterli olmadığı için korkunç yöntemlerle itlaf ediliyor. Yıllardır mahallelerde yaşayan mahallelinin tanıdığı sakin zararsız köpekler de buna dahil. Korkunç bir katliam var. Yapmayın etmeyin diyenlere, gidin köpekleri barınaktan sahiplenin deniyor. Bir izleyicimiz mahallenin köpekleri toplanınca gidip bu köpekleri barınaktan sahiplenmek istemiş, işte başına gelenler:
Evimizin çevresinde yaşayan, 2’si kısır, 1’i anne olmak üzere 3 yetişkin ve 4 yavru köpek vardı. Hepsi son derece zararsız, korkak ve sevecen hayvanlardı. Mahalle esnafı ve çevredeki pek çok kişi gibi biz de düzenli olarak mama ve su veriyorduk. Ancak bölgemizden gelen şikayetler üzerine bu köpekler belediye ekipleri tarafından toplandı.
Normal şartlarda evimizde bir köpeğimiz olduğu ve 7 aylık hamile olduğum için ikinci bir köpek sahiplenmek için uygun bir zaman değildi. Ancak bu hayvanların durumuna kayıtsız kalamadık çok alışmıştık onlara. Birini kendi evimize ikinci köpek olarak birinini de anneme köydeki evimizin bahçemize ikinci köpek olarak sahiplenmek istedik. Yavruların başkaları tarafından da sahiplenilme şansı biraz daha yüksek olabileceği için yetişkin köpeklerden iki tanesine yuva olalım dedik. Zaten kısır olmayan köpekleri de vermek istemediler.
Köpekler Cuma günü toplandı, Pazar günü ziyaret günüymüş pazar ziyaret edebildik. Parvo ve distemper gibi ciddi hastalıkların bulaşmasından endişe ettiğimizi hem bu köpekleri hem de evimizdeki ve bahçedeki köpeklerimizi korumak istediğimiz için bir an önce barınaktan çıkartmak istememize rağmen, sahiplendirme günlerinin yalnızca Çarşamba ve Perşembe olması sebebiyle bu mümkün olmadı.
Çarşamba sahiplenme için gittiğimizde Ankara Valiliği’nin aldığı bir karar doğrultusunda, apartman dairesinde yaşayan kişilerin yalnızca tek bir köpek sahiplenmesine izin verildiği belirtildi. Benim üzerime kayıtlı bir köpek olduğu için benim sahiplenmeme izin verilmedi, aslında iki köpek çıkartmak istiyorduk ama eşimin üzerine tek bir köpek sahiplenebildik.
Ayrıca, apartmanda köpek beslenmesine izin verildiğine dair apartman yöneticisinden imzalı ve kaşeli bir belge talep edildi. Diğer köpeğin annemin köydeki bahçesinde kalacağını söyledik, annemin üzerine sahiplenmeye çalıştık ama onun da ikameti apartmanda olduğu için onun apartman yöneticisinden de belge istendi. O belgeyi sağlayamadık. Köydeki bahçeli evin tapusu vs kabul edilmedi. Sonuç olarak iki köpek kurtarmaya çalıştık ama bir tane kurtarabildik.
Tüm bu süreçler, sokak hayvanlarına yuva olmak isteyen kişiler için ciddi bir engel teşkil ediyor. Eğer amaç hayvanların sokağa geri bırakılmasını önlemekse, zaten sahiplendirme sırasında hayvanlara takılan çip sahiplenen kişinin üzerine veriliyor ve sokağa terk edilmesi durumunda ciddi para cezası var.
Bu noktada şu soruyu sormadan edemiyoruz: Aynı belgeler ve kısıtlamalar, petshoplardan ücret karşılığı hayvan satın alan kişiler için de geçerli midir? Onlara da üzerinizde kayıtlı başka köpek var mı diye soruluyor mu, onların apartman yöneticisinden de kaşeli apartmanda köpek beslenebilir belgesi isteniyor mu?
Belediyeler bir yandan sokak hayvanlarını toplarken, diğer yandan barınaktan sahiplenmeyi bu kadar zorlaştırdığında, bu hayvanların geleceği bizi korkutuyor. Personel ilgili ve kibardı ama valilik kararı sebebiyle ellerinden pek bir şey gelmiyor. Kafeslerde tıklım tıkış beton üzerinde bulaşıcı hastalıklar arasında hayvanlar yaşamaya çalışıyor.
Bu yapılanların vebalinin çok büyük olduğunu, köpeklerin bu acımasızlığı hak etmediğini düşünüyorum.
@nevsinmengu Bu konuya değindiğiniz içinnçok teşekkür ederiz, hem görevlerini yapmayıp hem de bu kadar zorluk çıkartmak niyetin göstergesi. Yorumlara aldırmayın, bunlar hemen üşüşür, dertleri çocuk falan değil, sahipsiz olanlara yüklenirler, gerçek sorunlar da hepsi kaçacak delik ararlar!
@sevtapkutbek Bunun adına eğitim demek imkansız, bu tamamen zulüm, bu adama hayvanını emanet edenin aklı yok zaten, bu adam kesinlikle yargılanmalı ve ceza almalı
Sağlıkta reklam olmaz; sağlıkta arz talep olmaz, sağlıkta serbest piyasa ekonomisi olmaz, sağlıkla ilgili düzenlemeler şirketlerin ellerine teslim edilemez! @drmemisoglu@saglikbakanligi
Bizler şanslıyız ki insan dışındaki canlıların doğum mucizesine de tanıklık ediyoruz. Ve o canlıların bugün bir kanunla yaşamını sonlandırmaya bizi zorlayamazsınız, buna izin veremeyiz!
İnsancıl ve bilimsel yöntem talebimizi yineliyoruz!
#AnnelerGünü#SokaktayımYanındayım
Bursa m.vekiliyle, bld başkanıyla, gazetecisiyle 7527’ye karşı sınavını başarılı veriyor.
Tarih insanın ve siyasetin hırsını hayvanlardan çıkarmaya çalışanları değil, insanlığa yakışanı yapanları ve etikten, bilimden yana duranları yazacak!
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
🐶İnternetten Almayın, 💥Hayvanınızı Riske Atmayın! 🦮🐾 🐕🦺
⛔️ Veteriner tıbbi ürünlerinin radyo, TV, gazete, dergi ve internet gibi kanallarda tanıtımı, reklamı ve satışı 🚫YASAKTIR.
📢‼️❌Yasağa uymayanlar hakkında idari para cezası, ürünlere el konulması ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesi gibi işlemler uygulanmaktadır.
🚨🛒⚠️İnternetten veteriner tıbbi ürünü almak, hayvanınıza ciddi sağlık zararları verebilir⁉️
😾Sahte Ürünler: Etkisiz veya zararlı içerikler.
🙀Yanlış Dozaj ve Kullanım: Hayvanınızın sağlığını riske atar.
😿Kötü Saklama Koşulları: Etkinlik kaybı, sağlık sorunları.
🧑🏻⚕️ 🤝🏼🩺En Güvenli Seçenek: Veteriner Hekiminiz
😻Veteriner hekiminiz, hayvanınızın sağlık geçmişini ve özel ihtiyaçlarını bilir.
😻Güvenlik testlerinden geçirilmiş ve denetlenmiş ürünleri önerir.
😽Doğru tedavi ve doğru ürün için en güvenilir kaynak veteriner hekiminizdir.
📛🛒İnternete Değil,⚕️💙 Veteriner Hekime Güvenin! 🙌🏻 🩺 🤝🏼
@TCTarim@ibrahimyumakli
Study finds relative brain volume in dogs correlates with #breed function and behavior. Toy breeds have larger relative brain sizes; working breeds have smaller. Published in Biology Letters. @RSocPublishing https://t.co/4qruc1w9Rb https://t.co/sofh1dV4mj
2024 yılında Dünya Tek Sağlık Günü, çevresel bozulmanın insan ve hayvan sağlığı üzerindeki etkilerini vurgulamak ve tüm türlerin yararına sürdürülebilir uygulamaları savunmak temasıyla işleniyor.
Kuduz hastalığı, günümüzde hala ciddi bir halk sağlığı tehdidi olmayı sürdürüyor.
Kuduz ile mücadelede insanların ve hayvanların yaşamını korumak için;
📌 Köpek ve kedi başta olmak üzere evcil hayvanlar ile çiftlik hayvanlarının kuduz aşılarının her yıl yapılması,
📌 Aşı maliyetinin devlet bütçesinden desteklenmesi,
📌 Sahipsiz hayvanların kontrolsüz üremelerinin ve hareketlerinin sınırlandırılması, aşılanması ve sahiplendirilmesi,
📌 Kuduz şüpheli teması olan insan vakalarına müdahale ile ilgili sağlık personeli eğitimlerinin aralıklı olarak güncellenmesi,
📌 Aşı ve immumglobülin eksikliğinin oluşmasına izin verilmemesi,
📌 Önleyici ve eğitici halk sağlığı çalışmalarının artırılması,
📌 Öldürmek yerine yaşatmayı tercih eden yasaların hayata geçirilmesi ve etkin şekilde uygulanması gereklidir.
28 Eylül Dünya Kuduz Günü dolayısıyla kuduzunun kontrol altına alınması için bir kez daha kamu otoritesini gerekli önlemleri almaya ve kuduz riskli temas ve kuduz vakaları hakkındaki verileri ayrıntılı olarak paylaşmaya çağırıyoruz.
Hayvanlar ile uyumlu ve doğa ile bütünleşik bir yaşam mümkün.
Tüm uyarılara rağmen şiddeti engelleyecek adımların atılmamış olması ve cezasızlık, sağlık çalışanlarını şiddetin odağı haline getirmekle kalmadı; artık bu şiddet tahammül edilemez bir boyuta ulaştı.
Ordu’nun Altınordu ilçesinde görev yapan serbest veteriner hekim ve veteriner sağlık teknikeri, tedavi ettiği hayvanın sahibi tarafından bıçaklı saldırıya uğramıştır.
Veteriner hekimlerin şiddet olaylarına karşı korunması için ivedilikle “Sağlıkta Şiddet Yasası” kapsamına dahil edilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.
Meslektaşımıza yapılan saldırıyı kınıyor, konunun takipçisi olduğumuzu kamuoyu ve meslektaşlarımızla paylaşıyor, ülkemizde önemli bir halk sağlığı problemi haline gelen şiddete karşı yetkilileri göreve davet ediyoruz.
#VeterinerHekimeŞiddeteHayır
#SağlıktaŞiddeteHayır
Bugün, ulusumuzun bağımsızlık ve özgürlüğe olan inancının simgesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 102. yıl dönümünü kutlamanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan bu zafer, milletimizin azim ve kararlılığının, vatan sevgisinin en güçlü ifadesidir.
Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, bu büyük zaferin ruhunu yaşatmak ve ülkemizin sağlıklı geleceğine katkıda bulunmak için meslektaşlarımızla birlikte çalışmalarımıza aynı kararlılıkla devam ediyoruz. Her koşulda görevimizin başında, halk sağlığını, hayvan refahını ve gıda güvenliğini koruma misyonumuzu sürdürüyoruz.
Bu anlamlı günde, bağımsızlık uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutluyoruz.
Zafer Bayramımız kutlu olsun!
#30ağustos #zaferbayramı