Şaşıran çok!
Oysa...
İşaretleri vardı.
***
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlenen AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'ndaki konuşmasında bugünü anlatmıştı.
***
Hatırlayalım.
ERDOĞAN:
-AK Parti Türkiye kitabıdır.
-Burada herkese bir sayfa var.
-Burada herkesin hikayesine yer var.
-Ama bu kitabın bir cildi, bir şirazesi, bir mücellidi, bir müellifi, kitabın ortak bir ruhu, ortak bir duygusu var.
-Yolumuz birdir, istikametimiz birdir, hedefimiz, gayemiz, menzilimiz birdir.
-O yolda, o istikamette, o menzile yürümek isteyen herkesle yol yürürüz.
-Yolunu ayırana 'uğurlar olsun' dediğimiz gibi yolumuza girene de 'hoş geldin' der, bağrımıza basarız, yol ve mücadele arkadaşlığı yaparız.
***
Erdoğan ne mi yapıyor?
-Ne söylediyse, onu...
Şaşırmak niye!
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan:
"Müslümanlar olarak, başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız. Biz; güçlü olmak, caydırıcı olmak, hak ve hukukumuzu birlikte savunmak, bölgemizde barışı ve güvenliği birlikte inşa etmek mecburiyetindeyiz.
Bunun için ittifakta hayır vardır diyor; hem kendi içimizde, hem de İslam dünyasında ittifakları büyütmeye, ihtilafları azaltmaya çalışıyoruz.
Asırlar boyunca tarihe yön, cihana nizam vermiş Ümmet-i Muhammed’in, bir duvarın tuğlaları gibi birbirine yeniden kenetlenmesini arzu ediyoruz.
Müslümanlar olarak birbirimize inanarak, birbirimize dayanarak, omuz omuza, yürek yüreğe vererek istikbale hep beraber yürüyelim istiyoruz.
Bütün çabamız; ittifak ve ittihadın sağlanması içindir.
Bütün gayretimiz coğrafyamızda huzur ve güven ikliminin inşası içindir."
Bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan; kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz.
Herkesin bir hesabı varsa emin olun, bizim de bir hesabımız, bir planımız var.
Bugün bir kez daha, hangi siyasi görüşte olursa olsun herkesi Terörsüz Türkiye sürecinin bir parçası olmaya çağırıyorum.
Gelin, Türkiye’yi terörden kurtararak şehitlerimize ve gazilerimize olan şükran borcumuzu layıkıyla ödeyelim.
Gelin, sizler de bir ucundan tutun ve bu ağırlığı Türkiye’mizin üstünden hep beraber kaldıralım.
Gelin, tarih boyunca diz kırıp aynı sofraya oturmuş, aynı türküyü beraberce söylemiş, vatanı savunmak için aynı cephede şehit düşmüş insanlarımızın kardeşliğini daha da güçlendirelim.
Bu samimi çağrımız “önce milletim, önce memleketim” anlayışına sahip herkesedir.
“Türkiye artık bedel ödemesin” diyen…
“Gencecik fidanlarımızı gözyaşlarıyla toprağa vermeyelim” diyen��
“Anaların ipekten yüreği yeni acılarla kavrulmasın” diyen herkesi sürece omuz vermeye, sürece destek olmaya davet ediyorum.
Özellikle bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının, kanaat önderlerinin sürece daha fazla katkı sunmasını bekliyorum.
Şunu hatırlatmak isterim ki bir miladı yaşamakta olduğumuz bugünlerde sürece katkı sunan herkes tarihin yeniden inşasında rol sahibi olacaktır.
Aynı şekilde süreci zora sokan, süreci dinamitleyen, tahrik eden, karşısında yer alan her türlü girişim de tarih karşısında mesul olacaktır.
Sorumluluk mevkisinde olanların, bilhassa günübirlik hesaplarla siyaset yapan kimi partilerin Mecliste 467 kabul oyuyla tecessüm eden iradeyi iyi okumalarını, oradan gerekli mesajı çıkartmalarını temenni ediyorum.
Şunu unutmayacağız: Bizim en büyük sermayemiz, kardeşliğimizdir.
Bu ülkeyi kardeşlik büyütecek, bu ülkeyi kardeşlik güçlendirecek.
21’inci yüzyılı inşallah kardeşlik Türkiye Yüzyılı yapacak.
Hiç kimsenin endişesi olmasın, ne yapıyorsak ülkemiz ve milletimiz için yapıyoruz.
Ne yapıyorsak gelecek nesillerin selameti, refahı, aydınlık yarınları için yapıyoruz.
Ne yapıyorsak bu meseleyi tamamen çözerek evlatlarımıza terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir bölge bırakmak için yapıyoruz.
Bir milletin yıllarca kurduğu hayal, Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın güçlü iradesiyle gerçeğe dönüştü.
Zincirleri kırılan, minarelerinden ezanların yükseldiği Fatih’in emaneti Ayasofya; AK Parti’mizin 25 yıllık eser ve hizmet yolculuğunun en anlamlı sembollerinden biri oldu.
Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır 🇹🇷
Bu bir sinema sahnesi değil...
Burası Gazze: Bir bomba düşüyor, gökyüzü toza bulanıyor ve bir çocuk, ölüm ile enkaz arasında bisikletiyle kaçıyor…
Gazze'li mazlumların her gün yaşadıkları kıyamet sahnesi bu!
Ayasofya, 86 yıllık hicranın ardından yeniden asli hüviyetine 6 yıl önce bugün kavuştu…
Bu kutlu mabet, inşallah ebediyete kadar semalarımızı ezan sesleriyle süslemeye devam edecek…
Ayasofya’nın dirilişi mübarek olsun…
🔴 Ebu Ubeyde’nin yaşayan tek oğlu İbrahim (Kahlut), kendi fotoğrafını yayınlayarak babasının yolundan gideceğinin mesajını verdi:
“Bu bir cihat; ya zafer ya şehadet”