nakil olduğu yeni okulunda hala eski okulunun üniformasını giyen bir ilkokul çocuğunun aile-okul-tekstil-enflasyon-toplum kavramlarıyla karşılaşmalarını anlatan EMANET adlı senaryoma başlıyorum.
sosyologların çok boş vakti var, üniversiteler bu durumu düşünmeli, illa yapacak iş vardır üniversitede. bahara giriyoruz, bir bel verin bahçeyi bellesinler bari.
"Epstein sapığın teki, bu bir istismar ve şantaj ağından ibaret, okültizm falan bunlar komplo teorisi" vs derken o sırada Epstein'in okuma alışkanlıkları.
daha ne kadar ortalama olabilirsiniz ki? devletten icazetli, kentli orta sınıfın şoven şımarıklığına sinyal yakan, anayasa'nın 46. maddesi'ne dayalı kamuculuktan ibaret mümtaz soysal düzeyi bir solculuk. o kadar ortalamasınız ki babaannem bile marjinal kaldı sizin yanınızda...
sen tarihin akışında özne bile değilsin, ne desteği? destekten kasıtları da işte temennileri, duygu dünyaları, tutarlılık ve ahlak üzerinden birbirlerine caka satmaları falan. hahahaha, ay gül gül öldüm.
bir de şu, iran'ı desteklemeli miyiz, tartışması. askeri gücün yok, siyasi gücün yok. söylem kurma gücün yok. desteklesen ne olur desteklemesen ne olur. istersen git kamboçya'daki sapkın tarikatları destekle ya da en mafyatik örgütü ya da nepalli gerillaları. inan hiç fark etmez.
dünya halkları bu türden şaklabanlığın gücüne nasıl ikna oldular acaba? biraz böyle şeyleri araştırın sosyal bilimciler.
durup dururken kadını infaz ediyorlar, protestosunda pikaçu oluyorsun. haklı olmak çocuksu, şirin bir şey olarak kodlandı sanırım, viral maymunluk da olabilir
béla tarr ölmüş, geçen sene ocak ayında da david lynch ölmüştü. benim de migren ataklarım falan derken dünya entelijansiyası için zor zamanlardan geçiyoruz.
dünyanın güneş etrafında atacağı bu yeni turda yine azimle döndüğü, takımyıldızlarının birbirini yemediği, hiçbir gezegenin yörüngesinden sapmaya kalkmadığı, karadeliklerin kimseyi yutmayarak güneşin de bam güm patlamadığı, galaktik huzuru bol bir süreç olur umarım.
dünyada trajik bir dönüşüm aşamasındayız. evlatlar ebeveynlerini öldürüyor, sapkın seks skandalları, kanlı biçimde çöküşle iç içe geçen, gülünçleşen, soytarılaşan dekadan insan manzaraları; tam sofokleslik, shakespearelik ortam var.
sosyal medya psikologları yüzünden türkiye'de bir narsisizm epidemisi varmış gibi ortam yaratıldı. narsisist aşağı narsisist yukarı, vallahi sizin hiçbir şey öğrenmemeniz belki daha hayırlıdır.
türk metal sendikası gibi "yerli milliyiz vatan millet" cart curt diye gezen işbirlikçi bir sendika varken "fırtına" falan olmaz. kapitalist üretim çarkının en kilit sektöründeki yüzbinlerce işçiyi bu adamlara kaptırmış bir "sol" neyin heyecanını yaşıyor acaba?
muhteşem vücudu olabilir, çok güzel/yakışıklı olabilir, çok zeki olabilir ama bir bakmışsın içi yok.
insanların hepsinin içi yoktur, helene deutsch, zamanında eğilmişti bu mevzuya.
(benim ilişki koçluğu)
birinde başkası tarafından doldurulamayacak bir yer açamıyorsanız çok da ah vah etmemek lazım. hemen başkası olabiliyorsa iki ihtimal var; ya içi yoktur ya da içi sizi içleyecek biçimde değildir.
kime kin ettin de giydin alları türküsünde bu mevzuya değiniliyor.