Meslektaşımız Av. Mehmet PEHLİVAN'ın bir gece yarısı, kimseye haber dahi verilmeden sözde davasının görüldüğü yerden yüzlerce km öteye sevki, eziyet yasağının ihlalidir.
Bu eziyete derhal son verin.
Dava dosyasına giren ifadeler:
"Bu ihaleye girme, burada benim akrabam var, sana başka ihale ayarlarım. Bu ihaleye girmeyeceksin, burada ben ne dersem o olur, bu camiada kanun benim. Erkeksen ihaleye girersin"
Kamuoyunun Dikkatine,
Milletvekilliği görevim süresince;
AKP’nin yaptığı yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararları üzerine kamuoyunu aydınlatmaya çalışıyorum.
Bu nedenle AKP’nin ve türlü güç odaklarının hedefinde ve tehdidi altında olduğumun farkındayım.
Fon vurgunu konusunda yaptığım açıklamalar ve üzerinde çalıştığım dosyalar nedeniyle AKP’nin saldıracağını biliyordum.
Ama bunu eşim üzerinden yapacak kadar alçalacaklarını tahmin etmiyordum.
Konu, bana dokunamadıklarından ailem üzerinden beni tehdit etmelerinden ibarettir.
Hem geçmişte hem de bugün, geniş bir kadroyla çalışmalarımı sürdürüyorum. Bunların arasında danışmanlarım, çeşitli alanlardaki uzmanlar, hukukçular ve siyasetçiler vardır.
Ortaya atılan asılsız iddianın amacı, fon vurgunu meselesinin konuşulmasını engellemektir.
Bana buradan, hem de eşim üzerinden saldırmak bir itibar suikastı ve susturma girişimidir.
Bu operasyonu yapanlar açıkça şunu diyorlar: “Sen ve partin, bu fon vurgunu meselesini daha fazla kurcalamayın!”
Benim üzerimden tüm milletvekillerine ve ailelerine verilmek istenen bu aşağılık mesajı reddediyorum.
Bu tehdide, bu alçaklığa pabuç bırakacak değilim. AKP’nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararlarının üzerine gitmeye kararlılıkla devam edeceğim.
Uyan Türkiye!
AKP’nin, fon vurgununun faturasını, vatandaşa ödetme planını ortaya çıkardık!
Kamunun yüksek kârla işlettiği; 2 boğaz köprüsü, 8 otoyol ve 2 çevre otoyolunun 30 yıllığına özelleştirme planının altından;
AKP’li siyasilerin ve bürokratların karıştığı fon vurgununun faturası çıktı.
Zira bu kişiler, manipülasyonla elde ettikleri astronomik kârı, büyük ölçüde yurtdışına kaçırmış durumdalar.
Peki para çoktan yurt dışına çıktıysa, bu rezilliğin faturasını şimdi kim ödeyecek?
AKP tabii ki faturayı vatandaşa çıkaracak!
Peki nasıl?
Devlete ait varlıkları hızla özelleştirerek!
Önce, özelleştirmeyle kelepir şekilde köprü ve otoyolların işletmesi yandaş şirketlere devredilecek.
Ardından özelleştirmelerin peşinatı, AKP’nin kendi yaptığı vurgunun Hazine’de açtığı deliğin kapatılmasında kullanılacak.
Tabii ki delik yine kapanmayacak!
Ancak vatandaşlarımız özelleşen otoyollarda 30 yıl boyunca yandaş şirketlerin insafına bırakılmış olacak.
Araç geçiş ücretlerine zam üstüne zam yapılacak!
Örnek⬇️
Özelleştirme kapsamına alınan;
KGM İzmir-Çeşme Otoyolu
Güzergahı: İzmir-Çeşme
Uzunluğu: 56 km.
Geçiş ücreti: 53 TL
Bu özelleştirme gerçekleşirse, araç geçiş ücretine yapılması beklenen zam oranı %350❗️
🔵 Karayolları 2.Bölge’de, kamunun işlettiği, KGM İzmir-Çeşme Otoyolu’ndaki araç geçiş ücreti kilometre başına 0,95 TL
🔴 Aynı karayolları bölgesinde bulunan, aynı uzunluktaki, Yap-İşlet-Devret modeliyle yandaş şirketlerin işlettiği;
Menemen-Çandarlı-Aliağa Otoyolu’nun araç geçiş ücreti kilometre başına 4,29 TL
Aradaki fark 3,5 kat❗️
Sonuç⬇️
KGM İzmir-Çeşme Otoyolu özelleştirilirse;
Şu anda 53 TL olan araç geçiş ücreti kademe kademe 240 TL’ye çıkacak.
Bu da araç geçiş ücretlerine %350’ye kadar zam demek!
Bunun adı, AKP’li siyasilerin ve bürokratların yaptığı fon vurgunu faturasını, devasa zamlarla vatandaşa ödetmektir!
Bu özelleştirme, vatandaşın vergileriyle maliyetini defalarca kez ödediği yollarda, yandaş şirketlere soydurulmasıdır❗️