ergenlikte yapılması gereken her şeyi yapan insanlar çok safe hissettiriyor
-wattpad/fic okumak
-wattpadde kitap/fic yazmaya kalkışmak
-fan sayfası açmak
-yemek yiyecek paran yokken dergi satın almak
-bir sürü sanal arkadaş edinmek
-fan gruplarına girmek
...
istanbul’u dubaileştirme hamlesi tam gaz devam ediyor. yeni havalimanı, kanal istanbul, istanbul’un tamamının turistler için bit pazarına dönüşmesi,şehrin her meydanına alakasız, beyaz mermer akp peyzajı camiler, kadıköy gibi öğrenci, alt gelir gruplarının içki içebildiği mekanların kapatılması,içkinin yasaklanmadan lüksleştirilmesi, görünürde islamcılık ama rezidanslar içinde her tür uçuk parti,finansçı expatlar ve escortlar cenneti….
Sokak köpekleri kayboluyor birer birer. Vedalaşamadan gidiyor gariplerim. İktidarı, muhalefeti yok işbirliği içerisindeler. Sinsi bir kötülük, kolkola girmiş, geziniyor bu ülkenin sokaklarında. Köpekler yok artık.
1 Mayıs denince akla çoğunlukla insan emeği geliyor. Ama bu düzenin en görünmez, itiraz edemeyen ve her gün sömürülenleri olan hayvanları da hatırlatmak isteriz.
Sokak hayvanlarının itlafı tartışılırken tepki veren kadınları aklını yitirmiş, aşırı insanlar olarak gösterme kampanyası başladı.
Oysa buradaki durum şu, bazı insanlar kendileri ile aynı tür olmayan canlılarla da empati geliştirme, onların da acı çektiğini kavrayabilme yetisine sahip.
Bunu yapamayan diğer insanların kayıtsızlığını anlamakta zorlanıyorlar. Kendini ifade edemeyen canlılara sistematik işkence edilmesine yürekleri dayanmıyor. Durum budur.
ortalama bir taciz olayinda
- kadin: bana su yerde su sekilde taciz etti gereginin yapilmasini istiyorum
+ toplum: yalancisin iftira atiyorsun
- erkek: taciz etmedim
+ toplum: cok hakli bak kendisi de diyor taciz etmedim diye