Sayın başkanımız Hasan Arat ve yönetim kurulumuza açık mektubumuzdur;
Aralık ayında rekor bir oyla, rakibinize tüm sandıklarda fark atarak ve camianın bütün desteğini arkanıza alarak başkanlığa seçildiniz. Bir evvelki yönetimin içinde bulunduğu ihanete varan fecaat kararların etkisiyle, isyan eden camiamız sizin önderliğinizde tekrar ayağa kalmak için bütün teveccühünü size ve o dönem verdiğiniz vaatlerinize gösterdi.
Federasyona karşı tavrınız, modern bir tüzük için yaptığınız çalışmalar ve bu kabus sezonu kupayla tamamlamış olmanız bizleri mutlu etse de bardağın boş tarafında, umutla girmek istediğimiz yeni sezon öncesi endişe ve huzursuzluk yaratabilecek gelişmeler de asla görmezden gelinmemelidir.
Belki de size seçimi kazandıran en temel vaatlerinizle ilgili maalesef henüz somut adımlar göremiyoruz. PSG, Chelsea ve Al Nasr ile yaptığımızı ifade ettiğiniz ikili anlaşmalarla kulübümüze kazandırılan bir oyuncu, İnönü ve Akatlar yapısıyla ilgili düzenlemeler ve yatırımlar, baskette Bahceşehir'le birleşip Euroleague takımı olma, futbolda efsanelerimiz Feyyaz Uçar ve Samet Aybaba dışında kimsenin konuşmayacak olması, mahrem transfer bilgilerinin sızdırılmaması gibi bir çırpıda sayılabilecek seçim vaatlerinizin gerçekleşmemiş olması huzursuzluk yaratmaktadır. Üstüne ikinci başkanınızın, taraftarın böyle bir beklentisi olmamasına rağmen bir gece bütün kanallara bağlanıp; Mourinho, Talisca ve Di Maria gibi isimleri zikretmesi ve bu transferlerin gerçekleşmemesi camiamızı gereksiz bir kaosa sürüklemiştir.
Sizden beklentimiz, bu oluşan olumsuz havayı dağıtacak adımları bir an evvel ivedilikle atmanızdır. Futbolda vaat ettiğiniz kurumsal planlama ve yapıyla bir vizyon ortaya koyarak yapacağınız akılcı hamlelerle camiayı yeniden ayağa kaldırmanızı, sahip olduğunuz güçlü insan sermayesini artık somut olarak harekete geçirmenizi ve camiaya hak ettiği başarıları yeniden yaşatmanızı bekliyoruz.
İLKEMİZ BEŞİKTAŞ JK, İLKEDEN TAVİZ İHANET DEMEKTİR.
Kısa bir hırsız/dürüst esnaf hikayesi
İki gündür dışarıda yemek yiyorum. Ofis çevresinde dönerini sevdiğim ama sürekli fiyatlara ahlaksızca zam yaptığı için nadiren gittiğim bir dönerci var. Dün oraya gittim ve fiyatını sormadan çift lavaş dürüm aldım. En son 65 TL idi, gitmeyeli 80 TL olmuş. En azından vergisini ödesinler diye kartla ödedim. Çıkınca fişe baktığımda KDV'yi %1 (içecek) olarak kestiklerini gördüm.
Bugün aynı muhitte Çağlayan Meydan'a yakın, Pehlivan Lokantası'na gittim. Üç çeşit yemeğe (hindi yemeği, pilav, cacık) 120 TL ödedim. KDV'sini dürüst şekilde %10 (yiyecek) olarak kesmişlerdi.
Alelade bir dönere 80 TL, adam gibi bir menüye 120 TL vermenin kıyasını yapmayacağım, orası arz-talep. İnsanlar her şeye rağmen alıyor ki adamlar ahlaksızca zam üstüne zam yapıyor. Fakat bulduğu her fırsatta fiyatlara zam yapan dönercinin, son KDV artışını da fırsat bilerek fiyatları daha da artırması ve buna rağmen fişini kesmesi gereken şekilde kesmemesi benim için bardağı taşıran son damla oldu.
Başta Gelir İdaresi Başkanlığı'nı arayıp vergi memurlarımızı Çağlayan'a döner yemeye davet edecektim. Sonra esnafların büyük çoğunluğunun aynı şeyi yaptığını bildiğim için vazgeçtim.
Şurası kesin, günde en az 100-150 bin lira ciro yapmasına rağmen doymayıp aleni şekilde hırsızlık yapan bu dönerciden bir daha alışveriş yapmayacağım. En azından dürüst olan esnafın reklamını yapmış olayım.
Fiyatları makul, çeşit çok, sahibi dürüst. Çağlayan'da yemek yiyecekseniz Pehlivan Lokantası'nda yiyin.
Ve son olarak, %3000 kar marjı ile çalışıp sürekli zamlardan dem vuran ve bulduğu her fırsatta fiyatlara zam yapan esnafları boykot edin. Nerede olursanız olun muhakkak civarda bir dürüst esnaf vardır. Soyuluyorsak, kendi irademizle soyuluyoruz. Tek çözüm boykot.
KAZIK YEMEYELİM...!
ÖZEL HASTANEDE MUAYENE OLAMAYAN TÜM SOSYAL GÜVENCESİ OLANLARIN, EMEKLİLERİN DİKKATİNE.!
SOSYAL GÜVENCESİ OLANLAR, EMEKLİLER...
ÇOK ÖNEMLİ... DİKKAT...!
HERHANGİ BİR ÖZEL HASTANEYE GİTTİĞİNİZDE MUHTEMELEN SİZDEN FAZLA PARA ALACAKLAR. OYSA SGK İLE
A Haber muhabiri yurt dışında oy kullanan kişi ile röportaj yapmak istiyor. Türk olduğunu düşündüğü kişiye mikrofon uzatınca aslında kaderimizi kimlerin tayin ettiğini belgelemiş oluyor.
Kılıçdaroğlu'nun yerinde olsam kazanır kazanmaz yapacağım ilk şeylerden biri Saray'ı en az 1 yıl müze gibi halka açardım.
Gerekirse Türkiye'nin her yerinden ücretsiz otobüsler kaldırıp insanlara şatafatı gösterirdim.
Türkiye'nin aslında nasıl zengin bir ülke olduğunu, onlar patates bile alamazken seçtiklerinin nasıl krallar gibi yaşadığını, bundan sonraki seçimlerinin ve sorgulamanın önemi daha iyi anlatılamaz çünkü.
Keza bunun en önemli örneği Romanya'daki Çavuşesku sarayıdır. Halk sefalet içindeyken alınan elmas tokalı ayakkabıları, altın kaplama banyoları, ipek halıları sergiliyorlar ki gelecek nesillere örnek olsun.
Teklif benden @kilicdarogluk@meral_aksener
@OguzhanUgur@AFADBaskanlik@haluklevent@ahbap@OguzhanUgur
DİKKATİNİZE! 1 mühendis, 9 elektrik teknikeri, 3 jenaretör, projektör, kablo, elektrikli ısıtıcı teknik ve enerji desteği için Hatay yolundayız bizi koordine edecek yetkililere ulaşmaya çalışıyoruz.
0537 961 40 52
Çıktı vatandaşı tehdit etti. Sizinle sonra hesaplaşacağız diyor. Tweet atanla hesaplaşıyor. Müteahhitle, usulsüz ruhsat verenle, afette görevini yapmayanla, insanların ölümüne neden olanla değil, tweet atanla hesaplaşmak istiyor.
@OguzhanUgur Hatay da olupta tanıdığı olan vinç kullanabilecek varmı. Şuanda 12 adet vinç kullanıma hazır fakat kullanacak operatör yok. İletişim Alper Çalık cep:05312504745 çeşitli platformlarda paylaşmalım arkadaşlar
Bizlere ilettiğiniz ihbarları tek tek not edip ilgili şehrimize bildiriyoruz.
Yakınlarına ulaşamayanlar bu twitin altında toplansın.
Bizler de istatistik tutalım.
Elimizden geldiğince koşturalım 🙏