Türkiye sistematik şekilde bir otokrasiye evrilirken, yatlarını katlarını, şaşaalı hayatlarını bu ülkenin geleceğine tercih edip tek bir söz söyleyememiş sözde sanatçılar utansın.
Ne ifade özgürlüğü, ne seçme ve seçilme hakkı, ne mülkiyet hakkı, hiçbiri kalmadı. Muhakkak ki bu hukuksuzlukların en büyük sorumluları, anayasanın kendilerine verdiği yükümlülükleri çöpe atmış iktidardaki tuzluk milletvekilleri ile onursuz ve ahlaksız şekilde yürütmenin emrine girmiş bir kısım yargıçlardır ama susup izleyenlerin de katkısı az değil…
6 Temmuz Pazartesi günü hem sözde casusluk hem de diploma davasında 2 ayrı mahkemede yargılamam var. İBB Davası’nın hakimi ise aynı gün benim İBB Davası’nda savunma yapmamı istiyor. Üstelik daha önce en son savunma yapmamı kabul ettiği halde.
Bir insan aynı gün 3 ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok. 110 gündür süren dava sürecinin sonlarına gelmişken mahkeme başkanının 9 Temmuz’da duruşmayı sonlandırma ısrarı düşündürücüdür.
Neden 9 Temmuz ısrarı?
Bu ani kararın sebebi ne?
3 eylemi olan sanıklar 1 tam gün savunma yaparken, 142 eylemden suçladıkları Ekrem İmamoğlu’nun savunması neden kısıtlanıyor?
Bu soruların yanıtı yok. 9 Temmuz sonrası Türkiye’de ne olacak?
Yarın söz sırası sevgili Buğra abide.
Suçlandığı imzalarla birebir aynı mahiyette imza atmış bürokratların AKP’li olunca bakan yapıldığını, CHP’li olunca zindana atıldığını anlatacak.
Daha önce Sayıştay’ın “sorumluluğu yok” dediği, valinin “soruşturmaya bile gerek yok” dediği işlemler bahane edilerek nasıl 15 aydır tutsak edildiğini anlatacak.
Hiçbir şaibeli mal edinimine rastlanmadığı için hakkındaki MASAK raporunun nasıl sümen altı edildiğini anlatacak.
İfade için emniyete kendiliğinden gelmiş olmasına rağmen, polisin sanki firariymiş de yakalanmış gibi gösterebilmek için kendisini tekrar tekrar yürüterek nasıl kurgu kamera kaydı yaptığını anlatacak.
Basından ve @istyargiliyor1’dan takip etmeniz dileğiyle…
Yarın savunma günü!
15 ay sonra ilk kez konuşacağım. Gerçekler ortaya çıkacak.
Tüm dostları Silivri'ye bekliyorum.
Önce Özgürlük, Önce Adalet!
Sevgi ve dayanışmayla ♥️
Bu atama Ekim 2024'te İstanbul'a yapılan atamanın bir benzeridir ama ufak bir farkla. Nihai hedef CHP'li Ankara belediyeleri değildir. Ne anlama geldiğini, hedefte kimin olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu korkunç senaryoyu önlemek ise sadece ve sadece milletin elinde olacaktır. Zira önlenmediği durumda Türkiye, tarihinin en sefil, en kırılgan, en güçsüz dönemine girmiş olacaktır. Ve artık oradan dönüş, ancak ve ancak tarifsiz acılar ve kayıplarla mümkündür.
CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel ve Veli Ağbaba hakkında, “2820 Sayılı Kanuna Aykırılık” ve “rüşvet almak” suçlamalarıyla dosya hazırlayan Aykut Çelik, dosyanın gönderildiği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başsavcı olarak atandı.
https://t.co/lWDaAFmaH0
Her çağın Kerbela’sında mazlumun yanında, zalimin karşısında duran Alevi canlarla yüreğimiz birdir.
Ne diyordu Pir Sultan?
‘Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan.’
Siz yolunuzdan dönmedikçe ben de bu yoldan dönmeyeceğim.
Gerekirse bu başı vereceğim ama onlara baş eğmeyeceğim!
Trabzon’dan Gümüşhane’ye, Tokat’tan Amasya’ya…
Köy köy, belde belde yaktığımız çoban ateşinin Anadolu’nun dört bir yanında gür bir aleve dönüştüğünü görüyoruz.
Mücadelemizin parolası yürüyüştür.
Pusulası millettir.
Hedefi 86 milyona doğrudur.
Bu yürüyüşü millet başlattı, millet tamamlayacak.
Kendimizi millete emanet ediyoruz.
Sevgili gençler, zaman bir kurtarıcı bekleme zamanı değildir.
Sizin hür fikriniz, hür vicdanınız sizin için en doğru rehberdir. Bu ülkenin aydınlık yarınlarını kurmak hepimizin üzerine düşen bir vazifedir.
Sonunda hem kendi geleceğinizi kurtaracak hem de sizden sonrakilere gururla anlatacağınız bir özgürlük destanınız olacak.
Özgür Özel’den üç ağır söz:
1- İtirafçı alçaklar partinin çatısında oturuyor.
2- Yeni Akit gazetesinde Ferdi Zeyrek hakkında ‘çarpıldı’ diye dalga geçen karikatürü çizen kadın çikolata dağıtıyor baba evinde.
3- Evladımız Gülşah Durbay’ın namusuna ölüm döşeğinde iftira atanlar, şimdi gidip o partide göbek atıyor, yavşaklar.
Cumhuriyet Halk Partili 111 Vekilimizin ortak açıklaması:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin iradesinin yeniden ve tartışmasız biçimde tecelli etmesi amacıyla Olağanüstü Kurultay’ın 12 Temmuz 2026 Pazar günü toplanması çağrısında bulunuyoruz.”
Partimizin yönüne, rotasına, kaderine ve yönetimine karar verecek olan yegâne güç; üyelerimizin arasından seçimlerle süzülerek gelen delegelerimizdir. Partimiz bugün aynı zamanda, 25 Temmuz 2026 tarihine kadar bir kurultay yapmaması halinde seçimlere girememe riskiyle de karşı karşıyadır. Bu kapsamda; Cumhuriyet Halk Partisi’nin iradesinin yeniden ve tartışmasız biçimde tecelli etmesi amacıyla Olağanüstü Kurultay’ın 12 Temmuz 2026 Pazar günü toplanması çağrısında bulunuyoruz.
Değerli yol arkadaşlarımız,
“CHP İletişim” hesabımız artık “Özgür Özel İletişim” (@ozgurozeliletsm) adıyla yoluna devam ediyor. Sesimizi daha güçlü duyurmak, dayanışmamızı büyütmek için hep birlikte takip edelim, çevremize de ulaştıralım.
Birlikte daha güçlüyüz.
#Lider
CHP’nin bir ebedi, bir tane de mevcut Genel Başkanı var. Cumhur İttifakı yeni üyeleriyle birlikte ikisinin de fotoğrafını indirmeye çalışıyor, indirtmeyeceğiz 💪🏼 🇹🇷
Yıllardır bu herifler için tekrarladığım bir cümle var, her gün doğruluğu perçinleşiyor:
“Bu Türkiye Cumhuriyeti düşmanı güruh ‘o kadarını da yapmazlar yahu’ dediğiniz her ne varsa yapar. Paranızı çalmak, işinizden etmek, oy kullandırmamak ve gerekirse canınızı almak dâhil!”