Ülkemize o kupayı getirmek istiyorduk ama olmadı. Bu takımla gurur duyuyorum. Bizleri ekran başında, burada tribünlerde destekleyen tüm taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Biz buradan daha da güçlü döneriz. Çünkü biz 12 Dev Adam’ız. 🇹🇷
Milletimiz büyüktür diyerek sizi selamlıyorum.
Ramazan ayının merhameti, bereketi, adalet, birliktelik ruhu, insanın insanı hissetme anlayışı üzerinizde olsun.
Sosyal devlet olmak adına, adalet adına üzerimizdeki kötülüklerin bittiği, iyi günlerin geleceğini müjdeleyerek; ülkemize, milletimize, emeklisine, gençlerine, emekçisine, iş dünyasına zulüm ve zor günler yaşatan her kim varsa; içten dualarımla bir an önce bu kötü, bir avuç insanı milletçe göndereceğimiz günleri, sandığı, seçimi iple çektiğimi bilmenizi istiyorum.
Akşam İstanbul Saraçhane’de milletimizin, yüzbinlerin sesinden “Yiğidim Aslanım” şarkısını dinledim. Çok teşekkürler…
Halk TV’de 00.30’da benimle ilgili hazırlanan belgeseli izledim. Teşekkürler Halk TV.
Buradan bir uyarıda bulunmak isterim. Bir süre, dün akşam ilk kez hepimizin vergileri ile yayın yapan TRT başta olmak üzere, iktidar yalakası kanallara ilk kez hayatımda bu kadar bakma fırsatı buldum. Tam bir rezalet, yalan, iftira; namusa, haysiyete dil uzatma. Koca insanlar utanmadan, nasıl bu denli kötü olabilir? Hepsinin, tüm bu yalancıların, yalakaların, Ramazan ayında kul hakkı yiyenlerin burnundan fitil fitil getireceğim ve ömrüm var oldukça hukuki haklarımı arayacağım. And olsun!
Bütün bu sorunları çözeceğiz. Bu atmosferi yaratan, bize yaşatan tek kişi var. Ankara’da kapalı kapılar ardından Türkiye’yi yönetmek değil koltuğunu korumak için Ramazan’da kul hakkı yemek dahil her yolu mübah gören tek kişiyi milletçe göndereceğiz, sandıkta göndereceğiz.
Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Başaracağız. Akşam herkesi Saraçhane iftar sofrasında Sn. Genel Başkanım Özgür Özel ile oruç açmaya davet ediyorum. Ben de sizi izlerken iftar sofrasında olacağım, dua edeceğim.
Ekrem İmamoğlu
25 MART 2025 SALI, SİLİVRİ
2 ay önce Erdoğan: Fırsatçıları dize getirecek en etkili yol boykottur
2 ay sonra Yılmaz Tunç: Boykot çağrısı yapılması son derece tehlikeli ve yanlıştır
Ele verir talkımı kendi yutar salkımı.
Değerli dostlarım yeniden merhaba.
Aklınızdaki bazı soru işaretlerini gidermek istiyorum.
1- İlk videoda Genel Başkanımız Özgür Özel var. Dünden beri genel başkanımıza 5000'in üzerinde tweet okutuldu.
Kendisi "Eleştiri varsa arkadaşlarımızla görüşmemiz gerekir." diyerek bugün öğrenci temsilcileriyle görüşme gerçekleştirdi ve onların taleplerini dinledi. Onlara provokatör asla demeyeceğini fakat Saraçhane konusuna özellikle dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
2- İkinci videoda Milli Eğitim Bakanlığı'ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcımız ve İstanbul vekilimiz Suat Özçağdaş var. Kendisi neden sahadan görüntü verilmediğine dair açıklamasında şunu belirtiyor.
"Öğrenciler yüzlerini kapatıyor. Niye kapatıyorsun dediğimizde 'İTÜ öğrencisiyim. 31 sene önceki diplomayı iptal eden beni mahveder.' diyorlar. Bir cevap veremiyorum. Demokrasi talebi için alana gelen insanlara dair sahadan görüntü verirsek gözaltı riskinden çekiniyoruz. Sahada 80 vekilimizle bulunuyoruz. Büyük bir kısmı İstanbul'da. Bazı arkadaşlar bizi tanıyor bazıları tanımıyor. Vekiliz demeden yoldaşları olarak yanlarında mücadele veriyoruz. Eksik varsa da kapatacağız."
3- Üçüncü video Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın. Arkada polis müdahalesini görüyorsunuz. Bu esnada alanda eşyalarını unutan arkadaşımızın eşyasını almak için birlikte alana yürüyorlar. Bu video 3-4 gündür var örneğin ama paylaşılmıyor çünkü tercih edilmiyor.
Son olarak bugün İBDA-C riskinden haberdarsınız. İstanbul İl başkanımız Özgür Çelik tampon bölge önlemi almıştı fakat iftar iptal edildi. Telaşa gerek yok.
Mücadeleye devam. Pes eden de memleketi satar, sizi yalnız bırakan da. Herkes bu konuda hemfikir.
Akşam için herkese kolaylıklar, ayağınıza taş değmesin.
Gülmeyi unutmayın zira Ekrem Başkanın dediği gibi GÜLERYÜZÜNÜZE YENİLECEKLER.
2 yerden gıcıkları var bu adama:
1- Fatih’i az kalsın ellerinden alıyordu
2- Osmanlı torunuyuz diye ortada dolananların viraneye çevirdiği tarihi binaları tek tek toparlayıp halka kazandırıyordu. Bunlar iş yapanı dürüst adamı sevmezler
Bakın size emsal bir karar paylaşacağım.
Ankara’nın eski Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yapılan bir rüşvet ve yolsuzluk şikâyeti sonrası, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Danıştay kararını esas alarak işlem yapmama kararı verdi.
Peki Danıştay ne dedi?
Danıştay 1. Dairesi’nin 05.02.2020 tarihli ve E.2020/22, K.2020/132 sayılı kararı şöyle:
“İhalelere ait belgelerde imzası olmayan,
belgelerin düzenlenmesine katkısı tespit edilmeyen,
ihalelerle ilgili süreçte talimat verdiğine ya da yönlendirmede bulunduğuna dair delil bulunmayan belediye başkanına
cezai sorumluluk yüklenemez.”
Belgeleri de paylaşıyorum.
Eğer hukuk gerçekten herkes için eşitse, buyurun bu kararı da dikkate alın.
Aynı durum, aynı süreç, farklı karar… Olmaz.
Sevgili vatandaşlarım,
Türkiye bugün büyük bir ihanete uyandı.
Yürütülen yargı süreci bir adli işlem değildir. Tam bir yargısız infazdır.
Milletimizi sorumluluk duygusu içinde hak mücadelesine davet ediyorum. Bu hak mücadelesi milletimizin ve evlatlarımızın geleceği meselesidir.
Türkiye’nin geleceği için bugün mutlaka oyunuzu kullanın. Sonra da İstanbul Saraçhane’de ve diğer illerimizde demokrasi meydanlarında buluşarak sesinizi yükseltin.
Milletin iradesini çalanlara karşı sorumluluk alma, hak mücadelesine katılma günüdür.
Hiç kimseyi arkada bırakmadan hep birlikte.
Korkunun ecele faydası yok!
Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin.
Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!
Aziz Milletim;
Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin.
Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız.
Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır.
86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum.
Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim.
Her şey çok güzel olacak…
İBB Basın Danışmanlığı, İBB'ye yönelik soruşturma kapsamında ortaya atılan iddialara 7 başlıkta yanıt verdi:
"YALAN: Lüks içinde yaşıyordu, haksız kazançla elde ettiği paralarla satın aldığı milyonluk villada gözaltına alındı.
GERÇEK: Ekrem İmamoğlu, ailesiyle birlikte, mülkiyeti İBB’ye ait olan Sarıyer’deki başkanlık konutunda yaşamaktadır. Daha önce bir vakfa tahsis edilen bu taşınmaz, Ekrem İmamoğlu tarafından İBB’ye kazandırılmış ve kendisinden sonraki başkanların da kullanabilmesi için, başkanlık konutu olarak düzenlenmiştir. Tıpkı 2019 öncesinde, iktidar partisinin belediye başkanlarına tahsis edilen ve içerisinde lüks villaların bulunduğu Florya’daki yerleşkenin, Ekrem İmamoğlu'nun direktifiyle İstanbul Planlama Ajansı’na (İPA) tahsis edilmesi ve İstanbul halkının kullanımına açılması gibi.
YALAN: Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. üzerinden usulsüz ihaleler yapıldı, bazı kişilere özel işler verildi; projeler ya tamamlanmadı ya da yarım bırakıldı.
GERÇEK: Her iki İBB iştirak şirketi de defalarca Sayıştay denetiminden geçmiştir. Müfettişlere tahsis edilen odalar sürekli dolu olmuş, yapılan tüm incelemelerde herhangi bir usulsüzlük tespit edilmemiştir. Açık hava reklam mecralarına ilişkin ihaleler, hizmet alımları ve sözleşmeler defalarca denetlenmiştir. Mülkiye ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılan ayrı incelemelerde de herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmamıştır.
ANCAK; Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla kendisinden önceki dönemle ilgili yapılan iç denetimler sonucunda tespit edilen yüzlerce milyar TL’lik usulsüzlük dosyalarına, İçişleri Bakanlığı tarafından el konulmuştur. Bu dosyalar, İBB’ye ait arazilerin düşük bedellerle belli kişilere satılıp, sonrasında yüksek fiyatlarla İBB tarafından tekrar satın alınması, kişilere özel milyon dolarlık burslar, özel araç tahsisleri ve siyasi faaliyetlerde yapılan harcamaları gibi yolsuzluklar içermektedir. Ancak bu dosyaların akıbeti halen bilinmemektedir.
YALAN: Terör örgütüne yardım edildi, örgüt mensupları ve sempatizanları İPA ve BİMTAŞ bünyesinde işe alındı.
GERÇEK: Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İBB, bu tür suçlamalarla daha önce de karşı karşıya kalmış, tüm yargı süreçlerinden aklanarak çıkmıştır. İBB'de "700 terörist var" iddiası öne sürülmüş, ancak bu kapsamda sadece 41 kişi yargılanmış ve tamamı beraat etmiştir. Dönemin İçişleri Bakanı, bu iddiaları "Siyasi olarak yapmak zorundaydık" diyerek itiraf etmiştir. İBB’de işe alımlar, büyük bir titizlikle yürütülmekte olup, adaylardan yalnızca sabıka kaydı değil, güvenlik soruşturması da talep edilmektedir. Valilik onayı olmadan hiçbir personel işe alınmamaktadır.
YALAN: Belediye encümeninden zorla karar çıkartarak bazı iş insanlarına şantaj yapıldı.
GERÇEK: Encümen kararları, İBB Meclisi’nin denetimine tabidir. Bu konuda bugüne kadar muhalefet partileri tarafından herhangi bir itiraz ya da iddia ortaya atılmamıştır.
YALAN: Medya A.Ş yöneticisi yurtdışına kaçtı.
GERÇEK: Medya A.Ş Yöneticisi E.G, yıllık izin formunu doldurarak, annesiyle birlikte yurt dışına tatile gitmiştir. Operasyon haberinin ardından, dönüş biletini erkene alarak ülkeye dönme kararı almıştır ve ifade vermeye hazırdır.
YALAN: İBB imkânlarıyla kişisel veriler hukuka aykırı şekilde toplandı ve şantaj için kullanıldı.
GERÇEK: İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kamu sorumluluğunu en hassas şekilde gözetmiş ve en küçük konuda dahi Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında hareket edilmesini istemiş, bu konuda hassas bir yöneticidir. Adli makamların talep ettiği durumlar haricinde, hiçbir veri paylaşılmamıştır.
YALAN: İPA paralel bir yapı kurarak istatistikleri manipüle ediyor.
GERÇEK: İstanbul Planlama Ajansı'nın (İPA) düzenli olarak yayınladığı yaşam maliyeti araştırmaları İTO’nun açıkladığı verilerle örtüşmekte olup İstanbul özelinde yapılan çalışmaları kapsamaktadır. Bilimsel metotlarla hazırlanan çalışmalar, alanında uzman akademisyenlerin yönetiminde gerçekleştirilmektedir."
Neden Ekrem İmamoğlu
Çünkü;
🔻Galata Kulesi, İBB’den alındı.
🔻Haydarpaşa, Sirkeci Gar ihalelerinde belediye haksızca elendi.
🔻İmamoğlu göreve geldiğinde AKP’li yöneticiler istifasını vermemekte direndi ve yeni kadronun gelişi geciktirilmeye çalışıldı.
🔻İçişler Bakanlığı, İstanbul Vakfı’nın kurban bağışı toplamasına izin vermedi.
🔻Halk Ekmek büfe sayısının artırılmasını AKP’li meclis üyeleri önce reddetti, sonradan toplumsal tepkiyle kabul edildi.
Daha sonra da ilçe belediyeler büfelerin kurulmasına engel çıkardı.
🔻Sayıştay; İBB'nin annelere ücretsiz ulaşım sağlamasını, üniversite öğrencilerine eğitim yardımı yapmasını ve halk süt dağıtımını mevzuata aykırı buldu.
🔻Metro için alınan krediler bakanlıkta aylardır onay bekliyor.
🔻Gezi Parkı İBB’den alındı.
🔻Cumhurbaşkanı aylardır sadece bir imza atmadığı için, 300 otobüs alım kredisi halen kullanılamadı.
🔻UKOME’nin yapısındaki değişiklikle belediye azınlığa düşürüldü ve taksi düzenlemesi defalarca reddedildi.
🔻İBB’nin pandemide topladığı bağış hesaplarına bloke kondu.
🔻İBB’ye ait pek çok yer, meclisteki AKP çoğunluğu kullanılarak AKP’li ilçe belediyelere tahsis edildi.
🔻İBB’ye ait “500İG gezici kütüphane eğlenerek öğreniyoruz” adlı etkinlik otobüsü, AKP'li Zeytinburnu Belediyesi ekiplerince etkinlik esnasında kaldırıldı.
🔻Normalde temmuz ayında kullanılacak olan maliye katkı payı İBB’ye, ülke tarihinde ilk defa 15 gün önce, yani İmamoğlu yönetime gelmeden önce ödendi ve yaklaşık 1 milyar liranın tamamı İmamoğlu göreve gelene kadar harcandı.
🔻Otogarı işleten firma, sözleşme süresi bitmesine ve İBB’nin ihtarlarına rağmen tahliyeyi gerçekleştirmemekte direndi.
🔻İBB Saraçhane binasına kütüphane yapılma projesi, uzun süre koruma kurulundan geçirilmedi.
🔻KİPTAŞ’ın AKP döneminde; değerinin çok üstünde aldığı arsalar, İmamoğlu seçildikten sonra, meclisteki AKP çoğunluğuyla yeşil alan ilan edildi.
🔻İBB’nin Yerebatan Sarnıcı yıkılmasın diye çalışma yapma talebi, uzun süre koruma kurulunda bekletildi.
🔻Danıştayın kararıyla, 25 yıldır belediye başkanında olan belediyeye bağlı iştiraklere yönetici atama yetkisi meclise devredildi.
🔻İmamoğlu ikinci kez göreve geldiğinde; 100 milyonlarca liralık maaş ödeyen İBB’nin kasasında 5 milyon lira bile olmadığını açıkladı.
🔻Seçim öncesinde Ekrem İmamoğlu’nun vaatlerinden biri olan 150 kreş projesi kapsamında; kreş yapılması planlanan yerlerle ilgili imar planı değişikliği teklifleri, meclisteki AKP Grubu tarafından engellendi.
🔻Ekrem İmamoğlu seçimi kazandıktan hemen sonra, İBB’nin iştirak şirketlerinden Hamidiye Su’ya kamu kurumları ambargo uygulamaya başladı.
🔻İBB’nin mülkiyetinde bulunan sosyal konutların, dar gelirli vatandaşlara verilmesi teklifi, İBB Meclisi’nde AKP çoğunluğuyla reddedildi.
🔻AKP Meclis Grubu, KİPTAŞ’ın yaptığı lüks konutların satışına izin vermeyip; buradan elde edilecek gelirle sosyal konut yapılmasını engellendi.
🔻AKP Grubu, İmamoğlu’nun istediği borçlanma taleplerini büyük oranda kesintiye uğratarak yeterli hizmetin üretilmesini engelledi.
🔻İBB şirketi BELTUR’un işlettiği 48 hastane kantini, Sağlık Bakanlığı’nın sözleşmeleri yenilememesi nedeniyle kapandı.
🔻İBB’nin, olağanüstü durumlarda ihtiyaç sahibi vatandaşlara yardım yapılmasıyla ilgili yönetmelikte yapmak istediği değişiklik, AKP Grubu'nca reddedildi.
🔻Taksim Meydanı için 209.728 İstanbullunun oy kullandığı projenin uygulanabilmesi için beklenen onay, Koruma Kurulu’nda tam 208 gündür bekletiliyor. Cevap yok, açıklama yok!
🔻Hafriyat alanlarının işletilmesiyle ilgili AKP grubu, hafriyat döküm alanlarından İBB’nin elde edeceği gelirden ilçe belediyelerine kaynak aktarılmasını sağlayarak İBB’nin bir geliri daha tırpanlanmış oldu.
🔻İBB’nin kentsel dönüşümün cazibesini artırmak için getirdiği 'çatı katı' teklifi, AKP Grubu tarafından reddedildi.
Bu hem müteahhit açısından hem de kentsel dönüşüm yaptırmak isteyen vatandaşlar açısından cazibeyi arttıracaktı, engel olundu.
(devamı da var) +++
Land of the Crescent 2024, bu akşam 20:00'de Türkiye'den yüzlerce oyun ve çok özel canlı yayınlarıyla Steam'de başlıyor! 🥳 Bizi ana sayfada görürseniz şaşırmayın 🙃 Oyunlarıyla katılan, destek olan herkese bir daha teşekkürler 👏 Yayın linkimiz👇
https://t.co/BClRTZ8WWR