Elias: Why does California have signature matching? They have it to satisfy the same right-wing zealots who claim there’s fraud, right?
So they do this whole kabuki theater that takes all of this time in order to contend with the fact that people say that if you don’t do signature matching, there’s going to be fraud. And then they get attacked for taking the time to do that very thing.
The fact that the New York Times thinks there’s a middle ground here… Here’s my message: I don’t compromise with Republicans because there is no middle ground between a firefighter and an arsonist, and they are trying to burn down democracy.
This is the son of a former Republican state senator and close friend of Sarah Huckabee Sanders.
Sarah campaigned for his failed Senate run earlier this year.
Now he’s accused of sexual misconduct involving minors.
🚨Seth Beecher, MAGA pastor of Ellington Apostolic Tabernacle in Reynolds County, Missouri, was arrested on June 9 and charged with three counts of first-degree child m*lestation.
A juvenile reported that the abuse had been ongoing since 2018 — that’s eight years of trauma.
This is the same man who spent years railing against LGBTQ people on Facebook, sharing anti-Pride scripture, reposting Fox News and praising Trump, and sharing a racist meme with a Confederate flag backdrop depicting Barack Obama being shot.
He called himself a preacher of “clean hands and a pure heart.”
Meanwhile he allegedly spent eight years abusing an innocent child.
It’s always the ones you most expect.
Jake Tapper and Alex Thompson treated Biden’s health like Watergate, milked it for books, TV hits, headlines, and endless “cover-up” chatter.
But Trump? Slurring, rambling, falling asleep in public, hiding records, and looking weaker by the day?
Suddenly they’re blind.
That isn’t journalism.
It’s selective scrutiny. Shameful.
Barınağa çok net bir planla gitmiştim. Genç bir köpek istiyordum. Belki bir yavru. Belki bir yaşında bir köpek. Kolay olacak, ağır bir geçmişi olmayan, gözlerinde acı taşımayan ve geçmişi yüzünden sonunda beni de üzmeyecek biri.
Kulübelerin arasında yürüyordum. Genç köpekler havlıyor, zıplıyor ve ziyaretçilere doğru uzanıyordu. Neredeyse yavru köpeklerin bulunduğu bölüme ulaşmıştım ki birden durdum.
En arkadaki kulübede Bruno vardı. Altı yaşında, iri bir rottweiler kırmasıydı. Yüzünde yara izleri vardı, kulaklarından biri garip bir şekilde düşüktü ve burnunun etrafındaki tüyler çoktan beyazlamaya başlamıştı. Havlamıyordu. Zıplamıyordu. İlgi istemiyordu. Sadece durup geçen insanlara bakıyordu.
Durduğumu fark ettiğinde aniden ayağa kalktı ve kulübenin arka tarafına koştu. Uzaklaştığını düşündüm. Ama ağzında bir şeyle geri döndü.
Bu eski, mavi bir battaniyeydi. Ya da daha doğrusu, battaniyeden geriye kalan şeydi: Deliklerle dolu, yıpranmış, kenarları sökülmüş bir kumaş parçası. Bruno onu dikkatlice parmaklıkların yanına bıraktı ve bana, sanki sahip olduğu en değerli şeyi veriyormuş gibi baktı.
Gülümsedim ve görevliye sordum:
“Benimle oynamak mı istiyor?”
Kadın başını salladı.
“Hayır. Bunu herkese yapıyor. Battaniyesini paylaşmayı sevmez. Ama onun elinde kalan tek değerli şeyin bu olduğuna inanıyor. Eğer onu verirse, birinin sonunda onu eve götüreceğine inanıyor.”
Kalbimin sıkıştığını hissettim.
Meğer Bruno neredeyse beş yıl boyunca bir aileyle yaşamış. Onu yavruyken sahiplenmişler. Çocuklarla birlikte büyümüş, evin içinde uyumuş, aileyle seyahatlere gitmiş. Ama sonra aile taşınmış ve büyük bir köpeğin artık onlar için uygun olmadığına karar vermiş. Onu bir torba mama, birkaç belge ve bu battaniyeyle birlikte barınağa bırakmışlar.
Battaniye, yavruluğundan beri onunlaymış. Eski hayatından kalan son parçaymış.
İlk günlerde Bruno neredeyse hiç yemek yememiş. Sadece battaniyeyi bir yerden başka bir yere taşımış, üzerinde uyumuş ve burnunu kumaşa gömmüş. Sonra her ziyaretçi geldiğinde battaniyeyi kulübenin kapısına getirmeye başlamış. Oyun oynamak için değil. Dikkat çekmek için değil. Sanki sahip olduğu her şeyi insanlara sunuyor ve sonunda birinin onu seçmesini umut ediyormuş gibi.
Tam o sırada çocuklu bir aile yaklaştı. Bruno canlandı, battaniyesini aldı ve parmaklıklara doğru koştu. Gözlerinde yeni bir umut ışığı belirdi. Adam kulübenin bilgi kartına baktı, sonra Bruno’ya döndü ve şöyle dedi:
“Daha küçük bir köpek baksak daha iyi olur.”
Ve gittiler.
Battaniye Bruno’nun ağzından düştü. Havlamadı. İnlemedi. Sadece beton zemine uzandı ve başını battaniyenin üzerine koydu. Bu öfke değildi. Reddedilmeye alışmış olmanın verdiği sessizlikti.
Görevli bana sekiz aydır beklediğini söyledi.
Sekiz ay boyunca her sabah eski battaniyesini parmaklıklara taşıyıp beklemişti.
Yavru köpeklerin olduğu bölüme baktım. Gitmeyi planladığım yere. Sonra tekrar Bruno’ya baktım. Beyazlamış burnuna, yara izlerine ve patilerinin altındaki battaniyeye.
Ve bir şeyi fark ettim: Karşımda zor bir köpek görmüyordum. Bir zamanlar kalbi kırılmış ama hâlâ sevmeye çalışan sadık bir yürek görüyordum.
Kulübenin yanına çömeldim.
“Bruno, battaniyeni sakla. Artık onu vermene gerek yok.”
Başını kaldırdı ve kuyruğunu hafifçe salladı.
Görevliye baktım ve dedim ki:
“Onu sahipleniyorum.”
Kapı açıldığında Bruno dışarı fırlamadı. Önce battaniyesini aldı. Sonra yanıma geldi ve hareketsiz kaldı; sanki hâlâ fikrimi değiştirmemi bekliyordu.
Tasmasını taktım ve fısıldadım:
“Eve gidiyoruz, koca oğlan.”
Bu olay üç yıl önceydi.
Bugün Bruno kanepemin yarısını kaplayarak uyuyor, öyle yüksek sesle horluyor ki bütün oda titriyor ve her sabahı hayat yeniden bir armağan olmuş gibi karşılıyor. Bir sürü oyuncağı var ama her akşam yine eski mavi battaniyesiyle uzanıyor.
Sadece artık onu kimseye vermiyor.
Başını üzerine koyuyor ve huzur içinde uykuya dalıyor.
Çünkü artık elinde kalan son şeyi vererek sevgiyi hak etmeye çalışmasına gerek yok.
Ben barınağa sevmesi en kolay köpeği arayarak gitmiştim.
Ama bana sevginin her zaman kolay olmadığını öğreten köpeği buldum. Bazen sevgi; yara izleriyle, beyazlamış tüylerle ve dişlerinin arasında eski bir battaniyeyle gelir.
Ve buna rağmen hayatındaki en doğru karar hâline gelir.
Eğer bu hikâye kalbinize dokunduysa, bir ❤️ bırakın ve geçmişi olan köpeklerin de sevgi dolu bir geleceği hak ettiğine inananlarla paylaşın.
#ALINTIVEŞİİRSEL
This little boy, who is now a decorated war veteran, told the world trump raped him. Trump is desperately changing that subject daily, by declaring wars, doing UFC shit at the White House, going to basketball finals. Trump is scared of Sascha Riley and the files. Expose him.
MAGA pedophile pig, 23 year old Ridge T Vincent of Tonganoxie, Kansas, was sentenced to 7.5 years in prison on charges of sexual exploitation of a child and internet trading of child pornography. 😡 https://t.co/1WBIqxd1Xb
Christian ‘Pastor Tommy’ pleads guilty after sexually abusing boys in his youth group. He framed some contact as ‘how Jesus greeted disciples’…”
Thomas Pinkerton Jr., 52, pleaded guilty Monday to one count of sexual abuse of a minor under a plea deal. He was a youth pastor at Central Christian Church in Rossville, Baltimore County.
Between 2006 and 2010, Pinkerton sexually abused teenage boys ages 12 to 17 at the time at the church and at his Baltimore County home. At least six men in Maryland (and reports of a seventh in Georgia) came forward describing a clear pattern: he showed favoritism to certain “athletic, good-looking, popular” boys he called his “favorites,” gave massages, held hands, touched them inappropriately, and even shared beds with boys during out-of-state mission trips while his wife stayed with the girls.
Victims described him as a “spiritual father” figure who crossed every boundary. He was arrested in Georgia in August 2025, extradited to Maryland, and initially faced 24 charges.
Under the plea, Pinkerton faces up to 4 years in prison, followed by 5 years of probation and lifetime sex offender registration.
Prosecutors plan to present accounts from additional victims at his December sentencing.
Another predator in a position of spiritual authority preyed on vulnerable boys for years.
How many more churches and communities will fail to protect kids until these “spiritual fathers” are finally held fully accountable?