KAMUOYUNA DUYURU
Bazı sosyal medya hesaplarında, Güran ailesinin Cumhuriyet Halk Partisi tarafından düzenlenen ve Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılacağı bir programa davet edilmediği veya davetli listesinden çıkarıldığı yönünde paylaşımlar yapılmaktadır.
Söz konusu paylaşımlar gerçeği yansıtmamaktadır.
Güran ailesi, söz konusu programa davet edilmiştir. Ancak aile, içinde bulunduğu süreç ve mevcut koşullarını değerlendirerek bu davete katılmama yönünde kendi iradesiyle karar vermiştir.
Dolayısıyla ailenin davetli listesinden çıkarıldığı veya davet edilmediği yönündeki iddiaların aksine, söz konusu programa katılmama kararı aileye aittir.
Ailenin yaşadığı hukuki ve kişisel süreç üzerinden gerçeğe aykırı algılar oluşturulmasını ve bu sürecin siyasi tartışmaların bir parçası haline getirilmesini doğru bulmuyoruz.
Kamuoyunun, aile adına yapılan açıklamalar ve paylaşımlar konusunda gerekli hassasiyeti göstermesini, doğrulanmamış iddialara itibar etmemesini önemle rica ederiz.
“Gerçek toprağın altına kapatıldığı zaman, orada öyle bir toplanır öyle bir patlama gücü kazanır ki, patladığı gün her şeyi kendisiyle birlikte havaya uçurur.
Emile Zola
BEN NAMUSUM ŞEREFİM İÇİN YAŞARIM BU DÜNYADA
▪️Diyarbakır'da katledilen Narin Güran'ın tutuklu abisi Enes Güran'ın çok konuşulan mahkeme konuşması ortaya çıktı:
▪️Keşke bir şey bilseydim herkesin kafasına sıkardım. Bugün ben namusum için yaşıyorum.
Kendi yaralı yurttaşını tuzağa düşüren makamlara karşı da bu ailenin masumiyetini savunacağız!
"Adalete erişemeyen bize başvursun" demediniz mi sayın @abakingurlek
Bakanlığınıza sizinle görüşebilmek umuduyla gelen Arif ve Baran Güran ile avukatlarının belirli bir birime başvuruya yönlendirildiğini bilmiyor musunuz?
Doğal olarak onlar da orada kendilerine gösterilen birime adalet taleplerini sözlü olarak ilettiler. Anlattıkları bir tutanağa geçirildi ve onlara imzalatıldı. Adalet talepleri bu şekilde kayda alındı.
Sonra adalet arayan yaralı aile üyelerinin ifade tutanağı, herkesin iyi bildiği iftiracı operasyon hesapları eliyle her yere yayıldı! Kim verdi bu tutanağı bu zalimlere Sayın Bakan?
Bakanlığınızın herkes için adalet seferberliği bu mu? Bu skandal süreç böyle mi devam edecek?
Size dert anlatmak için Bakanlığınıza gelen aile üyelerini, Bakanlık yetkilileri faili meçhul birimine yönlendirsin. Olayı oraya anlatın densin. Tutanak tutulsun, imzalatılsın. Sonra aile sanki olayı "Faili meçhule" kaydetmek istemiş gibi, "Skandal başvuru reddedildi" diyerek AKİT'ten TAKVİM'e A-Haber'den her yere asılsız haberler yayılsın. Yine saldırı başlasın.
Ailenin biz böyle bir başvuru yapmadık dediği şey budur. Doğruyu söylüyorlar. Onlar, evlatlarının katli olayı "Faili Meçhul" sayılsın mı dediler? Adalet talepleri manipüle edildi, o birime yönlendirildiler ve bu nedenle oraya anlattılar. Sonuç korkunç biçimde çarpıtıldı.
Bu aile iki yıldır katili, işbirlikçilerini ve işbirlikçi troll medyayı işaret ediyor. Duymayan kalmadı. Ne "faili meçhulü?" Nasıl böyle bir şey isterler? Tabii ki istemiyorlar.
Fakat bu zalimler ne istiyor bu aileden? Ne isteniyor bu yaralı aileden? Allah korkuları yok, anladık. Ama bu zalimlik daha ne kadar sürecek?
Gazetecilikle uzak yakın ilişkisi olmayan müfteriler yine şizoid yalanlarını, iftiralarını kanal kanal gezerek anlatmaya başlayacak. Bu cesareti nereden alıyor bunlar? Bu neyin paniği?
Bir anne, suçsuz günahsız bir anne, gencecik bir evlat diri diri kuyuya gömüldü. AK Parti adaleti bu mu? Bu zulmü partinizin en az yarısı artık biliyor. Ailenin suçsuz olduğunu biliyor.
Sayın Gürlek ya yanlış bilgilendiriliyorsunuz ya da bu adli vakada sahici bir hakikate ve adalete ulaşma kaygısı gütmüyorsunuz.
Diyarbakır milletvekili olarak, seçim bölgemde yaşanan bu zulmü anlatabilmek için defalarca defalarca randevu istedim sizden. Dosya ilettim. Herkesle görüştüm size ulaşamadım. Buradan da bu görüşme talebimi iletiyorum.
Bu insanların başına -bu zulümden başka- en ufak bir şey gelse, bunun sorumlusu kim olacak? Bunu size soruyorum.
Bu soruları da vicdanı olan herkese soruyorum:
Bu sosyal medya troll çöplüğünü, bu sorumsuz kes-yapıştır haberciliğini, bu konuyla ilgili en ufak bilgisi olmadan bu aileyi peşinen suçlu ilan eden devletlüleri kim yarattı?
Bu bahtsız aile bu Leviathan'dan nasıl kurtulacak?
Yine kim düğmeye bastı? 21 Ağustos'ta köydeki büyük katılımlı anma, Selahattin Demirtaş'ın mesajı, Faruk Bildirici'nin çalışması, Ayten Zara'nın ekibiyle çalışmaları, Gergerlioğlu'nun açıklamaları ve benim Meclis Araştırması isteyen önergem, adalet isteyen yurttaşların akın akın köye gitmesi, Büyükşehir Belediyemizin ailenin verdiği mevlide ve anmaya katkısı... Bütün bu çaba şer odaklarını yine harekete geçerdi.
Yeter!
Bu hukuksuz gidişat böyle devam edemez! Adalet bu değil. Adalet tesisi "güç savaşı, iktidar oyunu" değil!
#NarinveAilesiİçinAdalet istiyoruz.
Asla vazgeçmeyeceğiz!
@RTErdogan@EmineErdogan@AvOzlemZengin@abdulhamitgul@tugbaisikercan@mehmetucum@_cevdetyilmaz@aysebohurler@Kepoluasuna@oucuncu@MahinurOzdemir@Diyarbakirbaro@ihdgenelmerkez https://t.co/hecQggiMuy
@derinistihba Enes kendinden ailesinden o kadar eminki aslanlar gidi dik durmuş savunma yapmış...
Helal olsun seni doğuran aslan anne Yüksel Gürana....
👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻
İzzet bey Narin Güran dosyasında çok büyük hak ihalleri var .
Cinayetin
❓Kim
❓Neden
❓Nasıl
Gibi en önemli, kararı belirlemesi gereken soruların cevapları ortada olmamasına rağmen , Narini gömen ,19 boyunca saklayan ve yakalanıncada 8 ayrı ifadeyle aile bireylerine iftira atan ve verilen kararlar bu kişinin 8 ayrı ifadesi etrafında şekillenen bir dosyayı sorgulamak ,gündeme taşımak ve buna itiraz edip bulunduğunuz,temsil ettiğiniz hukuk makamının yapması gereken bir tavır değil midir?
Belkide ilerde hukuk derslerinde okutulacak olan bu davayı ne zaman gündeminize almayı düşünüyorsunuz?
İş işten geçip masum 3 insanın içerde özgürlüklerinden mahrum kalıp muhtemel son olan ölüm başlarına gelince mi?
Yoksa her türlü zorbalığa maruz bırakılan ,hak arayan aile bireylerininde içeri alınmasınımı bekliyorsunuz?
Bir aile değil bir sülalaye kolektif olarak uygulanan bu adaletsizliğe karşı ne zaman elinizi taşın altına koyup meslek ve misyonunuzun gereği gibi bir tavır takınacaksınız?
Ortada 8 yaşında istismara uğrayıp canice katledilen bir kız çocuğunun hakikati varken ,sizler yani güvendiğimiz , adaletin emin ellerde olduğuna kanaat getirdiğimiz sizler ne zaman buna dur diyeceksiniz??
İş işten geçtikten sonra ilerde birkaç ders saatini doldurmak için güçlü argüman olacak veya belkide kitaplardan okuyacağınız bu hukuk katliamının yaşandığı dava nasıl ve ne zaman ilginizi çekecek?
Saygılar.
#narinveailesiinadalet
Ancak bir bakıyorsunuz, Narin Güran cinayetiyle ilgili iki yıldır tek kelime etmiyor. Her konuda konuşuyor ama bu konuda konuşmuyor. Aslında sen işi yargıya bırak! Neden oturup bütün yargısal dosyaları açıyor, hepsini kendin çözüyormuş gibi davranıyorsun?
Bir de kolluğun ve yargı görevlilerinin ihmallerini dile getiren kişiler hakkında soruşturmalar başlatılıyor. Malum, Narin Güran meselesinde jandarmanın yaptığı çok önemli hatalar vardı. Aile hedefe konulmuştu. Şehir efsaneleri uydurulmuştu. Gazeteciler ve bazı hukukçular bu olay üzerinden meşhur olmaya çalışıyordu. Herkes prim yapmaya, rant elde etmeye çalışıyordu. Bunu hepimiz görüyor ve üzülüyorduk. Sonra yapılması gerekenler de yapılmadı.
Bunlarla ilgili “Şeytan Tepe” belgeseli çekildi. Hukukçular, gazeteciler, araştırmacılar ve teknik uzmanlar bu konuları eleştirdi. “Böyle mi soruşturma yürütülür?” diye sordular. A’dan Z’ye abuk sabuk yürütülen bir soruşturmaydı. “Burada ya inanılmaz bir ehliyetsizlik ve liyakatsizlik ya da kötü niyet vardı.” dediler. @140journos
İnsanlar şu soruyu soruyor: Narin Güran’ın görüntülerden kaybolduğu andan yalnızca 3-5 saniye sonra önünden geçtiği ilk ev, Nevzat Bahtiyar’ın eviydi. Peki, bu evde bulunan kişilerin ifadeleri neden alınmadı?
İnsanlar bunu sorguluyor. Ardından, “Vay efendim, sen jandarmayı aşağıladın, küçük düşürdün!” deniliyor. Ya hiçbir şey yapmamışsın zaten! Bırak da insanlar bari eleştirsin kardeşim!
İçişleri Bakanlığı ve jandarma zerre miktar doğru bir iş yapmamış, insanlar da bunu eleştiriyor. Bunun üzerine, “Vay efendim, sen nasıl beni eleştirirsin? Sen nasıl beni eleştirirsin? Hakkında soruşturma başlatıyorum, görürsün gününü!” deniliyor. @TC_icisleri
Ya arkadaş, birinci günde çözülebilecek bir cinayeti yüzüne gözüne bulaştırdığın için iki yıldır bu cinayet çözülemiyor. İnsanlar suçsuz günahsız zindanlarda tutuluyor. Bunun üzerine bir belgesel çekilmiş, sen kalkmış belgeseli şeytanlaştırıyorsun!
Zaten o belgeselde Tavşantepe köyünün ve Güran ailesinin nasıl şeytanlaştırıldığı anlatılıyor. Nasıl bir toplumsal linç kampanyası yürütüldüğü anlatılıyor. Bu insanlara yapılan zorbalık, mobbing, linç ve siyasi soykırım operasyonu anlatılıyor. Sen de kalkmış, “Bunu nasıl anlatırsın, görürsün gününü!” diyorsun. Böyle bir şey olabilir mi?
Bir anda, bir gün içerisinde @adalet_bakanlik hemen birtakım bilgiler servis ediyor: “Faili meçhullerle ilgili başvurular reddedildi. Şeytan Tepe belgeseli hakkında da soruşturma açtık.” deniliyor. Cumhuriyet başsavcılıklarına birtakım talimatlar verilmiş gibi peş peşe açıklamalar yapılıyor. Aniden bir el harekete geçiyor ve bütün bunları başlatıyor.
Bu ne demek? Açıkçası bu durum, ortada pek de iyi niyet olmadığını gösteriyor.