Depremin altıncı günü Hatay’a indiğimizde Muharrem İnce ile karşılaştık. Sizce durumlar nasıl diye sordum.
“Şuraya bir seyyar tuvalet bile kuramamışlar. Bunu bile yapamayanlar bu işin altından kalkamaz.” dedi.
Teşekkür ettik yanından ayrıldık.
Bir an için adam do��ru söylüyor aslında hissine kapılarak yürürken elli metre ileriye yerleştirilmiş 15-20 tane seyyar tuvalet ile karşılaştık.
Muharrem İnce işte böyle bir adamdır. Ne söylüyorsa tam tersi doğrudur.
Tartışma esnasında partnere "sessizlik cezası" (silent treatment) vermek bir sakinleşme alanı yaratmak değil; kontrolü ele geçirmek için tasarlanmış, karşı tarafın terkedilme anksiyetesini kasıtlı tetikleyen pasif-agresif bir psikolojik şiddettir.
Bakın ne buldum. 6 Şubat gecesi İsrail'in sözde arama kurtarma ekibi Hatay'a geliyor. Birkaç saat sonra ANTAKYA'DA BARAJ PATLADI yalanı ortaya atılıyor. Ekipler çalışmaları durdurup enkazları terk ediyor. İsrailli ekip Antakya'daki sinagogdan ester parşömenini çalıyor.
Üzülüyorum, üzülüyorum; Recep Tayyip Erdoğan'a olan kininiz yüzünden paralarınız ihtiyaç sahibi milyonlara ulaşmadı. İnadınız yüzünden ülkenin milyonları bahis cenneti Malta'da, Curaçao'da yok oldu.
Vallahi sizden başka koyun yok bu ülkede.
“Kızılay elinde elbette çadır tutmamalı ve tamamını eksiksiz dağıtmalı. Ancak elinde çadır kaldıysa ve bunu özel bir dernek talep ediyorsa da, kamunun parasıyla alınan çadırları o derneğe ücretsiz veremez. Bu hem kamuyu zarara uğratmak olur, hem de o özel derneğin ücretsiz aldığı çadırları ne yapacağı bilinemez, denetlenemez” şeklinde teknik-hukuki bir değerlendirme yapmıştım Kızılay’ın Ahbap’a çadır satması muhabbetinde. Ve Twitter tarihimdeki sanırım en büyük linci yemiştim. Haklının acelesi yok…
Kızılay,
Yeni kurulmuş, harcamaları nereye gittiği belli olmayan, güvenilirliği henüz tartışmalı bir vakfa çadır satarak,
Aslında milletin bağışlarına ne kadar iyi sahip çıktığını kanıtlamış oldu.
Artık saçmalığı bırakıp 160 yıllık Türk çınarı Kızılay ile barışın…
Hayko Cepkin’in deprem zamanı attığı tweet:
Ahbap üzerinden neden yardım yapılıyormuş.
Yollanan yardımların hesabını vereceklerine inanıyoruz. Diğer hiçbir yerden gerçeği öğreneceğime inanmıyorum.
Troller yine devleti suçluyor.
'Denetlenmemiş mi' diyerek.
Ahbap'ı denetleyen ve harcamalar şeffaf diye rapor veren bağımsız kurumun Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın mali müşavirlik firması olduğu ortaya çıktı.
Ya satacak zaten öyle kaydı faturası irsaliyesi olmadan kriz anında sağa sola çadır mı dağıtılır? Muhaliflerin sivil toplum tecrübesi kadıköyde protesto yapmaktan ibaret olduğu için kafaları basmıyor bu mevzulara
Yardımı biz yaptık ama onlar başkaları yaptı sandı sandıktan onu anladık deyip 1şişe suyu bile başa kakanların 5kuruş haram paralarının bile halkın boğazından geçmemiş olması ibretlik
Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent'in 2020-2026 yılları arasında 990 milyon TL tutarında bahis oynadığı, 390 milyon TL kaybettiği ve Ahbap hesabından asistanının hesabına 120 milyon TL aktarıldığı tespit edildi.
Kumar bağımlısına milyarlarca lira attınız. Şu giden paraya bak...