Aykut Kocaman tartışması iyice ayyuka çıktığı için ben de kendi çerçevemden Aykut Kocaman futbolu anlatmak istiyorum. Çocukluk yıllarımdan beri çok büyük hayranlık duyduğum, çok ileri yaşlarıma kadar odamın duvarında posteri olan Fenerbahçe kahramanıdır benim için. Fenerbahçe forması giydiği ilk maç Rize deplasmanıydı. Ben de gazetelerin spor sayfalarını okumak gibi bir zevk edinmiştim, 1-2 yıldır okuma yazması olan biri olarak. Köye gittik. Televizyon zor çekiyor. Bizim bütün akraba Fenerbahçeli. Antenler kuruldu etti, dönüşümlü maç yayını var TRT'de. İlk yarı 0-0 bitti. Tabii herkes Fenerbahçeli olduğuna göre herkes teknik direktör :) Ben de çocuk halimle lafa karıştım, "Aykut oyuna girsin, o atacak" dedim. Başımı sevdiler güldüler falan. Aykut Kocaman girdi, 4 gol attı, 5-0 kazandık deplasmanda. Sonra kahraman tabii ki. Sezonun gol kralını yedek kulübesindeyken bilmiştim çocuk halimle.
Sonra Ali Şenli, Parreiralı sezon. Herkes Trabzon'u şampiyon ilan etti her zamanki gibi. Sonra Van deplasmanda Trabzon'u yenince biz deplasmanda Trabzon'u yenersek öne geçecek olduk. Eskişehir'de şifreli kanalın çektiği bir yakınımızın evine gittim. gsliler ev sahipleri. Trabzon yaldır yaldır geliyor. Hiç olacak gibi değil. Sonra işte Oğuz frikikten, Erol yerden orta, kayarak Aykut Kocaman ve şampiyonluk geliyor. 16 yaşımdaydım. Sitenin penceresine çıkıp, "sustunuz mu laaaaaaaan" diye attığım çığlığı hatırlıyorum.
Ve tabii 81 puanla şampiyon olduğumuz sezon. Bize neler yapmadılar şampiyon olamayalım diye. Ama öyle bir seriye bağladı ki takım. Sökeee sökeee şampiyon olduk. O kadar ayak oyununa rağmen şampiyonluğu vermediğimiz için de başımıza gelmedik kalmadı.
Bu anlattıklarımın Aykut Kocaman'ın teknik direktörlüğüyle ilgisi yok. Benim için Aykut Kocaman'ı ikonik bir futbol kahramanı yapan, "bence" durumlar bunlar. Şimdi Aykut hater'ları altına gelip şu da oldu, bu da oldu diye dünyaları yazar. İşte o arkadaşlar için bu kadar uzun bir giriş yaptım. Aykut Kocaman, sizin de çok sevdiğiniz bu camianın bazı insanları için çok büyük bir değerdir. Kabul etseniz de, etmeseniz de böyle. Bende Alex'ten büyüktür mesela. Bu Alex'in büyük olmadığı anlamına gelmez. Bizim gibi Fenerbahçeliler'e çok ayıp ediyorsunuz Aykut Kocaman'a nefret cümlelerini kurarken. Ben o sizin kurduğunuz cümlelerin bazılarını ancak gs için kurabiliyorum. Çok ayıp ediyorsunuz.
Şimdi teknik direktör Aykut Kocaman'a gelelim. Kupa ve başarı sayarak, aldığı sonuçlara göre teknik direktör sınıflandıran bir "futbol aklım" yok benim. Peşinen söyleyeyim bence bu sezon takımın emanet edilmesi gereken kişi Metin Diyadin'dir. Hem yeni bir isim olması, hem ciddiyeti, hem aidiyeti, hem de oyuna bakışıyla bir sezonluğuna büyük iş yapacağına eminim. Ama velev ki Aykut Kocaman geldi. Nereden çıktı demem. İsmail Kartal da benim çok beğendiğim bir teknik adam değil ama o gelse bu sefer ona da neden geldi demem. 1 yıllık yönetim, 1 yıllık hoca getirecek. Mutlaka bir hesap, bir düşünce vardır. Hangi yönetim ne karar verirse saygı duyulması gereken bir süreçteyiz. Çok kritik bir sezona giriyoruz. Geçen sezon bu tezgah yıkılabilirdi, olduramadık. Bu sezon da yıkılmazsa işporta tezgahının olduğu yere gecekondu yapacak kıymetsiz rakibimiz.
Aykut Kocaman'ın teknik direktörlük kimliği kaybetmemek üzerine kuruludur. Bunun yolu olarak da Parriera'nın orta saha oyunundan çok etkilendiğini görürüz. Bezdirene kadar topa sahip olma oyunu oynayarak aslında kendi kalesini güvence altına alır. Bu sebeple de topu kazanma süresi çok önemlidir. Nerede kazandığı da çok önemlidir. Aykut Kocaman'ın savunma oynattığı iddiası aslında temposuz bir şekilde topa sahip olmaya dayalı, hızlı kanat koşularıyla rakibinin işi bitiren temel bir oyun yaklaşımının, kötü yorumlanması bence.
Mourinho'nun oyununa benzetiyorlar, hiç alakası yok. Mourinho, rakibe hata yaptırıp, direkt toplarla hızlı sonuç almayı seven, topla oynama yüzdesi düşük bir oyunu tercih ediyor. Benzer yönleri, hücum çıkışları ve kenardan içe, içten kenara üçgenler kurarak gol aramayı sevmeleri.
Mourinho, üç savunmalı dizilişlerde, sağ ve sol stoperlerini orta sahada sayısal üstünlük kurmak için öne gönderiyor mesela. Aykut Hoca, onun yerine orta sahayı iki defansif orta saha oyuncusuyla kapatarak sayısal üstünlük kurmaya yatkın oynuyor. Yani Tedesco'yla Mourinho arasında benzerlik kurmak, Aykut Hoca'yla Mourinho arasında benzerlik kurmaktan çok daha mantıklı.
Aykut Kocaman, karşılamada güçlü oyuncularla, hücumda ise atletik oyuncularla top kazanma süresini kısaltmaya çalışıyor. Topa sahip olma oyunu oynadığı için de oyun yaklaşımının takıma yerleşmesi kademe kademe ilerleme sağlıyor. Bakarsanız çalıştırdığı ve başarılı olduğu takımlarda ligin ikinci yarılarında daha oturmuş bir oyun görürsünüz. Mesela ben Aykut Hoca'nın Şerif'ten kanat forvet olarak fazlasıyla yararlanacağını düşünenlerdenim. Aziz Yıldırım da kadroyu önüne alıp baktığında, 4 genç yabancı kuralını görüp, Nene, Şerif ve Archie'yi tutacağını düşünüyorum. İyi teklifler gelmezse tabi.
"Aykut Hoca, Fenerbahçe'ye gelirse Asensio'yu oynatmaz" diye korkutuluyoruz ya şimdi. Gerçekten Aziz Yıldırım seçilmesin isteyenlerin yerli yersiz ürettiği laflardan biri. Hiçbir hoca, başına geçme potansiyeli olan bir takımın oyuncusunu oynatmamayı düşünmez. Özellikle de Asensio gibi gol vuruşları olan bir oyuncu için, Aykut Kocaman gibi bir santrafor böyle bir şey düşünmez. Bir de şu an takımla ilgili kafa patlatmaya başladıysa ki bundan eminim, çok fazla transfer yapamayacağının da farkındadır. Hangi vidayı kaç numara tornavidayla sıkacağını eşleştiriyordur şu an.
Bu anlattığım oyun yaklaşımını beğenmeyebilirsiniz. Ama hiçbirinizin sözü, adını Fenerbahçe tarihine yazdırmış bu "Kocaman Adam"ın yaptıklarından daha değerli değil. Haberiniz olsun.
Bu bir Aykut Kocaman övgüsü değildir. Aykut Kocaman'ın kim olduğunu, ne oynattığını anlamaya çalışan bir denemedir. Çok sallıyorsunuz adama. Yapmayın.
Serdar Ali Çelikler: “Ataşehir projesinden Fenerbahçe en az 165 ml € kazanacak!
Sadettin Bey ile Murat Ülker arasındaki görüşmeler devam ediyor.
Murat Ülker’in, ‘Benim 165 ml € da siz alın, güzel transferler yapın’ deme ihtimali hiç de az değil.”
Bakın ben isyan edince etti diyorsunuz. Şu pozisyona direkt penaltıyı çalan hakem de Mehmet Türkmen bugün gözüyle gördüğünü çalmayan da Mehmet Türkmen. Yatacak yeriniz yok operasyon çocukları sizi
@tanjuozcanchp Sanki adam boş yere seni arayıp sana haddini bildirmiş gibi konuşuyorsun, şu twitleri atarken düşüneceksin ben napıyorum diye. Sizi severdim sayardım, Sayın Koç'u da desteklemiyorum başkanlığı bırakmasını istiyorum ama Fenerbahçe başkanının ismini ağzınıza alırken iki kere düşün!
@hallederizAS Randevu bulma işi ayrı bir sektör oldu, aracı şirkete randevu almak için başka aracı şirketler var bot kurup randevu alıyorlar. Ya da el altından bunlara veriliyor randevu.
İbrahim Hatipoğlu: "Dün başlayan cambaza bak tiyatrosu izliyoruz. Bodrum'da oynanan mücadelede tüm futbol kamuoyunun hayretlerle takip ettiği bir maç oldu. Tiyatronun ikinci perdesi bugün devam etti."
???
Gs'liler Alkmaar maçında kendini 15 kere yere atıyor ve İngiliz hakem hepsini devam ettiriyor
Rekor Barış Alper Yılmaz'da (6 kez)
https://t.co/QW9XbmPxsl