🇹🇷 Sarıyer - Amedspor maçı öncesi tüm tribünler bozkurt işareti yaptı.
💥 İstiklal Marşı’mızın bitmesiyle tribünler böyle inledi:
Terörist Meclis’te, konuşma mı yapar?
Orospu çocuğu Abdullah Öcalan!
Son günlerde belli çevreler tarafından bilinçli biçimde yürütülen bir kampanyayı dikkatle izliyorum. Bu algı operasyonu kimi zaman karşımıza bir manşetle kimi zaman da sosyal medyada yazılıp çizilenlerle çıkıyor.
Öncelikle şunu herkes bilsin:
Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana milletin emanetine namusumuz gibi sahip çıkacağımızı söyledik. Aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.
Ankara halkının parasını kendi cebimizdeki para gibi koruduk.
Çöp projelere değil, halkın gerçek ihtiyaçlarına yatırım yaptık.
Rant düzenine son verdik.
Belirli zümrelere sağlanan ayrıcalıkları kaldırdık.
“Kim daha çok oy verdiyse oradan başlarım” anlayışını değil,
“İhtiyaç neredeyse oradan başlarım” anlayışını benimsedik.
İhaleleri canlı yayınlamaya, Sayıştay raporlarımızı kamuoyuyla paylaşmaya, meclis oturumlarımızı şeffaf biçimde yayınlamaya devam ediyoruz.
Bütçemizi kalem kalem Ankaralı hemşehrilerimize anlatıyoruz.
Şeffaflık, yolsuzlukla mücadele ve mali disiplin politikalarımız sayesinde uluslararası alanda ödüller aldık, finansal güvenilirlik notlarımızla Türkiye’de örnek gösterilen belediye olduk.
Şimdi ise yürüyen adli süreçler üzerinden bir algı operasyonu yapılmak isteniyor.
Nisan 2019’dan bu yana hakkımda 100’ün üzerinde şikâyet yapılmıştır.
Bu dosyaların büyük bölümünde ifadem dahi alınmamıştır.
Danıştay’da ise iki dosyam bulunmaktadır:
Bunlardan biri Dodurga bölgesinde imar rantına karşı duruşumuz nedeniyle,
diğeri ise kamuoyunda “konser soruşturması” olarak bilinen süreç kapsamında, denetim görevimi yerine getirmediğim iddiasıyla açılmıştır.
Benim dönemimde en küçük bir iddia olduğunda iç teftişi başlatan da dosyayı savcılığa götüren de yine benim.
Kendi dönemimde dahi yanlışa göz yummadım, yummam.
Benim kendimden en ufak şüphem yok. Çünkü saklayacak hiçbir şeyim yok.
Şunu açıkça söylüyorum:
Ben yetkiyi Türk Milleti’nden aldım.
Ankara halkı da memnuniyetini yüzde 60’ın üzerinde oy vererek gösterdi. Nedeni de hayata geçirdiğim halka dokunan projelerim ve şeffaf oluşumdur.
Hâl böyle iken; kimse bizi siyasi operasyonların ve itibarsızlaştırma çabalarının bir figüranı yapamaz.
Bizim dayanağımız ne makamdır ne güçtür.
Bizim dayanağımız milletimizin vicdanıdır.
Akşam çocuğuna yemek yapabilen annenin duasıdır.
Evinin ihtiyaçlarını karşılayabilen babanın huzurudur.
Tarlasında alın teriyle toprağa tohum eken çiftçinin umududur.
Öğrencinin içtiği sıcak çorbadır.
Garibanın kapatılan veresiye defteridir.
Eczanede “borcunuz kapandı” denildiğinde yüzü gülen hastanın sevincidir.
Hiçbir baskı, hiçbir itham, hiçbir siyasi hesap bizi doğru bildiğimiz yoldan alıkoyamaz.
Bugün algı yapanlar şunu unutmasın:
Adalet bir gün herkese lazım olur.
Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk milliyetçiliği ilkesinin sonuna kadar arkasındadır.
Hiçbir terör örgütü başını meşrulaştırmayacak, ayağına gitmeyecektir!
Kararımız nettir.
Şehitlerimizin ve Kürt vatandaşlarımızın katili ABDula öcalan hapisten çıkamayacak.
Türk milletinin iradesini temsil etmeyen siyasetçiler gidecek.
Hukuk herkese adil olacak.
Türk bayrağı gölgesindeki Türk yurdu huzur içinde yaşayacak
Türkiye Cumhuriyeti de ilelebet payidar kalacak.
Alayınızın bilgisine….
Bu dil kesinlikle 150 yıllık Türk milliyetçiliği çizgisinin ve Başbuğ Alparslan Türkeş mücadelesinin dili değildir!
Türk Milleti’nin varlık ve birlik mücadelesinin kahraman şehitleri ve gazilerinin muazzez hatıralarına karşı kullanılan bu saygısız dili şiddetle kınıyorum!
Mardin’in Nusaybin ilçesinde şanlı Türk bayrağımıza yönelik saldırıyı şiddetle lanetliyorum.
Hiçbir provokasyon amacına ulaşamayacak ve kardeşliğimizi bozamayacaktır.
Ay yıldızlı al bayrağımız vatanımızın her karışında onurla dalgalanmaya devam edecektir!
Nusaybin-Kamışlı sınır hattında bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak saldırıyı kınıyorum.
Bu saldırı yalnızca şanlı bayrağımıza değil; birliğimize, bütünlüğümüze, egemenlik haklarımıza yönelik şerefsizce bir saldırıdır.
Hükümeti acizlik göstermeden ve basiretsizlik sergilemeden görevini yerine getirmeye ve gerekeni yapmaya davet ediyorum.
Şanlı Türk Bayrağı Namusumuzdur! #BayrakNamustur
Suriye’deki istikrarsızlığı bahane eden PKK-YPG-SDG destekçisi bölücü terörist unsurların, Mardin Nusaybin’de Büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlık sembolü olan Şanlı Türk Bayrağı’nı hedef alan alçak girişimini şiddetle kınıyoruz.
Yaşanan bu hadise, münferit bir provokasyon değil; Ankara’da kapalı kapılar ardında oynanmaya çalışılan "İkinci İhanet Süreci" tiyatrosunun sokağa yansımasıdır.
Gazi Meclis’in çatısı altında teröristbaşına meşruiyet alanı açmaya çalışan zihniyet ve TBMM’de kurulmak istenen "Öcalan Komisyonu" gibi hukuk dışı girişimler, bu cüretkâr eylemlerin asıl cesaret kaynağıdır.
Devlet otoritesinin sarsılmasına ve milli egemenlik alametlerimizin aşağılanmasına asla müsaade etmeyeceğiz!
Türkiye Cumhuriyeti, müzakere masalarında değil, hukuk ve devlet ciddiyetiyle yönetilir.
Zafer Partisi, bu kirli pazarlıkların karşısında Türk Milleti’nin sarsılmaz iradesi olarak durmaya devam edecektir.
Yüce Türk Milleti'ne saygıyla duyurulur.
DEM’liler Nusaybin’de Türk bayrağını gönderden indirdiler. Lozan’ın çizdiği sınırı tanımıyoruz diyerek Suriye’ye geçtiler.
Bu arada TBMM’de Öcalan komisyonu raporun taslağı üzerinde anlaşmış. Detaylar üzerinde çalışıyorlarmış.
Bundan tam bir yıl önce bugün Türk bayrağını gönderden indirecek bu sürece karşı çıktığım için gözaltına alınıp tutuklanmıştım.
Merak ettim, bayrağımızın gönderden indirilmesi Terörsüz Türkiye’nin detayı mı? @zaferpartisi
Nusaybin'de Şanlı Türk Bayrağı'na yönelik çirkin saldırıyı Zafer Partisi olarak kınıyor ve Türk Devleti'nin bayrağımıza yönelik saldırıya, tıpkı KKTC sınırında bir zamanlar olduğu gibi verilmesi gereken cevabı vermesini bekliyoruz.
#BayrakNamustur