İnsan beyni “kendi doğru algısını” bir tür güvenlik mekanizması gibi kullanır.
Dolayısıyla, başkası farklı bir yol seçtiğinde beyin bunu bir tehdit gibi algılayabilir
Ve işin garibi, herkes kendi “doğru”sunu diğerine dayatmaya meyillidir....
çoğu insan, kendi doğrularını evrensel gibi görme eğilimindedir. Bilinçli veya bilinçsiz olarak başkasına dayatır.
beyin, ekleyerek değil; çıkararak ikna olur.
Bunun nedeni “spiritüel” değil, nörobiyolojik.
BEYİN NEDEN “EKSİLTME” İLE İKNA OLUR?
•Çünkü beyin enerji tasarrufu makinesidir.
Duygusal çöküntü = “Kayıp” değil
Tahmin hatasıdır
BEYİN NASIL “KANIT” TANIMLAR?
Beyin için kanıt şudur:
Tahmin → sonuç eşleşmesi
Beyin sürekli tahmin yapar:
•“Bu durumda şu davranış gelecek”
•“Bu tetikte şu refleks olacak”
Eğer tahmin tutarsa:
•“Zaten bildiğim şey” der
•Öğrenme yok
Beyin sözcükler üzerinden çalışmıyor.... örüntülerle (pattern), duyusal sinyallerle, olasılıklarla çalışır. Beyin kelimeyle ikna olmaz, tekrar eden kanıtla ikna olur. Dil, beynin sonradan ürettiği bir rapordur, işletim sistemi değildir.
Dille tanımlayamadığımız kavramlara bilinçaltı diyoruz. Beyin dille çalışmıyor ... Dil her zaman gerçeğe en yakın yalanı üretiyor.... Beyin kendi matematiği ile çalışıyor arayüz olarak dili kullanıyor.... Beyin sözcükler üzerinden çalışmıyor...