Özgürlüğe özlem duymak, halkına kendini siper etmek, toprak için can vermek, düşmana karşı mazlumun yanında olup fedakarca savaşmak işte bunu bu onurlu halk başardı..
@Sniperr7m Ustam bu hesabım kapandı diğer hesabımdan beni takip edersen sevinirim teşekkürler eskiden beri birbirimizi takip ediyorduk kahretsinki bu kaçıncı hesabım oldu
@yirmibirtvresmi Ulan bilmem ne olasınız hazro akepe belediyesi bozan akepe sitem ettiği yere bak, demek millet mağdure. Madem millet mağdure gidin kendi belediyeniz akepeye laf söyleyin sizi gidi ...
@metinyoksu ...ikin analarını bir tane gaspçı bırakmayın zorla alınan tüm topraklar geri alınsın madem hukuka adalete inanmıyorlar SDF doğru olanı yapıyor
Diyarbakır Zindanları’ndan Batman Bakım Merkezi’ne: Soykırım gerçeği ve insan olmaktan çıkış
▪️ Diyarbakır zindan uygulamaları dolayısıyla Türk devletinin Kürt halkından, Kürt siyasetçilerden özür dilemesi ve bunun gereği olarak pratik adımlar atılması, ortak demokratik varoluşun bir gereğidir
🖊️ Dilzar Dîlok
https://t.co/mqwxgLd4gh
⚖️ İdari Gözlem Kurulları kaldırılmadıkça; yapısı ve işleyişi değiştirilmedikçe yarattığı mağduriyetlere her geçen gün yenileri ekleniyor!
❗️Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutulan Velat CİN.
📌Dosyası yıllarca Yargıtay’da bekletildi, cezası kesinleşmeden infaz süresini tamamladı.
❗Yetmedi!
🔴13 Haziran’da İdari Gözlem Kurulu tarafından bir kez daha “iyi halli değildir” kararı verildi ve özgürlüğü bir kez daha keyfi biçimde engellendi.
❗️Bu sadece Velat CİN’in hikayesi değil!
📌 Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde Nedime Yaklav
📌 Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde Fatma Aslan
📌 Kayseri Kadın Kapalı Cezaevi’nde infazı 7 kez ertelenen Sermin Demirdağ
📌 Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde Aydın Altığ
📌 Yozgat 2 No’lu T Tipi Cezaevi’nde hasta tutsak Selim Acar ve adını sayamadığımız yüzlerce mahpusun özgürlükleri yıllardır engelleniyor!
🔔Türkiye’nin dört bir yanında İdari Gözlem Kurulları; soyut, keyfi ve subjektif değerlendirmelerle insanların özgürlüğü hakkında karar vermeye devam ediyor.
📣Hukuki güvenliği ortadan kaldıran, infaz hukukunu işlemez hale getiren bu uygulamalar kabul edilemez!
❗️Bir kez daha söylüyoruz:
İdari Gözlem Kurulları kaldırılmalıdır!
Hukuka aykırı infaz yakmaları derhal son bulmalıdır!
Masum insanları tutsak Yaparak başarı elde edeceğini Sananlar. Bilsinki siyasi ahlak sahibi onurunu asla çiğnetmezler. Demirtaş. Kaya. Yüksekdağ. Güven. Arkadaşlar ve zindanlarda olan tüm siyasilerimiz onurlu duruşlarını koruyorlar. Artık hukuku çiğnetmeyin
Gazeteci İrfan Aktan:
''İlki dokunulmazlıkların kaldırılmasına desteği; Selahattin Demirtaş ve arkadaşları o yüzden hapiste.
Diğeri Kürtlerden tarihi destek aldığı seçimin ikinci turunda, ülkenin en azılı ırkçı grubuyla gizlice anti-Kürt protokol yapması.''
Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler;
Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum.
22. Dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir.
2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik.
Sayısal çoğunluğumuz ancak buna imkân verdi. Dönemin milletvekili arkadaşlarımız her adımına şahittir.
Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem “Evet” dedik.
Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi.
Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı.
Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir.
Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş’ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü’nde her zaman en ön safta mücadele ettik.
Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır.
Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan’ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir.
Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız.
Buradan bir kez daha ilan ediyorum:
Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim.
Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz!
Sırrı Süreyya Önder'in kızı Ceren Kandemir, Kılıçdaroğlu'na yanıt verdi: Hiç utanmıyorsunuz
Benim babam, sizin doğru bulmadığınız dokunulmazlığı kaldırılınca 60 yaşında tutsak edildi.
Binbir çeşit yeni hastalık edindi Kandıra cezaevinde. Çok geçmeden daha da hastalandı ve öldü.
78 yaşında birine bela okuyacak değilim ama iyi hatırlanmayacaksınız.
📌Dehşetin tanığı konuştu
◾️Özel Batman Şifa Bakım Merkezi’nde çalışırken dehşete tanıklık eden ve soruşturma dosyasının da asıl tanığı olan D.Ç., gazetemize konuştu; tablonun daha ağır olduğunu anlattı.
https://t.co/82g8v1KLXs
Link: https://t.co/LZKmPWdcNa
@arti_gazete Zırtonun biri her gün preze yapıyormuş bir gün reşonun biri yanına gelmiş demiş oğlım ne yapisen, ne diyisen.. zırto kafayi kaldırmiş, ne yapiyem görisen gelene gidene..bu başkan denen zat meydan boş gelene diyor gidene diyor. Boş işlem