HUKUKİ MÜTALAA
Konu: Anonim sosyal medya hesaplarının hakaret suçu bakımından “mağdurun belirlenebilirliği” kriteri
I. İnceleme Konusu
İşbu mütalaa; sosyal medya platformlarında gerçek kimliğini gizleyen, takma ad (nick), anonim profil ve persona kullanan bir hesabın arkasındaki kişiye yöneltilen sözlerin, Türk Ceza Kanunu m.125 kapsamında “hakaret suçu” oluşturup oluşturmayacağı hususunu incelemek amacıyla hazırlanmıştır.
Özellikle şu soruya cevap aranmaktadır:
Hakaret suçunda mağdurun belirlenebilirliği, profil bilgilerine bakılarak ilk bakışta anlaşılabilir olmayı mı gerektirir, yoksa sonradan yapılacak teknik araştırmalarla kimliğin tespit edilmesi yeterli midir?
II. Hukuki Çerçeve
1. Hakaret suçunun unsuru olarak “belirli mağdur” şartı
Türk Ceza Kanunu m.125’te düzenlenen hakaret suçunun oluşabilmesi için:
Bir kişiye,
Onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte,
Somut bir fiil isnadı veya sövme,
Belirli ya da belirlenebilir bir kişiye yönelmiş olması
zorunludur.
Bu husus doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında istikrarlı biçimde kabul edilmektedir.
III. Belirlenebilirlik Kriterinin Niteliği
1. Objektif belirlenebilirlik esastır
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre mağdurun belirlenebilirliği şu şekilde anlaşılmalıdır:
Hakaretin yöneltildiği kişi, sözün söylendiği anda ve olayın geçtiği bağlam içinde, makul bir üçüncü kişi tarafından kim olduğu anlaşılabilecek durumda olmalıdır.
Bu şu anlama gelir:
Failin muhatabının kim olduğunu bilmesi yeterli değildir.
Mağdurun, dış dünyada da tanınabilir olması gerekir.
Suçun oluşumu, sonradan yapılan tespitlere göre değil, fiilin işlendiği andaki görünüm esas alınarak değerlendirilir.
IV. Sonradan Teknik Yöntemlerle Kimlik Tespitinin Hukuki Değeri
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan durum şudur:
Hesap anonimdir
Profilde gerçek isim yoktur
Fotoğraf, biyografi, meslek, lokasyon belirsizdir
Ancak savcılık IP, platform verisi vb. yollarla kimliği sonradan tespit edebilir
Bu durumda hukuki soru şudur:
Sonradan yapılan kimlik tespiti, hakaret suçunun oluşması için yeterli midir?
Cevap: Hayır.
Ceza hukukunun temel ilkeleri gereği:
Suçun unsurları fiilin işlendiği anda değerlendirilir.
Sonradan ortaya çıkan veriler, suçun maddi unsurunu geriye dönük olarak oluşturmaz.
Yani:
“Savcılık bulabildi” ≠ “Başlangıçta belirliydi”
V. Anonim Profil – Dijital Persona Ayrımı
Anonim sosyal medya profili çoğu zaman şu özellikleri taşır:
Takma ad (nick)
Gerçek kimliği gizleme
Kurgulanmış persona
Sembol fotoğraf
Meslek, şehir vb. bilgilerin belirsizliği
Bu durumda hukuken şu ayrım yapılır:
Eleştirilen şey çoğu zaman gerçek kişi değil,
Dijital persona (oluşturulmuş kimlik) olur.
Ceza hukuku ise persona’yı değil, gerçek kişiyi korur.
Dolayısıyla anonim profili tercih eden kişi:
Kendi iradesiyle tanınmamayı seçmiş olur
Bunun doğal sonucu olarak, persona’ya yönelen eleştiriler çoğu durumda hakaret suçu oluşturmaz
VI. Uygulamada Yargı Kararlarının Eğilimi
Uygulamada savcılıklar ve mahkemeler sıklıkla şu gerekçeyle takipsizlik veya beraat kararı vermektedir:
“Hakaretin yöneldiği kişinin kim olduğunun, sözlerin söylendiği anda objektif olarak belirlenebilir olmaması nedeniyle suçun unsurları oluşmamıştır.”
Bu gerekçe özellikle:
Fake hesaplar
Anonim politik profiller
Takma isimli sosyal medya hesapları
bakımından yaygın şekilde uygulanmaktadır.
VII. Hukuki Sonuç
Yukarıda açıklanan nedenlerle ulaşılan hukuki kanaat şudur:
Sosyal medya platformlarında anonim olarak faaliyet gösteren, gerçek kimliği profil üzerinden objektif biçimde anlaşılmayan bir hesaba yöneltilen ifadeler; sonradan teknik yöntemlerle kimlik tespit edilse dahi, çoğu durumda TCK m.125 kapsamında hakaret suçunun mağdur unsurunu oluşturmaz.
Zira suçun oluşumu bakımından esas alınması gereken ölçüt, fiilin işlendiği anda mağdurun dışarıdan belirlenebilir olup olmadığıdır.