De ki: "Rabbim! Beni (gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girdir. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver."
İsra suresi 80 ayet
Muhyiddini Arabî:
"Her kim tebaasına zulmeder ve nefsine uyarsa, Allah’a ve Resulü’ne hıyanet etmiş olur. O, hükümdar suretinde bir şeytana dönüşür ve kulların helaki onun eliyle gerçekleşir."
Allah'ım! İnsaftan uzaklaşmamak için, beni doğruya yönelt.Ç��nkü insaf; adalet ve hakkın ta kendisidir.Allah'ım! Kalbimi riyadan, amellerimi gösterişten koru.Beni sadece Senin rızanı gözeten, doğruluktan ayrılmayan kullarından eyle."
Şehid Mustafa Çamran
"Allah'ım! Bırakma beni!Yalan söyleyeyim. Çünkü yalan; çirkin bir zulümdür.Allah'ım! Beni, insanları töhmet altında bırakmaya muhtaç etme.Çünkü töhmet; zalimce bir ihanettir.
Şehid Mustafa Çamran
Bosnadan yola çıkan sivil Filistin konvoyu, Habur Sınır Kapısı'nda silahlı zorbalığa uğradı! Bağdat hükümetinin resmi vizesini hiçe sayan sınır güçleri, barışçıl sivillere silah çekerek 5 konvoy yöneticisini alıkoydu. sınırda skandal bekleyiş sürüyor.
“Senin nefsin seni senden gizler. Onu bildiğin kadar bilirsin; ama O seni senden daha iyi bilir. O’na döndüğün an, sende olan her şey aslına rücû eder.”
Hz. Lokman oğluna nasîhatinde şöyle demişti:
Yavrucuğum! Sâlih amellere, ancak yakîn ile güç yetirilebilir. Kişinin ameli, yakîni kadardır. Amel yapmak isteyenin yakîni azalmadıkça ameli azalmaz!
Avarifü'l Ma'arif
Sayfa 121
@iber_yayinlari
Nitekim Peygamber Efendimiz’in “Allah’ın benimle gönderdiği hidâyet ve ilim” derken kasdettiği ve bize bildirdiği, kalb-i Nebevî’den doğan hidâyet ve ilimdir. Böyle bir ilim, yol gösterici ve doğruyu öğreticidir."
Avarifü'l Ma'arif
Şehabettin Sühreverdi
"İlmin tamamı Allah’ın kalblere ilhâm ve ikramıdır. Mârifet bunun değerlendirilmesi ve ayırt edilmesidir. Hidâyet, kalblerin mârifeti hissetmesidir. Bu, kalblerden gelen vicdanın sesidir.
Hz. Ali’nin şu kelamı, az lafızla çok anlam ifade eden sözlerdendir: “Şayet başına gelenlere sabredersen Allah’ın takdir etmiş olduğu şey gerçekleşir ve sevap kazanırsın. Yok, sabretmez ve endişelenirsen Allah’ın takdiri yine gerçekleşir ama sen günahkâr olursun.”
"Bu dünyada elde edeceğin fayda, kalbi gereksiz şeylerle doldurmamak ve bu sayede daha az üzülmektir. Bazı zahidler bu anlamda, 'Mademki takdir haktır, o hâlde üzülmek boşuna' sözünü dile getirmiştir.
Ey nefis! Takdir edilene sabret,
Takdir edilmeyenler hususunda ise güvendesin.
Bil ki takdir edilen kesinlikle gerçekleşecektir,
Sen ona sabretsen de sabretmesen de.
konuşanların sırrı yoktur ve hepimiz konuşuruz Kendimize ihanet eder, kalbimizi teşhir ederiz; her birimiz dile gelmezliğin celladıyızdır; her birimiz sırları, en başta da kendi sırlarımızı yok etmek için yırtınırız.
Emil Michel Cioran'ın Çürümenin Kitabı
1) Çok yemek yiyen ibadetin lezzetini alamaz
2) çok uyuyan ömrünün bereketini görmez
3) insanları razı etmek isteyen Allah'ın rızasını beklemesin
4) Boş söz söylemek ve gıybet etmek suretiyle çok konuşan kişi bu dünyada İslam dini üzere ayrılamaz.
İbrahim b. Edhem
#YENİKİTAP YILDIZLARIN KONUMLARI: AMELLER VE MÜŞAHEDELER
İbnu’l-Arabî’nin erken dönem telifleri arasında yer alan Mevâkı‘u’n-Nücûm, onun Endülüs ve Mağrib tecrübesinin izlerini taşıyan, seyrusülûku insanın organları, amelleri ve manevi hâlleri üzerinden ele alan bir eserdir. Kısa bir zaman diliminde kaleme alınmasına rağmen eser, İslam, iman ve ihsan mertebeleri etrafında kurduğu üçlü tasniflerle sûfî yolculuğun hem amelî hem de irfanî boyutlarını birlikte ele alır. Amel, marifet, tevfik, velayet ve nûr sembolizmi gibi ko- nular, eserin temel kavram haritasını oluşturur. Şeriat-haki- kat ilişkisi ise yalnızca nazarî bir mesele olarak değil, insanın göz, kulak, dil, el, ayak ve kalp gibi organları üzerinden üstlendiği sorumluluklarla bağlantılı biçimde işlenir. Böyle- ce sûfî tecrübenin gündelik davranışlardan müşahedelere uzanan bütünlüklü yapısı görünür hâle gelir.
Mevâkı‘u’n-Nücûm, İbnü’l-Arabî’nin erken dönem ilgi ve mesâilini takip etmeye imkân veren önemli bir metindir. Eser, bir taraftan Mağrib sûfî çevreleriyle kurduğu irtibatı ve önceki tasavvuf mirasıyla ilişkisini yansıtırken diğer taraftan daha sonra sistemli biçimde işleyeceği bazı temel mesele- lerin ilk işaretlerini barındırır. Elinizdeki tercüme, İbnu’l-Ara- bî’nin tasavvufî dili sembolik anlatım imkânlarıyla nasıl kur- duğunu, amel ile marifet arasındaki ilişkiyi hangi kavramlar üzerinden tesis ettiğini ve şeriat-hakikat bütünlüğünü nasıl yorumladığını Türkçe okura ulaştırmayı amaçlamaktadır.
İncelemek ve satın almak için: https://t.co/lzawuXFuhY
@a_ihsan_k@Nail_Okuyucu
Allah Teâlâ'ya karşı takvalı olmak isteyen kişi beş organa sahip çıkmalıdır. Bunlar aslî organlar olup göz, kulak, dil, kalp ve midedir. Kul bu beş organı, dine zarar vermesinden korkulan her türlü masiyetten, haramdan, helalin aşırısından ve israftan korumaya gayretli olmalıdır
"Dünya ve ahiret bir erkeğin iki kıskanç hanımının olmasına benzer. Hanımlardan birini razı etsen diğerini incitirsin. Yine dünya ve ahiret doğu ve batı gibidir. Bu ikisinden birine döndüğün kadar diğerinden yüz çevirmiş olursun."
@albarakayayin
Minhacü'l Abidin
İmam Gazali