fleabag komik çünkü ağlarsa kimsenin ona tahammül edemeyeceğini çok iyi biliyor. tam da bu açıdan oldukça tanıdık bir his. hikaye farklı olsa da his aynı.
“yüzyıllardır oynanmasına rağmen hiçbir seyirci sahneye fırlayıp romeo’nun zehirli iksiri içmesine engel olmamıştır. geminin batacağı bilindiği halde titanic defalarca izlenmiştir. yani bitecek korkusuyla aşktan kaçmamalısın. çünkü romeo ölmeli, titanic batmalı, aşk yaşanmalı.”
hayatımın bir döneminde londra’da küçük bir kafede, bir döneminde tokyo’da küçük bir çiçekçide, bir döneminde new york’ta eski bir kitapçıda çalışmak istiyorum. hayal ettiğim bütün hayatları deneyimlemem belki ama düşünüp mutlu olabilirim.
Neye ihtiyacım olduğunu biliyorum.
Huzur, dinginlik ve aidiyet. Güneşli bir havada yemyeşil ağaçların arasında hiçbir yere yetişme kaygısı taşımadan ve güvende olduğumu bilerek yürüyormuşum gibi.
“kendi olarak sana gelen, sana gereksinimi olmadan seni isteyen, sensiz de olabilecekken seninle olmayı seçen, kendi olmasını senin ile olmaya bağlayan, o işte...”
• hani | oruç aruoba
Sabahattin Ali'nin "deniz kenarına bir yere gidip dolaşalım. bugün canım insan yüzü görmek istemiyor; geniş, uçsuz bucaksız bir şeye... ve sana bakmak istiyorum" satırlarını neden yazdığını anlıyoruz.