@Taylan07Fb@KzOzel@ErdemA21818@marcoasens1o@malrashica Hocam bende de eskiden vardı tekrar tekrar yıkıyordum her yerimi. Bundan kurtulmanın yolu umursamamak. Eğer vesvese gelir de kuru yer kaldığına dair içine şüphe düşerse sakın tekrar yıkama (gerçekten kuru kalmış olsa da).
@TalhaYildizoglu@akbalikm571@Batuhan27488381@suhacardakli Kim demiş diyeceğine Cuma 9'a baksaydın keşke. Ayetteki 'Allah'ın zikrine koşun' emri fıkıhta doğrudan hutbe olarak tefsir edilir. Ayetle sabit yükümlülüğe ezberden kim demiş demek komik olmuş. Hanefi'de vacip, diğerlerinde farzdır; yani kaçarı yok, dinleyeceksin.
@DurmazRaif@Heyokatr@Tekyolbilim Modern tasfiye hukukunun bile hâlâ kullandığı orantılı azaltma mantığını yüzyıllar öncesinin metninde görünce matematik hatası sanıp mantıktan bahsetmek ironik olmuş. Ortada hata yok; paydaş sayısı artınca oranların adil dağıtılması için kullanılan teknik bir usul var.
@yigitcanonal7@osyolz@yorumadamtrx@ffinyigit Yasal sınırlarla etiği karıştırıyorsun. 'Hakaret yoksa meşrudur' mantığı, savunacak şeyi kalmayanların sığınağıdır. Kutsalı meta gibi pazarlayıp sonra 'hakaret etmedim' demek, eyleminin ağırlığını taşıyamadığını ve demagoji yaptığını gösterir.
@yigitcanonal7@osyolz@yorumadamtrx@ffinyigit Teolojik kılıflar uydurarak yapılan saygısızlığı maskelemeye çalışma. Kutsal bir metni bir 'tüketim ürünü' gibi pazarlamak mizah değil, inananın değerine doğrudan bir hakarettir. Bunu savunmak için kelime oyunlarına ihtiyacın var, çünkü yaptığın şey mantıken savunulamaz.