6 Şubat depreminin ikinci günüydü. Vali Göbeği parkında seyyar aşevimizde depremzedelere çorba dağıtıyorduk. Sabaha karşı hiç malzememiz kalmamıştı.Tek ahçımız 48 saattir ocak başında çorba yapmaktan bitkin haldeydi. Malzeme bulmak için sağa sola koşturuyorduk. Bir hanımefendi geldi yanıma istanbul'dan geldiklerini gönüllü olduklarını, yardım etmek istediklerini söyledi. 10 kişilik bir arkadaş grubu ve profesyonel ahçı olduklarını söylediler. Gözlerim parladı,"sizi Allah gönderdi" dedim mutfağı gösterdim, diğerleri de geldiler.
Hiç birşey söylemeden işe koyuldular. Un,tuz,yağ,salça ne buldularsa,onlara ne verebildikse var olan malzemeden yemek yaptılar, çorba kaynatyılar. O gün 22 bin kase çorba çıkarmışlar dı. Ve ardından depremin en acılı döneminde günlerce bu böyle devam etti. Uyku uyumadan,dinlenmeden, hiç bir talepte bulunmadan. Hatta ihtiyaçlarımızı bile bir kısmını olnlar tedarik ediyor bize ulaşımını sağlıyorlardı.
Sonradan öğrendik ki Mastercehef yarışmacılarıymış bu arkadaşlar. Hiç kasılmadan bizle beraber acıları sarmaya gelmişlerdi. Eren Kaşıkçı, Ayaz, Beste,Ebra,Yasin,Yavuz, Metin ve ismi şu an aklıma gelmeyen niceleri.
Kısaca Eren Kaşıkçı 6 şubat depremlerinin görünmez kahramanlarından dır. Tanıdıkça nasıl iyi bir insan olduğuna şahitlik ettim.
Genç yaşta kaybetmek çok üzücü.
Allah Rahmet eylesin, Mekânı Cennet olsun.
bayram öncesi diye ödeme yapmaz bayramdan yeni çıktık diye ödeme yapmaz iki bayram arası diye ödeme yapmaz ananı bacını satarken peşin almasını biliyorsun ama
İnsan doğasında böyle bir şey yok amina koyayim nasıl uyum sağlicaz oevlatlari o çalışma düzeninize de sokayim işinize de para kazanma hırsınıza da sokayim smk cocuklari bir saat yol desek erken uyanma hazırlık falan gün bitti zaten haftada bir gün izin veriyorsunuz anasini babasini sülalesini s*ktijlerim