yaz balkonu anlamaz, güneş vurmayan kış odasını.
göze alırız gerekirse,
-alışmışız zaten-
beyazımıza kan damlatmayı.
dürteriz içimizdeki narı,
bekleriz.
ve keder çekilir bali gibi,
-nefes almaktan farksız-
bekleriz yine kışı.
yadsıyamam,
ısrarı ve hataları
ama anımsamaktan da kanıksadım.
sıyrılamadım,
geri dönüştüremeyen kıskacından, bunun sonuncu oluşundan
ve sonucundan doğan tehditkarlığından.