İnsan olarak kötü bir şey duymamak için dua ediyoruz. Isparta’da kayıp olarak aranan lise öğrencisi 16 yaşındaki Feyza Keskin, dün akşam boş bir binanın önünde ölü bulundu. Keskin’in milli milli satranç sporcusu olduğu öğrenildi.
Olay, dün akşam saatlerinde Deregümü mevkii Muzaffer Türkeş Mahallesi’nde meydana geldi. Sabah saatlerinden itibaren kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza Keskin, en son saat 11.30 sıralarında Gölcük Yolu üzerinde bulunan Asri Mezarlık ile Mahrukatçılar Sitesi civarında elektrikli bisikletiyle ilerlerken görüldü. Bu saatten sonra kendisinden haber alınamadı. Ekipler tarafından yürütülen arama çalışmaları sonucunda Keskin, akşam saatlerinde boş bir binanın önünde hareketsiz halde bulundu. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde Feyza Keskin’in hayatını kaybettiği belirlendi. Keskin’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Isparta Şehir Hastanesi morguna kaldırıldı. Otopsi ardından çocuk aileye teslim edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
@ucimorgtr@yucelceylancom
GM Yağız Kaan Erdoğmuş Dünya Rekoru Kırdı 👏🏻🇹🇷
Milli sporcumuz Büyükusta (GM) Yağız Kaan Erdoğmuş, Monaco Satranç Federasyonu tarafından düzenlenen “Nesillerin Çatışması III” organizasyonu kapsamında, eski Dünya Satranç Şampiyonu Veselin Topalov ile karşı karşıya geldi.
Monaco’da gerçekleştirilen organizasyonda üstün bir performans sergileyen Erdoğmuş, mücadelede skorunu 4-1’e taşıdı.
Turnuva boyunca elde ettiği puanlarla 2700 ELO barajını aşan genç Büyükusta, dünya satrancının elit oyuncuları arasına adını yazdırdı.
Bu sonuçla birlikte GM Yağız Kaan Erdoğmuş, satranç tarihinde 2700 ELO puanına ulaşan en genç sporcu unvanını elde ederek dünya rekoru kırdı. Daha önce bu rekor, 15 yaşındayken 2700 ELO barajını geçen Çinli Büyükusta Wei Yi’ye aitti.
Genç yıldızımız, aynı zamanda Türk satranç tarihinin ulaştığı en yüksek seviyeye erişti.
Milli sporcumuzu bu tarihi başarısından dolayı tebrik eder, Türk satrancına ilham veren bu yükselişin artarak devam etmesini temenni ederiz.👏🏻
Adalet Bakanlığı, gazeteci Alican Uludağ için soruşturma iznini 19 Şubat’ta birkaç saat içinde verdi.
Kovuşturma izni talebi ise 2 Mart’tan beri Bakanlığın tozlu raflarında. İddianamenin yazılması için gereken bu izin neden bekletiliyor?
Adalet Bakanlığı’na sesleniyoruz: Kararınızı gecikmeden verin, izni savcılığa gönderin.
#GazetecilikSuçDeğildir
İfadenin geri çekilmiş olması, aslında bu çocuğun yeterince korunamadığının göstergesidir. Gerekli önlemler zamanında alınmış olsaydı, ‘baba’ sıfatını taşıyan bu kişi çoktan ceza almış olacaktı.
@tcailesosyal ve @adalet_bakanlik yeniden bir kovuşturma ve yargılama süreci başlatmalıdır. Çünkü gerçekler ortada, her şey ayan beyan.
Hiç çocukluk yaşayamamış bu evladımızın yanında olmak hepimizin sorumluluğudur. Rızası vardı demek ülkemize ve çocuklarımıza verilecek en büyük zarardır.
@ucimorgtr@yucelceylancom
#tutuklama #adaletistiyoruz
🟣 Tuğba Yavaş Dosyasında Gelişme: İntihara Yönlendirme Değil, Eşe Karşı Kasten Öldürme
Tuğba Yavaş, 30 Ekim 2024’te evli olduğu erkekle aynı evdeyken balkondan düşerek şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmişti. Tuğba’nın evli olduğu erkek Prof. Dr. Alptekin Yavaş hakkında başkasını intihara yönlendirme halinde intiharın gerçekleşmesi suçundan Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açılmış ve ilk duruşmada Alptekin Yavaş’ın tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti.
• Tanıklar dinlenmemiş,
• Kamera kayıtları bulunmamış,
• Sanığın ifadesi ile tartıştıkları ortaya çıkmıştı.
Bunun üzerine yazdığımız açıklama ile Tuğba’nın ölümünü aydınlatmanın kolluk ve savcılığın kendi görevleri olduğunu hatırlatmıştık.
Bu hafta dosyada önemli bir gelişme yaşandı: Alptekin Yavaş, o zamandan şimdiye kadar “başkasını intihara yönlendirme halinde intiharın gerçekleşmesi” suçundan tutuksuz yargılanıyordu. Savcı mütalaasında sanık hakkında kasten öldürme suçundan suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
Şüpheli kadın ölümlerinin “intihar” denilerek kapatılamayacağını söylüyoruz. Tuğba Yavaş’ın ölümünde de gerçeklerin ortaya çıkması gerekiyor. Tuğba için adalet sağlanana kadar bu dosyanın takipçisi olmaya devam edeceğiz.
AĞLA Türkiye’m AĞLA❗️❗️❗️
Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla 21 ildeki devasa alanlar ORMAN sınırından ÇIKARILDI. Tek bir imzayla tam 4 MİLYON 777 BİN metrekarelik bölge ARSA statüsüne çevrildi.
Bu devasa alanın büyüklüğünü zihninde canlandırmanız için somut örnekler vereyim size:
📌 670 Futbol Sahası: Standart bir futbol sahasını baz aldığında, tam 670 tanesini yan yana dizdiğinde bu büyüklüğe ulaşıyorsun.
📌 Vatikan'ın 11 Katı: Dünyanın en küçük ülkesi olan Vatikan’dan tam 11 tane yan yana getirildiğinde ancak bu kadar yer kaplıyor.
📌 Central Park'ın 1,5 Katı: Dünyaca ünlü devasa New York Central Park bile bu alanın yanında küçük kalıyor; bahsettiğin yer yaklaşık 1,5 kat daha büyük.
📌 Gülhane Parkı'nın 30 Katı: İstanbul’un en bilinen parklarından Gülhane Parkı’nı tam 30 defa yan yana koyman gerekiyor.
📌 Belgrad Ormanı büyüklüğünde: İstanbul'un akciğeri Belgrad Ormanı'nın kapladığı devasa alan kadar yer.
📌 Küçük Bir İlçe Merkezi: Bu alan, Türkiye'deki pek çok orta ölçekli ilçenin yerleşim merkezinin tamamını içine alabilecek kadar geniş bir araziye tekabül ediyor.
En güvenli olması gereken yerler olan okullar bugün en güvensiz alanlar haline gelmiştir. İstanbul Çekmeköy’de Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan saldırı bunun en acı göstergesidir. Uzun süredir okula gelmeyen bir 11. sınıf öğrencisinin okula bıçakla girerek iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef aldığı saldırı sonucunda 44 yaşında, 5. sınıfta çocuğu olan bir öğretmenimizi okulda kaybettik, yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor.
Soru nettir: Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa, orada kamu otoritesinden söz edilemez.
Bu olay ne ilk ne de öngörülemezdir. Öğrenciyle ilgili daha önce rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş ve uyarılar yapılmıştır. Ayrıca kısa süre önce çocuk psikiyatrisi kliniğinde tedavi süreci bulunduğu da bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemlerin alınmamış olması açık bir ihmal ve yönetim sorunudur. Bunun sorumluluğu öğretmenlere ve okul yönetimine yüklenemez.
AVM’de güvenlik var, postanede güvenlik var, kamu kurumlarında kontrol cihazları var; ancak okullarda kadrolu güvenlik görevlisi yok, girişlerde ciddi hiçbir tedbir yok. Tutulan tutanaklar ve yapılan uyarılar bile dikkate alınmıyorsa sorun bireysel değil yönetseldir.
AVM’yi koruyan devlet okulu koruyamıyorsa ortada ciddi bir yönetim sorunu vardır.
Okulların korunmasız bırakılmasının sorumluluğu Milli Eğitim Bakanlığı’na aittir.
Sorumlular nettir. Sorumluluktan kaçamazsınız. Bir erdem gösterin ve yerine getiremediğiniz görevlerden istifa edin.
Bu saldırının yaşandığı ilk andan itibaren eğitim sendikalarının genel başkanlarıyla iletişim kuruyor, ortak bir tutum geliştirmek için görüşmeler yürütüyoruz. Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliği sağlanana kadar birlikte mücadele etmeye hazır olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz.
Kaybettiğimiz meslektaşımıza rahmet, ailesine ve öğrencilerine başsağlığı diliyor; yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.
Öğretmenin ve öğrencinin can güvenliğini sağlayamayan bir eğitim sistemi kabul edilemez.
Direnişteki Polyak maden işçileri ve Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu ile beraberindeki sendika yöneticileri jandarma saldırısıyla gözaltına alındı.
Emeğe ve emekçiye dönük düşmanca saldırılar tesadüf değil, Saray Rejimi’nin karakteridir! Gözaltılar derhal serbest bırakılmalıdır.
EVLERİMİZ GÖÇMEDEN
#AceleKamulaştırmaGeriÇekilsin
Akbelen’de bugün evlerimizin etrafına şerit çekildi. Evlerimizin dibini oyup göçmemizi istiyorlar!
Yetkililere çağrımızdır:
Biz bu evin altında kalmak istemiyoruz. Korkutularak, yıldırılarak gönderilmeyi kabul etmiyoruz!
1 gün içinde 6 kadın öldürüldü.
🟣 İstanbul Arnavutköy’de Filiz Şağbangül, boşanma aşamasında olduğu erkek Gıyasettin Şağbangül tarafından üç çocuğunun gözü önünde defalarca bıçaklanarak öldürüldü. Filiz sığınma evinde kalıyordu; çocukları için eve döndüğü sırada öldürüldü.
🟣 Gebze’de Aylin Polat Dağ, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan erkek Erdal Dağ tarafından, istasyonda herkesin gözü önünde ateşli silahla öldürüldü.
🟣 Van’da 33 yaşındaki Gönül Alkan, hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı Kemalettin Arkan tarafından gece saatlerinde öldürüldü.
🟣 Osmaniye’de İlknur Kor, boşandığı erkek Semih Onar tarafından ateşli silahla öldürüldü.
🟣 Aksaray’da Kübra Kılıç ve kuzeni Zeynep Ayaz, Kübra Kılıç'ın boşandığı erkek Tolga Kuş tarafından silahla öldürüldü.
Bu kadınların üçü boşanmak istedikleri için, ikisi ise boşandığı için öldürüldü. Öldürülen kadınların yaşamak için verdiği mücadele görmezden gelindi. Tüm bu cinayetler önlenebilirdi.
Bu kadınlar yaşamları hakkında karar almak istedikleri ve uygulanması gereken kararlar uygulanmadığı için öldürüldü.
6284 sayılı Kanun uygulanmadığı her gün, uzaklaştırma kararlarının uygulanmadığı her an, kadınlar ölmeye devam ediyor. Verilen kararları uygulamayan, denetlemeyen, etkin önlem almayan her kurum sorumludur.
Yaşam hakkı en temel haktır. Biz bu hakkı savunmaya devam edeceğiz.
6284 uygulanacak.
Uzaklaştırma kararları etkin biçimde uygulanacak. İhmali kamu görevlileri hakkında işlem yapılacak.
Filiz’in, Aylin’in, Gönül’ün, İlknur’un, Kübra’nın ve Zeynep’in adını unutturmayacağız. Bir kişi daha eksilmeyeceğiz.
Bir kadının cansız bedeninin bulunduğu Karaköy İskelesi'ndeydik.
Kadınların bedenlerinin denizde, konteynerlerde bulunduğu bu düzeni değiştireceğiz, kadın cinayetlerini durduracağız!
İzmir'de 2024 yazında yanan Yamanlar Dağı orman arazisi, Cumhurbaşkanlığı kararıyla orman vasfından çıkarılarak imara açılmasının ardından 6,2 milyar liraya ihale edildi.( Gökmen Ulu/Sözcü)