Adana Demirspor’dan olan alacaklarından feragat ederek kulübümüze önemli bir destek sağlayan eski teknik direktörümüz Vincenzo Montella’ya teşekkür ediyoruz.
Kulübümüze göstermiş olduğu anlayış ve duyarlılık için şükranlarımızı sunarız.
#YasasinDemirspor
🔴 Cihat Yaycı :
“Ucuz yemek yiyeceğiz” diye bu hafta Bodrum’dan İstanköy’e gidenlerin düştüğü duruma bakın!
Yüzlerce insan gümrük kapısında üst üste yığılmış, saatlerce güneşin altında bekletiliyor. İnsanlar bağırarak, alkışlarla; feribotlar korna çalarak tepki gösteriyor. Ama Yunan makamlarının umurunda bile değil!
Soruyorum: Bir tabak “ucuz yemek” için buna değer mi? Kendi paranızla böylesine aşağılanmaya değer mi?
Üstelik harcadığınız her avro Yunanistan’ın kasasına giriyor. Türkiye’ye karşı silahlanan Yunanistan’ın ekonomisine para kazandırıyorsunuz.
Hem paranı ver, hem kapısında eziyet gör!
Vallahi utanç verici!
Adana Şehir Hastanesi'nde Mahremiyet İddiası: Burak U. Çarpıcı Açıklamalarda Bulundu
Adana Şehir Hastanesi'nde mahremiyet konusunda gündeme gelen Burak U., yaşadıkları süreci anlatarak çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Burak U., eşinin Marsa Hastanesi'nde muayene olduktan sonra daha kapsamlı bir muayene için, altyapısı ve olanakları daha iyi olduğu düşüncesiyle Adana Şehir Hastanesi'ne yönlendirildiğini belirtti.
Özellikle kadın doktor tercih ettiklerini ifade eden Burak U., şu açıklamalarda bulundu:
“Raziye N. isimli doktordan özellikle kadın olduğu için randevu aldık. Eskiden erkek doktorlarla ilgili bir problemimiz yoktu. Ancak son zamanlarda çıkan bazı sapkınlık haberleri, Balcalı Hastanesi'nde tüp bebek tedavisi sırasında bir doktorun spermini yüzlerce kadın hastaya enjekte etmesi iddiası ve erkek asistanların haberlerde yer alan WhatsApp yazışmaları bizde ciddi bir güvensizlik oluşturdu.
Bu nedenle Adana Şehir Hastanesi'nde kadın hastalıkları bölümünde Raziye Hanım'a randevu aldık. Ancak hastaneye gittiğimizde, her zaman olduğu gibi doktorların odalarında olmadığını gördük. Kadın doktordan randevu almamıza rağmen içeride erkek asistanlar vardı.
Bunun üzerine Hasta Hakları birimine çıktık. Hassasiyetimizi tekrar dile getirerek yasal hakkımızı kullanmak istediğimizi söyledik. Bize Raziye Hanım'ın işi olduğu, muayeneyi asistanı Sibel Hanım'ın yapacağı söylendi. Kadın olduğu için ve sonuçların her şekilde Raziye Hanım'a gideceği belirtilince, kadın doktor olması ve mahremiyet şartıyla bunu kabul ettik.
Daha sonra aşağı indik. Randevu saatinde eşim içeri çağrıldı. Ancak içeri girdiğinde kim olduğunu bilmediğimiz erkeklerin de içeride olduğunu gördü.
Jinekolojik muayenenin doğası gereği mahremiyet hakkı olduğunu düşünüyoruz. Doktorlar bunu ne kadar inkâr etse de kanunen hastanın mahremiyet hakkı var.
Eşim bu durumdan rahatsız olduğunu ve kadın doktor tarafından muayene edilmek istediğini söyledi. İçeride bulunan erkek doktorlar ise laubali bir şekilde, 'Sadece tedavi amacıyla buradayız' şeklinde konuştu.
Bunun üzerine ben de devreye girerek eşimin mahremiyet hakkını kullandığını, erkeklerin dışarı çıkmasını istediğimi söyledim.
Bizim iddiamız şu: Doktorlar hastanede kendi kurallarını oluşturarak kanunun dışında hareket ediyor. Biz de yaşananları ispat ettik.
Muayenenin ardından hakkımızda Beyaz Kod verildi ve tehdit ve hakaret suçlamalarıyla karakola götürüldük. Ancak kamera kayıtları çok uzun süre incelendi. Savcı bizi doğrudan serbest bıraktı.
Biz de bunun üzerine karşı dava açtık.
Sonrasında, kanunen hakkımız olduğunu düşündüğümüz şekilde Raziye Hanım'ın gelmesi gerekti ve kadın asistanla birlikte muayene gerçekleştirildi. Ancak yine Beyaz Kod verilerek tehdit ve hakaret iddiasında bulunuldu.
Fakat hastanenin kamera kayıtları olayın en başından sonuna kadar vardı. Görüntüler incelendiğinde bizim hakkımızdaki iddiaların gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.”
Burak U., yaşadıkları olayın yalnızca kendileri açısından değil, hastaların mahremiyet ve hasta hakları açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, hastanelerde hastaların taleplerinin ve hassasiyetlerinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Erhan Afyoncu:
▪️Millî Mücadele'de bize para ve silah gönderen Ruslar değil, Buhara Müslümanlarıydı, Orta Asya Türkleriydi.
▪️Bunu ders kitapları yazmaz.
▪️Lenin'e gelip diyorlar ki, "Orada savaşanlar bizim kardeşlerimiz. Anadolu'ya yardım etmek istiyoruz."
▪️Büyük paralar topluyorlar. Komünistler bu paranın çok azını, bir kısmı bozuk silahlarla birlikte yolluyor.
▪️Bu olay bize senelerce 'Rus yardımı' diye anlatıldı.
Zorunlu eğitim serisi yaşar kemal
Sistemli ve zorunlu eğitimin tek tip insan yetiştirdiği, bireylerin analitik düşünme yetilerini sınırladığı yönündeki tartışmalar ışığında başladığımız bu seride, daha önce ilk yazımızda ele aldığımız Orhan Kemal’den sonra ikinci durağımız bir diğer Adanalı Yazar : Yaşar Kemal.
Diplomalardan ziyade hayatın içinden gelen, usta-çırak ilişkisiyle pişen ve kendi yolunu çizen bu dev isim, zorunlu eğitimin kalıplarına sığmadan edebiyat dünyasında nasıl zirveye ulaşıldığının en somut örneklerinden biridir.
Çukurova’nın Sesi: Yaşar Kemal
1923 yılında Osmaniye’nin Hemite (bugünkü adıyla Gökçedam) köyünde dünyaya gelen Yaşar Kemal’in ailesi, I. Dünya Savaşı sonrasında Van’ın Muradiye ilçesinden Çukurova’ya göç etmişti. Çocukluğunu Çukurova’nın tozlu yollarında, Toroslar’ın eteğinde geçiren yazar; eserlerinin fikrini da bu coğrafyadan ve köylülerden aldı.
Edebiyata olan ilgisi henüz çocuk yaşlarda başladı. Köye gelen çerçilerden, halk ozanlarından ağıtlar ve şiirler dinledi. Bir çerçinin elindeki yazılı şiiri görmesiyle okuma arzusu tutkuya dönüştü ve 9 yaşında Kadirli’de ilkokula başladı. İlkokulu bitirdi ancak maddi imkânsızlıklar nedeniyle ortaokul ve lise eğitimi alamadı.
Okul duvarlarının ötesinde, hayatın tam kalbinde bir eğitim süreci başladı onun için:
Çukurova’yı köy köy dolaşan âşıklardan, dengbejlerden masallar ve destanlar dinledi; genç yaşta halk şiirleri söyleyip ağıtlar derledi.
Irgat kâtipliği, pamuk işçiliği, traktör sürücülüğü ve bekçilik yaparken Anadolu insanını, ezilenleri ve ağalık düzenini yakından gözlemledi. Genç yaşta çalışmak zorunda kaldığı için romanlarındaki o derin yaşanmışlık duygusu şekillendi. Öyle ki Yaşar Kemal okuduğunuzda kendinizi bir anda o dönemin Adana sokaklarında dolaşırken bulursunuz.
devamı 👇 👇 👇
https://t.co/akjb4Ym2E5
İzmir'den Riga'ya Kirazın İnanılmaz Yolculuğu: Türkiye'de 150 TL, Letonya'da 2,5 Euro!
Letonya’nın başkenti Riga’da tezgâha çıkan taze kirazlar, kente ulaşan Türk vatandaşlarını hayrete düşürdü; üzerinde "İzmir / Türkiye" etiketi yer alan birinci kalite ihracatlık kirazın kilosunun Riga tezgahlarında 2,5 Euro (yaklaşık 135 TL) fiyatla satılması tepkilere neden oldu. Binlerce kilometre yol katetmesine, lojistik, nakliye ve gümrük maliyetlerinin eklenmesine rağmen Letonya’daki kaliteli kirazın, Türkiye’deki pazar ve market fiyatlarından daha ucuza satılması dikkat çekti. Anavatanı Türkiye olan kiraz iç pazarda 80 TL ile 150 TL arasında değişen fiyatlarla satılırken, duruma tepki gösteren vatandaşlar, "İzmir’den yüklenen kasa binlerce kilometre öteye geliyor, üstelik en kaliteli kalibrede; buradaki insan bizden daha ucuza ve daha kaliteli kiraz yerken biz kendi ülkemizde hem daha pahalıya alıyoruz hem de ikinci sınıf ürüne mahkûm kalıyoruz" ifadelerini kullandı. Uzmanlar ise iç pazardaki aracı ve komisyoncu sayısının fazlalığı, yüksek kâr marjları ve hal zincirindeki verimsizliklerin bu fiyat farkına yol açtığını belirterek tarım politikaları ile iç pazar denetimlerinin yeniden sorgulanması gerektiğini vurguluyor.
DIOSCORIDES/Materia Medica
III, 5 γλυκύρριζα, Glycyrrhiza, glabra L., Licorice, Meyan kökü
Meyan kökü: bazısı ona Pontice rhiza, başkaları gentiane, diğerleri scythion, diğerleri sympton der; o Kapadokya ve Pontus'ta bol miktarda yetişir. Mastikanın yapraklarına benzeyen birbirine yakın gelişmiş parlak ve dokununca yapışkan yapraklarla sarılmıştır; 2 cubit uzunluğunda dalları olan küçük bir çalıdır, onun yapraklarının sümbül gibi çiçekleri vardır; meyvesi çınar ağacının yuvarlak çiçeklerine benzer, daha kabadır. Kırmızımsı ve küçük mercimeğinkine benzer zarfları (kabukları) vardır; kökleri centiyananın kökleri gibi uzundur; bir derecede yakıcıdır ve tatlıdır; suyu boyacının akdikenininkine benzer şekilde çıkarılır.
Öz suyu soluk borusundaki kısık ses için iyidir; o erimesi için dilin altına yerleştirilmelidir. O, üzüm şurubu ile içilirse, mide rahatsızlığına, göğüs ve karaciğer hastalıklarına, mesane kaşıntısına ve böbrek hastalıklarına iyi gelir; ağızda erimesi için verilirse, o yakıcı susuzluğu bastırır; üstüne ekildiğinde, yaralar için ve çiğnendiğinde ağız için iyidir. Taze köklerinin haşlaması, aynı zamanda, aynı gayeler için uygundur.
Doğum yeri olarak Anavarza (antik adıyla Anazarbos) kabul edilir (bugünkü Adana–Kozan civarı). Bu yüzden “Anavarzalı hekim” diye anılır.
Kimdir?
MS 1. yüzyılda yaşamış bir hekim ve bitkibilimci (farmakolog)
Roma ordusunda görev yapmıştır (askerî hekimlik yapmıştır)
En ünlü eseri: “De Materia Medica”
Yüzyıllar boyunca Avrupa ve İslam dünyasında temel tıp-bitki kitabı olarak kullanılmıştır
Önemi
Modern farmakolojinin en erken sistemli kaynaklarından biridir
Yüzlerce bitki, mineral ve hayvansal maddeyi tedavi amaçlı sınıflandırmıştır
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan, ''en talihsiz nesil'' tartışması üzerine konuştu:
🔹Bak bugün biz, bir tane seçim kaybediliyor ''Eyvah mahvolduk'', biraz fiyatlar artıyor ''En talihsiz nesil biziz.''
🔹En talihsiz nesil sen misin?
🔹Moda Starbucks'tan söylüyorsun bir de bunu.
🔹Yahu, şimdi senin bu kadar kolay moralin bozuluyorsa, bir tane mağlubiyetle, senin istediğin siyasi parti iktidara gelemedi diye ''Yandım Allah'' falan diyorsan, sen 16 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru'na hayatta binmezdin.
🔹Senin ne olacağın belli; İstanbul boğazının kenarında ''Bu iş olmaz, maceraya atılmayın'' yazacaktın.
🔹Ya buradan alınacak bir ders de vardır. Bak, 13 milyonluk nüfus, adam yok.
🔹13 milyon nüfuslu yerde insanlar hastalıktan kırılıyor. Yol yok, yol!
🔹Ankara'nın doğusuna yol yok.
🔹Öyle bir ekiple ordu kuruyorsun, savaşıyorsun yokluk içinde falan filan ya...
🔹İlk kurulduğunda Meclis, tabildot yiyorlar, yerde yatıyorlar falan. Böyle ortamlarda bu iş yapılmış.
🔹Özellikle bunu gençlerde görüyorum. Bu kadar yani ''En talihsiz nesil biziz.''
🔹Allah Allah! 1895'te doğan ne olacak? Gençliği I. Dünya Savaşı'nda kaldı.
🔹Sakatlanmadıysa ekonomik krizde aile kuramadı.
🔹Tam yaşlanacak, bir daha subay olarak II. Dünya Savaşı'na gitti.
🔹Tam 70 yaşına geldi, çiçek hastalığı falan çıktı.
🔹Bu kuşak ne desin?
🔹Biz rahat zamanların şımarttığı çocuklarız.
14 Haziran saat 07.00'de oynanacak Türkiye–Avustralya Dünya Kupası maçı, Kaş’taki Antiphellos Antik Tiyatrosu’nda canlı yayınla izlenecek.
Peki neden aynı atmosfer, Adana’nın eşsiz mirası Magarsus Antik Kenti’nde yaşanmasın?
Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
💢 Bu yıl İstanbul'un fethinin 573'ncü yıldönümü. Ancak Batı hâlâ bu fethi unutamadı.
💢 Hristiyanlığın ilk büyük başkentinin ve Son Roma İmparatorluğu'nun başkentinin elimize geçmesini hiçbir zaman hazmedemediler.
💢 Batılılar fethin şokunu atlatmak ve şehrin Türkler'in eline geçmesini küçümsemek için fetihten hemen sonra İstanbul'un açık unutulan bir kapı yüzünden düştüğünü uydurup, kendilerini teselli etmişlerdi.
💢 Stefan Zweig'tan Elon Musk'a kadar birçok Batılı kuşatma sırasında açık unutulan kapıdan (Kerkoporta) şehrin fethedildiği efsanesini paylaşmıştır.
Müfredatta değiştirilen bazı kavramlar listelendi:
💢 Ormanlarımız → Yeşil Vatan
💢 Türkiye’nin deniz yetki alanı → Mavi Vatan
💢 Türkiye’nin hava sahası → Gök Vatan
💢 Bizans → Doğu Roma
💢 Ermeni Meselesi → Asılsız Ermeni İddiaları
💢 Haçlı Seferleri → Haçlı Saldırıları
💢 Orta Asya → Türkistan
💢 Ege Denizi → Adalar Denizi
💢 Coğrafi Keşifler → Sömürgeciliğin Başlangıcı
💢 Tehcir Kanunu → Sevk ve İskân Kanunu
💢 Pontus Meselesi → Asılsız Pontus İddiaları
🔴İspanyol Dışişleri Bakanı:
▪️İtalya ve Almanya, Avrupa Birliği ile İsrail arasındaki Ortaklık Anlaşması'nın askıya alınmasını engelliyor.
▪️Ukrayna söz konusu olduğunda Almanya ahlaki bir bekçi gibi davranıyor, ancak Filistin söz konusu olduğunda üç maymunu oynuyor. Almanya ikiyüzlü ve acınası bir devlettir.
Sosyal medyada dolaşan her bilgi doğru değildir.
Adana’daki ulusal haber kanallarının muhabirleri ve yerel gazetelerin hiçbirinin böyle bir olaydan haberi yok. Çünkü ortada gerçek bir haber yok, tamamen uydurma.
Ama öyle bir ortam oluşmuş ki, özellikle X üzerinde biri ortaya atıyor, sonra o haberi paylaşanlar bile bir süre sonra kendileri inanmaya başlıyor. Ardından büyük sayfalar da kontrol etmeden paylaşınca yalan hızla yayılıyor.
Bu yüzden biri size sosyal medyadan bir “haber” getiriyorsa, önce durun ve araştırın.
Unutmayın: Her duyduğunuz doğru değildir.
“4 sene önce çektiğimiz video… Ülke olarak aynen bu hale geldik.”
“El video que grabamos hace 4 años… como país hemos llegado exactamente a esta situación.”
#ispanyatuerkiye#EspanaTurquia#España
https://t.co/ACmbeQVFOR
España 🇪🇸 ❤️ 🇹🇷 Turquía
İspanya 🇪🇸 ❤️ 🇹🇷 Türkiye
España y Turquía: dos corazones mediterráneos que laten como una sola hermandad.
İspanya ve Türkiye: Akdeniz'in iki kalbi, tek bir kardeşlik olarak atan.
#İspanya#España#Turkiye#Turquía