Nietzsche Ağladığında kitabının 315. sayfasında “Benim biz hâline gelebilmem için önce ben olmam gerek.” der. Çünkü insan, kendini tanımadan kurduğu yakınlıklarda sevgiyi bağımlılıkla karıştırabiliyor. Gerçek yakınlık, kendinden vazgeçmeden bir başkasına yer açabilmektir.
Bir insanın ne okuduğunu kitaplığından çok, konuşurken anlarsınız. Çünkü bazı insanlar okuduklarını anlatmaz; düşünürken onları kullanır. Sohbetin bir yerinde mutlaka bir kitap,bir yazar, bir fikir kendini belli eder. Bence asıl birikim budur: Gösterilmeyen ama hissedilen.
çocukken ihtiyaç duyduğunuz yetişkine dönüştüğünüzü fark ettiniz mi? bugün olduğunuz kişiye bir bakın; işte o, çocukken yanınızda olsa, kendinizi güvende hissedeceğiniz kişidir. içinizdeki çocuğun yaralarını artık siz sarıyorsunuz. bazen insan, kendini, kendinden yeniden doğurur
nobody likes you when you're depressed. Plain & simple. we can talk all day about mental health and how important it is, but the moment u are depressed people start to distance themselves. They see you as negative, a burden and someone too heavy to handle.
‘kendi içine çok bakmış her insanın bakışlarında, bir başkasına açıklanamayacak bir yorgunluk vardır.’ demişti şule gürbüz. ki o bakışlar kimseden teselli beklemez. çünkü insan kendi derinini bir kez gördü mü, dışarıdaki hiçbir ışık gözünü almaz. sadece susar ve seyretmeyi seçer.
when sylvia plath said "derin duygulara sahip olmamak ne demek bilmiyorum hicbir sey hissetmemeyi bile tam olarak hissediyorum." and I really felt that