Futbol, vatandaşlarımızın ortak tutkusu ve önemli bir değerimizdir. Sahadaki rekabetin adil, hakemlik süreçlerinin tarafsız ve şeffaf yürütülmesi, futbola duyulan güvenin temelidir. Devletimiz, bu güveni zedeleyen her türlü usulsüzlük iddiasının hukuk çerçevesinde üzerine kararlılıkla gitmektedir.
Bu çerçevede; hakem klasmanlarının oluşturulması, görevlendirme, puanlama ve atama süreçleri ile kural sınavlarına müdahale edildiğine ilişkin iddialar incelenmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzle yürütülen soruşturmada; müşteki ve tanık beyanları, bilirkişi raporları, HTS ve MASAK kayıtları doğrultusunda bu sabah operasyon düzenlenmiştir.
Operasyon kapsamında; Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı F.G., TFF MHK Başkan Vekili A.Ş., MHK Üyesi S.Ş., eski MHK Üyesi Y.Y., Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Başkanı F.K. ile A.S. ve E.K.’nın da aralarında bulunduğu şüphelilere yönelik gözaltı işlemleri uygulanmış; ikamet, iş yeri ve ofislerde adli aramalar gerçekleştirilmiştir.
Sporseverlerimizin hakemlik süreçlerine ilişkin hassasiyetlerini ve adalet beklentilerini çok iyi biliyoruz. Hiç kimsenin makamı, unvanı veya görevi hukuk karşısında ayrıcalık sebebi değildir. Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve operasyonda görev alan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum.
Türk futbolunda güveni zedeleyen iddiaların aydınlatılması, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi ve futbolun sahadaki emek, mücadele ve centilmenlikle anılması için temiz futbol mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz.
Sermaye piyasalarımızda yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Ekonomi kurmaylarımız, diğer sorumlu birimlerimizle koordinasyon içinde yoğun bir mesaiyle çalışmaktadır.
Biz de ilgili arkadaşlarımızla istişare halinde gerekli adımların atılmasını süratle temin ediyoruz.
Türkiye, bugün 2 trilyon dolara yaklaşan bir ekonomik büyüklüğe sahiptir.
Türkiye’nin finansal sistemi güçlüdür.
Yaşanan sorun, fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelmiştir.
Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzubahis değildir.
Türk sermaye piyasası dayanıklıdır, temelleri sağlamdır, bu sınamanın üstesinden rahatça gelecek kapasiteye de hamdolsun ziyadesiyle sahiptir.
Her kim aksini iddia ediyorsa Türkiye borsasına, Türkiye ekonomisine, Türk halkına çok büyük bir haksızlık yapmış olur.
Muhalefet figürleri dâhil hiç kimsenin sırf siyasi mevzi kazanmak uğruna ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur.
Bugün geçmişe kıyasla daha güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti var; bugün geçmişe kıyasla istikbaline daha umutla bakan, etrafına güven aşılayan, dostlarının güven duyduğu bir Türkiye Cumhuriyeti var.
En önemlisi de bugün içeride bin yıllık kardeşlik hukukunu tekrar tesis eden, dışarıda komşularıyla tekrar kucaklaşan bir Türkiye Cumhuriyeti var.
Büyük düşünen, büyük adımlar atan, büyük hedefler belirleyip o hedeflere azimle ilerleyen bir devletiz; Allah’ın izniyle bu yolu sonuna kadar sabırla yürüyeceğiz.
Bizim kırmızı çizgimiz aziz milletimizdir. Milletimiz söz konusu olduğunda da tavrımız bellidir: Biz ne hak yeriz ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız.
Hele hele başkaları gibi hak yiyenleri savunma yoluna asla gitmeyiz.
Aramızdaki fark işte budur.
İnsanlığa karşı suç işleyenler, 74 bin Gazzeli kardeşimizin kanını dökenler, Lübnan’dan Suriye’ye bölgemizde terör estirenler hukuk önünde hesap verene kadar duruşumuzu asla bozmayacak; hakkı haykırmaya, hakikatleri söylemeye cesaretle devam edeceğiz.
İster piyasa manipülasyonuyla, borsa oyunlarıyla ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun her kim milletin hakkına, hukukuna, malına mülküne el uzatırsa karşısında bizi ve devleti bulur.
Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın, biz onlara benzemeyiz.
Eğer Birleşmiş Milletlere olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa yapılması gerekenler bellidir:
Gazze’de çocuklar güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA’ları, SİHA’ları değil, özgürce süzülen uçurtmaları görecek. #UNGA81
Lübnan’da çocuklar, gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak.
Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek.
Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak.
Birleşmiş Milletlere güven, ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir.
190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir.
Güvenlik Konseyi, dünya 5’ten büyüktür ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.
“Buradan uçaklar kalkamaz” diyorlardı ama sadece bir günde tam 1.787 uçak indi ve kalktı.
Şöyle geriye doğru baktığımızda gördüğümüz şudur:
Havalimanımız, İstanbul’a yapılmış en vizyoner yatırımlardan biridir.
İstanbul Havalimanıyla şehrimiz dev bir eser kazanmıştır.
Ülkemizin marka değeri global ölçekte daha da artmıştır.
Türkiye, sivil havacılıkta şampiyonlar ligine çıkarak gücüne güç katmıştır.
Bize İstanbul Havalimanı üzerinden saldıranlar ise en güzel cevabı işte bu başarılarla, alınan ödüllerle, kırılan rekorlarla almıştır.
Yıllarca taş üstüne taş koymayıp sadece takoz siyasetiyle gemilerini yüzdürmeye alışanlar için artık deniz tükenmiştir.
Entrikayla, yolsuzlukla, karanlık odalarda kotarılan siyaset mühendislikleriyle bu ülkede siyasetçilik oynama devri tamamen kapanmıştır.
İnanıyoruz ki bundan sonra Türkiye’de eser yarışacak, vizyon yarışacak, siyasi partilerin programları ve projeleri yarışacaktır.
Karadeniz’in kapısı Samsun’da, bağımsızlık meşalesini yaktığımız ilk şehirde gençlerimizle bir araya geldik.
Gençlerle kucaklaşmaya, gençlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğiz.
12 Eylül Askerî Darbesi’nin 46’ncı yılında, o meşum günlerde mağdur edilen, eziyet gören, haksız yere idamla yargılanan vatandaşlarımızın çektiği sıkıntıları hâlen yüreğimizde hissediyoruz.
Ülkemizin geleceğine kurulan bir tuzak olan 12 Eylül’ün insanımıza yaşattıklarını asla unutmayacağız.
Kalkınma yolculuklarımızın darbelerle sekteye uğratılmasına bir daha izin vermeyeceğiz.