"ayağı kırık bir at gibi topallıyordum ortasında hayatımın
ve tüfeğin icadına asırlar vardı
sana son mektubumu
dört nala heceleyen
ayağı kırık bir at getirecek
beni unut artık
atı da vurman gerekecek"
Olmaz
Duramam ben beni affet
Savaşıyorum
Yapma
Kalamam ben ama senden de
Geçemiyorum
Yalnız
Bi avare gibiyim bak
Yolumu bulamıyorum
Sorma
Bana aşk ne
Ben artık
Bilemiyorum
ayşe şasa ‘başkalarının yaşamlarına ayak uyduramayacak kadar kendimle doluyum. kendimle ya da sonsuzlukla. sonsuzluk ne demek bilir misin?’ diyor ya, çünkü insan kendi içindeki o gürültüsüz derinliğe bir kez adım attıysa, dışarıdaki sığ telaşlara bir daha asla sığamıyor.